İzmitli Bir Depremzede Gözüyle Van Depremi

Cuma, 04 Kasım 2011 10:43 Facebook'ta Paylaş
Deprem doğal afetlerin en kötüsü olmalı çünkü ''geliyorum'' demiyor. Bir anda geliyor ve hayatınızı değiştiriyor. Şiddeti ve arkasında bıraktığı maddi / manevi hasar inanılmaz. Ben hayatımda ilk defa Washington, DC ve çevresini etkileyen geçtiğimiz Ağustos ayındaki 5.6 şiddetindeki depremi yaşadım. Tabiki  Ağustos 1999 İzmit ve Ekim 2011 Van depremleri ile mukayase etmeye imkan yok. Yine de insanın ayaklarının altının 30 saniye gibi uzun bir süre oynadığını hissetmesi ve duvarların gidip gelmesini görmesi unutulması zor bir durum.

1999 İzmit depremini duyduğumda Washington'da saat akşam 7 gibiydi, telefona sarıldım babamı, annemi aklıma kim geliyorsa aradım. Hatlar birbirine girmiş, devamlı meşgul çalıyordu. Gecenin ilerleyen saatinda İstanbul'da aradığım herkese ulaştım. Millet sokaklara dökülmüştü. Bir tek ulaşamadığım İzmit'te yaşayan arkadaşım /kardeşim iş adamı ve bugün Marmara Sanayici ve İş Adamları Derneği başkanı olan Okan Oktay’dı. Telefonu çalmıyordu bile! Ertesi gün Okan’ı bulduğumda nasıl ve nerde olduğunu sorduğumda duyduğuma inanamadığım bir şey söyledi: “Stadyumda ekmek kuyruğundayım”

Okan ve çekirdek ailesi gece yarısı çatırdayan binadan kaçarak anne ve babasının yaşadığı Çınarcık'a gitmişti. Orada da durum İzmit'ten farklı değildi, binalar yıkılmış  ayakta kalanlara da insanlar girmiyordu. Bağlantıyı kurduğumda Okan’ın ailesi stadyumda bir çadırda, kendiside ekmek kuyruğundaydı. Deprem böyle birşey işte, insana aklında gelmeyeni yaşatan bir afet.

Okan Oktay’a yaşadıklarını anlatması için bir iki soru gönderdim.

* Van'da depremi duyduğun an ilk hissettiklerin ne oldu?
Van depremini ilk duyduğum an gerçekten çok üzüldüm ve oradaki vatandaşlar için çok endişelendim. Bir anda o sallantıya maruz kalmanın ne büyük bir korku yaşattığını çok iyi bildiğim için adeta bir daha yaşamış gibi oldum.

* TV'de izlediklerinden yola çıkarsak arama kurtarma anlamında ve organizasyon anlamında İzmit depremi ile Van depremi arasında nasıl farklar gözüne çarptı?
İzmit-Gölcük depremi Van depreminden çok daha büyük boyutta ve çok daha fazla kişinin öldüğü ve evsiz kaldığı bir depremdi. Bu deprem son yılların en büyük felaketlerinden biriydi. Hepimiz toplum olarak çok bilinçsiz ve hazırlıksız yakalandık. Fakat şu anda bakıyorum, geçen sürede devlet olarak tüm kurumları ile daha organize ve hazırlıklı olduğumuz bir gerçek. 1999 Depremi'nde bize tüm dünyadan yardım ve destek geldi ve biz öyle toparlandık. Van depreminde ise kendi imkanlarımızla toparlanıyoruz. Kızılay daha organize olmuş bir durumda.

* Olayın sıcaklığı ile insanların yoğun bir ilgisi oldu. Benzer yardım kampanyaları İzmit'e de olmuştu. Sonrası dönemde neler oldu? Aradan 1-2 ay geçtiğinde nasıl bir akıbet bekliyor depremzedeleri?
Özellikle biz millet olarak bu konularda çok hassasız. Memleketin her tarafından aynı ve naktı tüm yardımlar yapılıyor. Felaketin olduğu bölge 1999 depremine göre sınırları daha dar. Dolayısı ile kısa bir sürede toparlanacağını ve hatta eskisinden daha iyi olacağını düşünüyorum. Hatta yardım konusunda gereğinden fazla bile gittiği inancındayım. Umarım bu yardımları bölge halkı kötüye kullanmaz. Bölge olarak en talihsizliği depremin kış ayına denk gelmesi. Bu tabiki önümüzdeki günlerde depremzedeleri olumsuz etkiliyecektir. Ama önümüzdeki yaz sonuna kadar bence bütün yıkılan binaların yerine yenileri ve daha modernleri yapılacaktır.

* Bölgedeki insanların bundan sonra maddi desteğin yanı sıra psikolojilerinin düzelmesi adına yapılması gerekenler neler?
Bence en önemli ayrıntı bu. Çünkü binalar yeniden inşa edilir. Zaman içinde hayat normale döner ama normale dönmeyecek olan tek şey bu depreme marauz kalan insanların pisikolojik tramvasıdır. Biz bile hala aradan 12 sene geçmesine rağmen ufak bir sarsıntıda çok farklı reaksiyonlar gösterebiliyoruz. Bu konu ile ilgili sağlık bakanlığı mutlaka psikolojik destek birimleri açmalı ve insanlara bu gibi felaketlerin sonuçlarını anlatmalı ve yardımcı olmalıdır.

4 Kasım 2011 - Washington, DC
Ali Günertem'i twitter'dan takip etmek için tıklayın