ABD'deki Türk, Yunan, Ermeni ve Yahudiler

Pazartesi, 30 Kasım 2009 13:30 Facebook'ta Paylaş

 

Ülkeye göçün yoğunlaşmaya başladığı 1820 yılından 2003 yılına kadar olan süre zarfında, kayıtlara geçen göçmen sayısı 68 milyonu geçmektedir. Bunun yanında 2000 yılında yapılan son nüfus sayımının sonuçlarına göre, toplam nüfusu 281 milyon olan Amerika’da toplam nüfusun yaklaşık %80’i, kökenlerini başka bir ülkeden geldiğini belirtmiştir. Nüfusun çok büyük bir oranını yerli nüfusun oluşturduğu Avrupa ülkelerine göre, bu durum, hiç şüphesiz ki farklı bir tablo ortaya koymaktadır.

Amerika’ya doğru yaşanan bu büyük göç dalgasının içerisinde, Türkler de yerlerini almışlardır. Amerika’ya doğru yaşanan Türkiye kaynaklı göç de, yukarıda bahsedilen genel göç başlangıç tarihlerine uyumlu bir biçimde 1820’li yılların başlarında başlamıştır. Burada dikkat çekici bir nokta, bu dönem itibariyle, göçün kaynağı, göç eden kişinin en son yaşadığı ülke olarak tanımlanmakta olduğudur. Bu tanımlama prensibinden hareketle, özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına, hatta Türkiye topraklarında yaşanan azınlıkların yoğun olarak ülke dışına göç ettikleri 1960’lı yıllara dek, Türkiye toprakları kaynaklı göçü Türk göçü olarak adlandırmak sağlıklı değildir. Bu göçün içerisinde, hiç şüphesiz, Rum/Yunan, Musevi, Ermeni ve Araplar başta olmak üzere birçok farklı kökenden birey yer almaktadır.

Türklerin, ABD’ye göçleri konusu, üzerinde çok çalışılmış bir konu niteliği taşımaması dolayısıyla, Amerika’daki Türklerin sayısı konusunda bir fikir birliği mevcut değildir. 2000 nüfus sayımının sağladığı istatistiklere göre Amerika’da kendisini Türk olarak tanımlayanların sayısı 117.000’in biraz üzerindeyken, Amerika’daki Türk dernekleri bu rakamı 440.000’in üzerinde olarak açıklamaktadır.

2    Amerika’da yaşayan Türk, Yunan ve Ermeni azınlıkların göç tarihlerine bakış ve bunların sosyo-ekonomik açıdan kıyaslanmaları

2.1    Amerika’ya yönelik göç tarihlerine bakış
2.1.1    Türk Göç Tarihi
Bugüne dek, Amerika’ya yönelik Türk göçü konusunda çok detaylı bilimsel araştırmaların varlığından söz etmek doğru olmaz. Bu anlamda göçün sosyolojisi ve kendine has nitelikleri bugüne kadar açığa çıkarılamamıştır. Buna karşın, her göç hikayesinin arkasındaki sebepler olan daha iyi bir yaşam ve ekonomik refaha ulaşma arzusu, Türklerin ABD’ye olan göçlerinin en önemli sebebini oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra, özellikle son dönemde Amerikan üniversitelerine akademik eğitim için gidenlerin sayısında da kayda değer bir artış mevcuttur. Bu nedenle, klasik göç nedenlerinin yanına, daha iyi bir eğitim alma arzusunun eklenmesi isabetli olacaktır.

Türkiye’den ABD’ye yönelik geçtiğimiz 180 yılı aşkın bir süre zarfında gerçekleşen göç, göçmenlerin niteliklerine ve eğitim durumlarına dayanarak, 3 farklı göç dalgası halinde incelenebilir. Bunlardan ilki 1820-1950 yılları arasında, ikincisi 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ve sonucusu da 1980’li yıllardan itibaren gözlenen harekettir.

1. Göç Dalgası (1820-1920)
Bahsedilen dönemde Türkiye olarak anılan Osmanlı topraklarından Amerika’ya göç 1820 yılından itibaren başlamışsa da oldukça sınırlı kalmıştır. Amerika’ya özellikle Avrupa kıtasından yoğun anlamda göçün başladığı 1880’li yıllardan itibaren, o dönemli Osmanlı topraklarından Yeni Dünya’ya doğru göçün de hareketlendiği görülmektedir.

Amerikan göç istatistiklerine göre, büyük çoğunluğu savaşlarla geçen 1880-1930 yılları arasında, Türkiye topraklarından Amerikan topraklarına 360.000’in üzerinde kişi göç etmiştir. Daha önceden de belirtildiği gibi, cumhuriyet öncesi dönemde Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan Ermeni ve Rum azınlıkları da bu göç eden topluluğa dahillerdi. Frank Ahmed’e göre bu rakamın kabaca 45.000 ile 60.000 kadarını Müslüman Türkler oluşturmaktaydı. 

Birinci göç dalgasıyla, özellikle 1. Dünya Savaşı patlak vermeden önce Amerika’ya göç eden Türkler, aynı zamanda Amerika’nın Müslümanlar ile ilk kez tanışmasına aracılık etmişlerdir. Genel kanının aksine, Amerika’da şu anda yaşamakta olan birkaç milyonu Amerikalı Arap’ın Amerika’ya göç etmeleri, Türklerin göçünün başlangıcından daha sonrasına denk gelmektedir. O dönemki Suriye topraklarından Amerika’ya göç edenlerin çoğunu ise Hıristiyan Araplar oluşturmaktaydı.

Birinci göç dalgası, kaynağını Anadolu’nun fakir bölgelerinden almıştı. Harput, Dersim, Capakcur, Siverek, Rize, Samsun, Giresun and Elaziz gibi küçük şehir ve kasabalarda yaşamış olan Türk göçmenler, eğitimsiz ve çoğunluğu okur yazar olmayan bir kesimden geliyorlardı. İlk Türk göçmenler, genlelikle Amerika’nın o dönemki sanayi merkezleri olan Detroit, New York ve Chicago gibi şehirlerde yerleştiler ve buralardaki fabrikalarda çalıştılar.

2. Göç Dalgası (1950 – 1980)
İkinci Dünya Savaşı sonrası gelen Türk göçmenler ilk gelenlerden oldukça farklı bir profil çizmektedirler. Bu dönemde, Amerikan göç istatistiklerine göre 27.060 kişi Türkiye’den Amerika’ya göç etmiştir. Birinci göç dalgası ile gelenlere nazaran çok yüksek eğitim seviyesine sahip bir profil çizen Türk göçmenler, mühendis ve doktor gibi üst düzey mesleklere sahiplerdi. Bu kişilerin bir bölümü Amerika’da tecrübe kazandıktan ve yüksek eğitimlerini tamamladıktan sonra Türkiye’ye geri dönerken, başka bir kısmı yaşamlarını Amerika’da sürdürdüler, yüksek gelir düzeylerine ulaştılar.

3. Göç Dalgası ve Amerikalı Türklerin Almanlaşması (1980 - )
Türkiye’de politik alanda önemli gelişmeler yaşanan 1980’lerin başında, globalleşmenin hızlanmasıyla başlayan üçüncü göç hareketi, ilk iki harekete göre çok farklı özellikler göstermektedir. Amerikan göç istatistiklerine göre, 1980’den 2003 yılının sonuna kadar Amerika’ya göç eden Türklerin sayısı 66.000’i aşmıştır. Bu dönemde Amerika’ya gelen Türklerin sayısının bu derece artmasında, Amerika’da üniversite eğitiminin cazip olması ve bu nedenle bir çok Türk öğreninin, lise eğitimlerini sona erdirdikten sonra Amerika’a gelmiş olmalarının ve Amerika’nın, ülkenin göç ihtiyacını karşılamak için uyguladığı ve her yıl 50.000’den fazla göçmene çalışma ve oturma izni verilmesini içeren Yeşil Kart Çekilişi sayesinde Amerika’ya çalışmaya giden göçmenlerin önemli bir etkisi bulunmaktadır.

Eğitim amacıyla gelen kitlenin dışında, kalifiye olmayan ve yarı kalifiye göçmenlerin sayısı giderek artmaktadır. Bunların büyük bir bölümü bakkal, restaurant gibi yerlerde, “hemşehrilik” bağlarını kullanarak –kimi zaman kaçak olarak- çalışmaktadırlar. Bu grup, genel olarak doğu kıyılarındaki New York, Baltimore ve New Jersey gibi kentlerde yaşamlarını sürdürmektedirler.

Eğitim seviyelerinin düşüklüğünden bağımsız olarak, bunlardan birçoğu pratik zekaları ve girişimciliklleriyle yaptıkları işlerde başarılı olmuş ve yüksek gelir seviyesine ulaşmışlardır. Sadece Long Island’da Türklere ait 250 benzin istasyonunun bulunması da bunun bir kanıtıdır. Türk göçmenlerin yoğun olarak ilgilendikleri diğer mesleklerden birdiğeri ise ev dekorasyonu ve tamiri olarak gösterilebilir. Ayrıca, Türkiye’den ithal edilen malların satıldığı mağazalar da bu Türkler için önemli bir ekonomik aktivite alanı olarak ortaya çıkmaktadır.

Amerikan göç istatistiklerine göre 1980-2000 yılları arasında Amerika’ya göç eden Türkler arasında Amerikan vatandaşlığını almış olanların oranı ancak %25’i bulmaktadır. 1980-1990 yılları arasında göç edenler arasında bu oran %60’a yaklaşırken, 1990-2000 yılları arasındaki Türklerde henüz %11 seviyesindedir. Bu oranlar, kalış süreleri uzadıkça Amerika’da yaşayan Türklerin ABD vatandaşlığına geçme eğilimlerinin arttığını göstermektedir. Bu kişiler, ABD vatandaşı olabilmek için gerekli kriterleri yerine getirmeye başladıklarında bu oranların yükselmesi ve ABD’de yaşayan Türklerin politik bir güç haline gelmeye başlamaları beklenebilir.

Amerikan hayat tarzının içinde geçen 20 yıl içinde, Türk göçmenlerin önemli bir bölümü Amerikan tarzı aile yaşamını benimsemişlerdir. Yeni nesillerin, çok iyi derecede İngilizce bilmeleri, Amerika’daki topluma daha iyi uyum sağlamalarına ve dolayısıyla Amerika’daki Türk toplumunun kemikleşmesine neden olacaktır.

Son dalga ile Amerikaya göç eden Türkleri, önceki iki dalga ile gelenlerden ayıran başka bir unsur ise dine verdikleri önem olarak otaya çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde, Türk göçmenlerin sayısının artması ve yukarıda bahsedildiği gibi toplumu entegrasyonlarının tam anlamıyla gerçekleşmesiyle birlikte, Türklerin Amerika’daki lobi gücünün artması beklenmelidir.

2.1.2    Ermeni Göç Tarihi
Amerika’ya doğru yaşanan Ermeni göçü, o dönemlerde Ermenilerin yoğun olarak yaşadıkları Anadolu’nun doğu ve orta bölümleri, şimdiki Ermenistan devletinin kurulu olduğu Güney Kafkaslar ve dönemin Sovyetler Birliği toprakları ile İran ve Lübnan kaynaklıdır. Bu derece geniş bir alana yayılmış olan Ermenilerin göçü özellikle 1. Dünya Savaşı sonrası gerçekleşmiştir.

Amerika’ya gelen ilk Ermeniler, 1800’lü yılların ikinci yarısında gelmiş ve Amerika’ya gelen göçmenlerdeki genel eğilime uygun bir biçimde Massachusetts, New York, New Jersey ve Pennsylvania gibi Amerika’nın doğusunda bulunan şehirlere yerleşmişlerdir. Genellikle vasıfsız işçilerden oluşan bu göçmenler, bu bölgedeki fabrikalarda iş imkanı bulmuşlar ve Türklerde de incelediğimiz gibi kurdukları lokaller, kahveler, manavlar ve bakkallar ile kendi dünyalarını yaratmışlardır.1890 yılı itibariyle Amerika’da yaşayan Ermenilerin sayısının 2.000 civarında olduğu belirtilmektedir.  Daha sonra patlak veren Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı döneminde Osmanlı topraklarından Amerika’ya yönelik göçte ciddi azalmalar meydana gelmişse de 1914-1924 döneminde Amerika’ya gelen Ermenilerin sayısı 25.000 civarındadır.

İkinci Dünya Savaşı döneminde de özellikle Avrupa kıtasının güney ve doğu kesimlerinden, savaş sırasında savaşan taraflar tarafından sürülen veya yerleri değiştirilen Ermeniler arasından Amerika’ya yönelik yoğun bir göç yaşanmıştır. Bu dönemde Amerikan hükümetinin çıkardığı yasa ile savaş esnasında “yerleri değiştirilmiş kişiler”in ülkeye yasal olarak, vatandaşlık alma hakkı saklı olarak girişlerine izin verilmesi, bu göçün çapının genişlemesine yol açmıştır.

Bundan sonra yaşanan üç göç dalgası, Ermenilerin yaşadıkları ülkelerdeki politik dengesizliklerden ve savaşlardan kaynaklanmaktadır.

Bunlardan ilki, 1970’li yıllarda Lübnan’da yaşanan iç savaş sırasında bu ülkede yaşayan varlıklı, çok iyi eğitimli ve kültürlü Ermenilerin tüm bu birikimleriyle birlikte Amerika’ya göç etmeleridir. Bölgenin kültürel zenginliği sayesinde birçok dili konuşabilen, çok iyi eğitime ve önemli iş deneyimine sahip Lübnanlı Ermeniler, Amerika’da kısa zamanda kendilerini kabul ettirmişler ve kültürlerini bu ülkeye taşımışlardır. Bu kişiler yeni ülkelerinde önemli mevkilere gelmişler ve Amerika’da yaşayan Ermeni azınlığına kültürel ve toplumsal alanda çok büyük katkı sağlamışlar ve standartları yükseltmişlerdir.

Benzer bir şekilde, ikinci göç dalgası yaşanan iç karışıklar ardından İran’da 1979 yılında rejim değişikliği yaşanması ile gerçekleşmiş, bu göç çerçevesinde de İran’da yaşayan ve çok zengin bir topluluk olan Ermeniler, Amerika’ya göç etmişlerdir. Iran Ermenileri, genellikle ABD’nin batı kıyısına, Kaliforniya Eyaleti’ne yerleşmişlerdir. 1990 yılı nüfus sayımı istatistiklerine göre, kendisini Ermeni olarak tanımlayanların yarısından fazlası batı eyaletlerinde yaşamaktadır.

En son göç dalgasını ise SSCB’den kaçanlar oluşturmaktadır. Özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, yeni kurulan Ermenistan Cumhuriyeti’nden de Amerika’ya doğru göç yaşanmıştır.

Amerika’da yaşayan Ermeni toplumu, hiç şüphe yok ki genel anlamda kendisini Amerikan toplumuna entegre etmeyi başarmış bir topluluk portresi çizmektedir. Özellikle Lübnan ve İran’da yaşanan iç karışıklıklar nedeniye Yeni Dünya’ya göç eden Ermeniler, beraberlerinde servet ve know-how getirmişler, yeni ülkelerinde başarılı yerlere gelip, içerisine sonradan dahil oldukları bu toplumun standartlarını yükseltmişlerdir.

Bugün aralarında Amerikan üniversitelerinde birçok Ermeni araştırmaları kürsüleri bulunmaktadır. Bunlar arasında Amerika’nın prestijli üniversitelerinden Harvard Üniversitesi (MA), Columbia Üniversitesi, Michigan-Ann Arbor Üniversitesi, California Üniversitesi (Los Angeles), California Devlet Üniversitesi (Fresno), California Üniversitesi (Berkeley) ve Tufts sayılabilir.

2.1.3    Yunan Göç Tarihi
Amerikan göç istatistiklerine göre bu ülkeye yaşanan ilk Yunan göçü 19. yüzyılın başlarında yaşansa da Yunanlıların Yeni Dünya’ya göçlerinin yoğunlaşması yine bu yüzyılın son on yılında başlamıştır.

Yüzyıl dönümünde Yunanistan’da yaşanan ekonomik kaos nedeniyle birçok genç Yunanlı Amerika’ya göç etmişlerdir. Bu göç, gerek Türk gerekse Ermeni göçünde de olduğu gibi eğitimsiz ve fakir insanların, Amerika topraklarında kazandıkları parayı  biriktirip daha sonra ülkelerine dönerek burada yatırım yapmak ve yeni bir hayat kurmak üzere gerçekleştirdikleri bir göçtür. Bu ilk dalgayla gelen Yunanlılar, New York, Chicago ve Baltimore gibi batı şehirlerine yerleşmişlerdir. Bu göçmenlerin bir bölümü Balkan Savaşı patlak verdikten sonra ülkelerine dönmüşler ancak savaş bittikten sonra tekrar Amerika yolunu tutmuşlardır. Bu geri göç sırasında, birçoğu eşlerini de beraberlerinde getörmüşler ve böylece Yunan kültürünün Amerika’da oturmasının adımlarını atmışlardır.

Amerika’ya doğru Yunan göçünün en yoğun yaşandığı dönem 1890-1920 yılları arasıdır. Amerikan göç istatistikleri, bu dönem içerisinde o dönemki Yunanistan topraklarından gelen yaklaşık 368.000 kişinin Amerika’ya göçmen olarak giriş yaptığını belirtmektedir. O dönemde Türkiye toprakları içerisinde yaşayan Rum azınlıktan da Amerika’ya göçenlerin sayısının azımsanmayacak kadar yüksek olduğu bildirilmektedir. Charles Moskos’un tahminlerine göre 1890-1917 tarihleri arasında Amerika’ya göç eden Yunanlıların sayısı 450.000, 1918-1924 arasında gelenlerin sayısı ise 70.000 civarındadır.

Daha sonra Amerika’nın göçmenlere kapılarını kısmen de olsa kapamasıyla azalan Yunan göçü, Yunanistan ekonomisinin iç savaş ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra çökmesiyle tekrar hareketlenmiş, 1946-1980 yılları arasında 230.000’i aşkın Yunanlı Amerika’ya göç etmiştir.

1981 yılında Yunanistan’ın Avrupa Birliği’ne üye olmasıyla Yunanistan yaşanan ekonomisinde olumlu gelişmelerin göç rakamlarına direk yansıdıkları açıktır. 1980 yılından sonra Amerika’ya göç azalmaya başlamış, hatta bir ters göç başlamıştır. Bu rakam, 2003 yılında 914 kişiye kadar düşmüştür. Buna karşın 2000 yılı itibariyle Yunanistan’da büyük çoğunluğu Yunan asıllı yaklaşık 72.000 Amerikan vatandaşının yaşıyor olması, geriye doğru kısmi de olsa göçün başladığına işaret etmektedir.

2.2    Türk, Ermeni Ve Yunanlı Nüfusununun Sosyo-ekonomik Açıdan Karşılaştırılması
2.2.1    Göç Dönemleri
Göçün son 10 yılına baktığımızda  1993 ve 1994 yıllarında Ermenistan’dan yaşayanan yoğun göç dışında, üç ülkeden Amerika’ya doğru yaşanan göçün genel göç eğrisi ile paralellik göstermektedir.  Ancak yıllar içerisinde Yunanistan’dan gelen göçün giderek azaldığı göze çarpmaktadır. 2003 yılında Yunanistan’dan Amerika’ya doğru yaşanan göç 1890’lı yıllardan beri ilk kez yıllık 1000’in altına düşmüştür. Amerika’da 2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre Yunanlılar, bu üç etnik gruptan en kalabalık olanı oluşturmaktadır.

Amerika’ya gelen göçmenlerin sayısında ciddi bir artış yaşandığı şu dönemde, Türk göçmenlerin sayılarındaki artış miktarı azalmaya devam etmektedir. Bunun nedeni, Amerika’da son çıkarılan yeni yasalarla, çoğu Güney Amerika kökenli kaçak göçmenlerin ABD vatandaşlığını almasının kolaylaştırılmış olmasıdır.

2.2.2    Amerikan vatandaşlığına geçme
Amerikan göç yasalarına göre, Amerika’da doğan her çocuk otomatik olarak Amerikan vatandaşı olmaya hak kazanmaktadır. Bu, hiç kuşkusuz ülkede yaşayan göçmenlerin durumunu yakından ilgilendirmektedir. Bir ülkede yaşayan göçmenlerin, o ülkeye ne derece uyum sağladıklarını görme açısından bir kriter olarak kabul edilen vatandaşlık oranı, Amerika örneğinde, o azınlığın doğrudan kaç nesildir bu ülkede yaşadığı ile birebir bağlantılıdır. 

                                                                                           Ermeniler           Yunanlılar       Türkler
Toplam Nüfus                                                                   385.488             1.153.295    117.575
ABD dışında doğan nüfus                                                 65.280                 165.750    78.380
ABD dışında doğanların toplam nüfusa oranı (%)                  17                            14           67
Sonradan ABD vatandaşlığını alanlar                              31.630                  127.075    35.025
Vatandaşlık alma oranı (%)                                                       48                            77           45
Etnik gruptaki ABD vatandaşlarının sayısı                      351.838              1.114.620    74.220
Etnik gruptaki ABD vatandaşlarının oranı (%)                          91                           97            63
Kaynak: Amerikan 2000 Nüfus Sayımı istatistikleri, TAM Hesaplamaları

Ermeni Amerikalılar arasında ABD vatandaşlığına geçme oranı %90’ların üzerindeyken Türkler arasında %63 seviyesinde olmasının nedeni, Amerika’ya yönelik Türk göçünün nispeten genç bir yapıda olması ve henüz yeni nesillerin oluşmamış olmasıdır.


Grafik 2: Göçmenlerin yaş ortalamaları
Bu tablo, konu edilen ülkelerden Amerika’ya gelen göçmenlerin yaş ortalamalarında da kendisini göstermektedir. En yüksek vatandaşlık oranına sahip olan Yunanistan doğumlu Yunanlıların yaş ortalaması 54’ü aşıyor. Bu yüksek ortalama, son dönemde Yunanistan’dan göç etmiş olan nüfusun yaşlanmasından ve bu ülkeden gelen göçün çok yavaşlamasından kaynaklanmaktadır. Amerika’ya Yunanistan’dan gelen göçün %78’i 1980 yılından önce gerçekleşmişken, bu oran Türkiye’den gelenlerde %31, Ermenistan’dan gelenlerde ise ancak %11’i bulmaktadır. Amerika’da doğan Yunan asıllı Amerikalılar bu ortalamaya dahil olmadıklarından, ortalama sadece Yunanistan’dan göç edenleri kapsıyor.

Türkler arasında, Türkiye’de doğanların oranı, kendi ülkelerinde doğan Ermeni ve Yunanlıların Amerika’da yaşayan toplam nüfuslarına oranlarına nazaran çok yüksektir. Amerika’da yaşayan her 100 Türk’ten 67’si Türkiye doğumluyken, her 100 Ermeniden 17’si, her 100 Yunanlıdan ise sadece 14’ü Amerika dışında dünyaya gelmişlerdir. Bunun arkasındaki temel sebep, Amerika’ya yönelik Türk göçünün diğerlerine nazaran daha genç olmasıdır. Zaman geçtikçe ve nesiller oluştukça, Amerika’daki Türklerin arasındaki ABD vatandaşlarının oranı artacaktır.

2.2.3    Eğitim, Refah ve İş İstatistiklerinin Karşılaştırılması
Amerika’da yaşayan Ermenistan, Türkiye ve Yunanistan doğumluların eğitim seviyelerini kıyasladığımızda, en eğitimli kitle olarak Türklerin öne çıktıkları görülmektedir.

Türkler arasında üniversite mezunlarının oranı %42’yi aşarken master ve daha üst derecesi olanların oranı %23’ü buluyor. Türkler arasında lise diploması bulunmayanların oranı ise sadece %21. Türklerden sonra en eğitimli grup olan Ermenilerde de lise diploması olmayanların oranı Türkler ile aynı: %21. Buna karşın üniversite diploması taşıyanların oranı %27’yi buluyor. Üç grup içerisinde en düşük eğitimliler olan Yunanlılar içerisinde lise eğitimini tamamlamamışların oranı %40. Üniversite mezunu olanların oranı ise %20’nin altında kalıyor. Lise mezuniyeti konusunda

Tablo 3: Amerika’daki Ermeni, Yunan ve Türklerin Eğitim Durumları
                                              Ermeniler    Yunanlılar    Türkler
Lise Diploması almamış    21,4                 40              21,6
Lise Mezunu                        27,8                 25             20,1
Üniversite Mezunu              15,1                9.9             19,6
Master ve üstü                     11,9               9.8              23,1
Üniversite Mezunu ve üstü    27             19.7              42,7
Diğer                                    23,8             15,3             15,8
Toplam                                 100              100              100
Kaynak: Amerikan 2000 Nüfus Sayımı istatistikleri / TAM Hesaplamaları

Türklerde eğitim seviyesinin bu derece yüksek olmasının nedeni, 1960’lardan itibaren gerçekleşen Türk göçünün, „Beyin Göçü“ niteliğinde gerçekleşmiş olmasıdır. Amerika’daki yaşam standartlarının yüksekliği ve genel olarak bir göç ülkesi olma özelliğini taşıyan Amerika’da yeni gelenlere karşı kabul edici bir tavır gösteriyor olması, Dünya’nın her tarafından olduğu gibi Türkiye’den de ciddi anlamda kalifiye iş gücünün Amerika’ya akmasını hazırlayıcı sebeplerdir. Bu tabiki göç tarihi Türklere benzeyen Ermenistan göçmenleri için de geçerlidir. Geçtiğimiz 25 yıl içerisinde Yunanistan’dan gelen göçün azalmış olması yani Amerika’ya doğru yaşanan beyin göçünün yoğunlaştığı bir dönemde Yunanistan’dan göçün bu ülkede yaşanan olumlu gelişmelerden sonra iyice azalması, Yunanistan’dan gelenlerin eğitim seviyelerinin Türklere ve Ermenilere göre daha düşük kalmasında önemli rol oynamıştır.

2.2.4    İşsizlik
Yüksek eğitim seviyesi ve girişimciliğe olan yatkınlıkları sayesinde Amerika’daki Türklerin arasında işsizliğin oldukça düşük olduğu görülmektedir. Yaklaşık %3,1’i işsiz olan Türkler bu ortanla, Amerikan ortalamasından ve Ermenilerden daha iyi bir durumda olmakla beraber, %2,9’dan düşük bir işsizlik oranına sahip olan Yunanlı Amerikalılardan daha kötü durumdadırlar.
 
2000 yılına ait nüfus istatistiklerine göre, Türkler genellikle beyaz yakalılar sınıfına dahiller. Çalışan Türklerin yaklaşık %17,07’si işletmelerin yönetim kademelerinde istihdam ediliyorlar. Amerikalı Türkleri, diğer iki etnik gruptan ayıran ilginç bir noktayı ise Türkler arasındaki akademisyen oranının yüksekliği oluşturuyor. Türklerin yaklaşık %5,1’i akademisyenler oluştururken, bu oran Yunanlılar arasında %1,34 , Ermeniler arasında ise %1,2 olarak dikkat çekmektedir.

Kişi başına düşen gelir bazında incelediğimizde, Amerikalı bir Türk’ün, ortalama bir Amerikalıdan yaklaşık %27 daha fazla geliri olduğunu görüyoruz, Ayrıca Amerikalı Türklerin gelirleri, Yunanlı ve Ermenilere göre de daha yüksek. Ancak hane gelirlerine bakığında, en yüksek geliri Ermeni Amerikalılar alırken, Türkler bu üç etnik grup arasında son sırada yer alıyorlar.

Kişi başına düşen ve hane gelirleri
                                 Kişi Başına Gelir                Hane geliri
ABD Ortalaması    21.587                                 41.994
Ermeniler               25.847                                  48.010
Yunanlılar               27.401                                  52.316
Türkler                   27.554                                  46.548
Kaynak: U.S. Census Bureau, Census 2000 Tabulations    TAM Hesaplamaları


Son olarak yararlanacağımız ekonomik gösterge „yoksulluk sınırı“ oranlarıdır. 2000 yılı verilerine göre Amerikan halkının yaklaşıyoksulluk sınırında yaşarken, Türklerin diğer gruplara göre bu göstergede daha yüksek bir orana sahip oldukları

Yoksulluk Oranları
                                             Yoksulluk Sınırı Altında    Toplam                     Yüzde
Amerika ortalaması            33.899.812                      273.882.232           12,38%
Türkler                                          15.776                         11.144                  13,70%
Ermeniler                                     45.477                       381.180                  11,93%
Yunanlılar                                      79.905                   1.135.602                     7,04%
Kaynak: U.S. Census Bureau, Census 2000 Tabulations    TAM Hesaplamaları

görülmektedir. Türkler her ne kadar ekonomik olarak üst-orta sınıf içinde olsalar da bu kadar büyük bir oran Türkler arasındaki gelir farklıklarının fazla olduğunun göstergesidir. Özellikle son yıllarda gelen ve kalifiye olmayan göçmenler (Almanlaşan Türkler olgusunun tanımı) düşük gelir grubunda yer alıp genel olarak Türklerin gelir seviyesinin ortalamasını düşürücü etkide bulunmaktadır.
 
3 Amerika’da yaşayan  Musevilerin göç tarihlerine bakış ve bunların sosyo-ekonomik açıdan değerlendirilmesi
3.1    Göç tarihi

Musevilerin Amerika’ya göçleri 17. yüzyılda hüküm sürmekte olan sömürge dönemine uzansa da hız kazanması 19. yüzyılın başlarından itibaren gözlenmiştir. 19. yüzyıl içerisinde Amerika’ya yaşanan Musevi göçü genellikle Orta Avrupa kaynaklı olmuştur. 1880 yılı itibariyle Amerika’da yaşayan yaklaşık 250.000 Musevi, genellikle ticaret ile uğraşmaktalardı.

1880’den itibaren doğu Avrupa ve Rusya’nın fakir bölgelerinden Amerika’Ya yoğun bir Musevi göçü yaşanmıştır. 1871-1880 yılları arasında senelik 4100 olan yıllık Musevi göçmen ortalaması, 1881-1890 yılları arasında, bu bölgelerdeki fakirlik ve Musevi düşmanlığı nedeniyle çok artmış ve yıllık ortalama 20.000’i aşmıştır. 1880 ile 1924 yılları arasında Amerika’ya giriş yapan Musevilerin sayısı 2 milyondan fazladır. Bu göçmenlerin önemli bir bölümü New York şehrine yerleşmişlerdir.

Amerika’ya Musevi göçü, her ne kadar 1924 yılında yürürlüğe giren Ulusal Köken Kotaları nedeniyle durma noktasına gelse de, göç 1930’lu yıllarda Hitler iktidarı döneminde tekrar hareketlenmiş, Almanya’da Musevilere yapılmaya başlanılan zulüm nedeniyle Amerika’ya yaklaşık 100.000 Musevi sığınmıştır.

2. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte savaş döneminde Amerika’ya sığınan Museviler, Amerika’ya yerleşme hakkı kazanıp göçmen statüsü almışlardır, Bunu, Arap-Israil çatışması döneminde, Arap ülkelerinden sınır dışı edilen veya kaçmak durumunda kalanlardan oluşan gelen yeni bir göç dalgası takip etmiştir.

Amerika’ya yönelik geniş çaplı son Musevi göç dalgasını da soğuk savaş sonrasında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bu bölgeden göç edenler oluşturmuştur. 1985-1992 yılları arsında yaklaşık 150.000 Musevi göçmenin Amerika’ya geldiği tahmin edilmektedir.

3.2    Amerikalı Musevilerin sosyo-ekonomik datalarının incelenmesi

Amerikan nüfus istatistiklerine göre Amerika’da 2002 yılı itibariyle 6,155 Musevi yaşamaktadır.  Bu Museviler, toplam Amerika’nın nüfusunun %2.2’sini oluşturmaktadır.

3.2.1    Demografik değişkenler
UJC tarafından Amerika çapında yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Amerikan Musevi nüfusunu giderek yaşlanmaktadır ve yaş ortalamaları genel Amerika ortalamasının üzerinde seyretmektedir. 1990 yılında 37 olan yaş ortalaması, 2000 yılında 41’e çıkmıştır. Bu durum ile Amerikalı Museviler, 35 olan Amerika ortalamasından daha yaşlı bir profil çizmektedirler. Nüfus içerisindeki toplam çocuk oranı %19 olup Amerika ortalamasından (%26) önemli miktarda düşüktür. Yaşlıların Nüfus içerisindeki oranı %10’dur ve Amerika ortalaması olan %12’nin neredeyse 1,5 katı fazladır.

Musevilerden yaşlanan nüfusun önemli nedenlerinden biri kadınların çocuk sahibi olma isteklerinin olmamasıdır. 30-34 yaşları %52 oranında kadın çocuk sahibi değildir. Ayrıca ortalama çocuk sayısı 1.8’dir ve de Amerika ortalamasının (2.1) altındadır.

Amerika’da yaşayan Musevileri, daha önce incelediğimiz göçmen gruplarından farklı kılan bir özellik, Amerika’da doğanların toplam nüfusa oranıdır. Amerika’da yaşayan Musevilerin %85 gibi çok büyük bir oranı Amerika’da doğmuştur. %15 olan Amerika dışında doğma oranı, %13 olan genel Amerikan ortalamasından çok az daha yüksektir. Amerika dışında doğan Musevilerin ise çok önemli bölümü (%44) eski Sovyetler Birliği ülkelerinden özellikle de Ukrayna (%20) ve Rusya (%13) ülkelerinden göç etmişlerdir.

3.2.2    Eğitim, Meslek ve Gelir Düzeyi
Amerikalı Museviler arasında eğitim seviyesinin yüksekliği dikkat çekicidir. Amerika’daki Museviler arasında en az üniversite diploması olanların oranı %55 iken master veya daha yüksek dereceye sahip olanların oranı %24’ü buluyor. Amerika genelinde ise elinde üniversite diploması olanların oranı %28 iken master veya daha yüksek derecesi olanların oranı %5’te kalmaktradır.

Yüksek eğitim oranıyla da bağlantılı olarak, Amerika’da yaşayan Musevilerin %59’u üst düzey yönetim ve profesyonel alanlarda çalısmaktadırlar. Gelir seviyesi olarak da Amerikan ortalamalarının üzerinde olan Musevilerin ortalama hane geliri 50.000 Doları bulmaktadır. Bu, 42.000 Dolar olan Amerikan ortalamasının yaklaşık %20 üzerindedir. Yıllık 25.000  Dolar olarak belirlenmiş olan  düşük gelir sınırının altında gelir sahibi olan Musevilerin oranı ise %19 seviyesindedir ki bu da %29 olan Amerikan ortalamasının altındadır.

Türk, Yunan, Ermeni ve Musevi Amerikalılar ve Sosyoekonomik Değişkenleri, Türkiye Araştırmalar Merkezi, Essen, Almanya, 2006 Araştırması