YENİ GİRİŞİMLER

Boston-İstanbul Hattında Teknoloji Köprüsü

E-posta Yazdır

Boston-İstanbul hattında teknoloji köprüsü Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Boston’daki üssüyle Avea’nın İstanbul-Ümraniye’deki teknoloji merkezi arasında teknoloji köprüsü kuruldu. Bu çerçevede MIT Mobile Experience Lab ile AvaLabs’in ortak çalışmalarıyla geleceğin teknolojilerinin üretilmesi hedefleniyor. Avea’nın teknoloji merkezi AveaLabs’i uluslararası bir Ar-Ge merkezine dönüştürmeye de katkı sağlaması planlanan işbirliği çerçevesinde önce akıllı şehirler ve sağlık alanlarındaki çözümlere odaklanılacak.


 


Teknoloji ve mühendislik konularında dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak tanınan Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Boston’daki üssüyle Avea’nın İstanbul-Ümraniye’deki Teknoloji Merkezi arasında bilişim köprüsü kuruldu. İmzalanan işbirliği çerçevesinde MIT Mobile Experience Lab’in birikim ve deneyimleri ile Avea’nın Ar-Ge merkezi geleceğin teknolojilerinin üretilmesi için kullanılacak. AveaLabs’i uluslararası bir Ar-Ge merkezine dönüştürmeye de katkı sağlaması planlanan işbirliği çerçevesinde önce akıllı şehirler ve sağlık alanlarındaki çözümlere odaklanılacak. Akıllı şehirde sadece ulaşım olarak değil bütün belediyecilik hizmetlerinin verilmesi, sağlıkta ise mobil tahlil gibi projeler geliştirilmesi planlanıyor. Akıllı şehirler konusunda başta İstanbul olmak üzere şehirler için prototipler hazırlanacak ve hızla hayata geçirilecek. Avea, MIT Mobile Experience Lab’de yapılan ‘Design without Boundaries’ araştırma dersine de sponsor oldu.

Yarının teknolojileri

MIT ile işbirliğini ‘Ar-Ge kardeşliği’ olarak değerlendiren Avea CEO’su Erkan Akdemir, kurulan bilişim köprüsüyle Türkiye’nin teknoloji geleceğinin daha verimli şekillendirilmesine katkı sağlayacaklarını söyledi. Akdemir, “Türkiye’nin en genç GSM operatörü olarak ilim neredeyse üşenmiyor oraya gidiyoruz. Sınırları aşan hedeflerimize ulaşmak için MIT ile bir nevi Ar-Ge kardeşliği yaptık. Biz de pek çokları gibi, MIT’nin gerçekleştirdiği bir konferansa, bir panele ya da bir etkinliğe destek olabilirdik. Bunu yapmadık çünkü biz uzun vadeli düşünüyoruz, çünkü hedefimizi Avealabs’ı geleceğin Mobile Experience Labs’ı yapmak olarak belirledik. İşbirliğimizle MIT’nin çalışma ilkelerini, araştırma modellerini ve geleceğe bakış açısını Avea nezdinde Türkiye’ye taşıyacak bir aşı rolünü üstlendik. Türkiye’nin teknoloji geleceğinin daha verimli şekillendirilmesinde bu aşının tutacağına inancımız ise tam” dedi.

Bu işbirliği ile MIT’nin Avea’nın öncelikli alanları için araştırma yapacağını kaydeden Akdemir, “2012 için bu alanları akıllı şehirler ve sağlığın başta geldiği mobil uygulamalar olarak belirledik. Bu laboratuvardan çıkan projeleri hayata da geçirebiliriz. Kendimize sınır koymadık. Bir ayağımız Türkiye’de pergel misali dünyada döneceğiz. Nerede ve nasıl daha iyi oluyorsa onu yapmak için uğraş verecek ve onun peşinde gideceğiz” diye konuştu. Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin de Avea’nın 17 bin metrekarelik Türkiye’nin alanındaki ilk ve tek Ar-Ge merkezinde 220 Türk mühendisin geleceğin teknolojileri ve uygulamaları için çalıştığını belirtti.

Şahin, şöyle konuştu: “Avea olarak öncelikli hedefimiz, ülkemizin bilgi toplumuna dönüşebilmesi için son teknolojilerin etkin bir biçimde kullanılmasına ve bilgiye hızlı bir biçimde erişim sağlanmasına alt yapı hazırlamak. Bu alt yapıyı hazırlayan teknolojinin kalbi ise AveaLabs’in de içinde yer aldığı Avea Ar-Ge Merkezi’nde atıyor. Avealabs’de oluşturduğumuz Ar-Ge ekosisteminin, MIT Mobile Experience Laboratory’de sponsor olduğumuz Design without Boundaries araştırması ile bugünün şehirlerinin yarının akıllı şehirlerine dönüşümüne yönelik aşamalar kaydedilecek. Bu, işbirliğimizin sadece bir maddesini oluşturuyor. Ayrıca, özellikle mobil sağlık ve akıllı şehirler kapsamındaki konuların işlendiği, lisans ve lisansüstü öğrencilerine yönelik bir workshop düzenlenmesi ve AveaLabs ekibinden arkadaşlarımızın MIT’deki çalışmalara katılması da yer alıyor. Bu işbirliği ile Avea Labs’ın sınırlarını dünya olarak değiştirdik.”

Fırsatın kazası olmaz

Bu arada işbirliğine ilişkin gerçekleştirilen gala yemeğinde ise Boston Türkiye Başkonsolosu Murat Lütem’in yanı sıra, Boston’da yaşayan Türk çalışan ve Türk girişimcileri ile bir araya gelen Erkan Akdemir, ABD’deki girişimcileri birlikte çalışmaya davet etti. Akdemir, “Türkiye, ABD’ye en çok öğrenci gönderen 10. ülke konumunda. Ama artık Türkiye’de de çok fırsatlar var ve fırsatın kazası olmaz, önünüze gelince değerlendireceksiniz. Gelin bizlerle, uzaktan çalışın. Geleceğin teknolojilerini birlikte şekillendirelim” dedi.

MIT mezunlarının kurduğu şirketler 11. büyük ekonomi olurdu!

ERKAN Akdemir, neden MIT’yi seçtiklerini ise şöyle açıkladı: “2009 yılındaki datalar 25 bin 800 şirketin MIT mezunları tarafından kurulduğunu gösteriyor. Çarklar biraz da MIT mezunlarıyla dönüyor desek abartmış olmayız. MIT mezunlarının kurdukları bu şirketlerle şirketlerde 3 bin 300 çalışan 2 trilyon dolar tutarında yıllık gelir üretiyor. Eğer bu şirketler bir ülke ekonomisi oluştursalardı, dünyanın 11. büyük ekonomisine sahip olurdu.

Yani MIT bir üniversiteden fazlası. MIT’nin öğretim ve araştırma üyeleri, öğrenci ve mezunlarının bugüne kadar kazandığı 77 Nobel Ödülü, ‘Neden MIT?’ sorusunu en iyi şekilde cevaplıyor. Üstelik bu ödüllerin 15’i son beş yıl içinde kazanılmış. 1997 yılından başlayarak her yıl bir MIT mezunu, öğrencisi ya da eğitim ve araştırma görevlisi Nobel ödülü almış. MIT, bilimsel buluşları kadar, dünyada teknolojiye yön veren uygulamaları, dünyaya armağan ettiği proje ve fikirleri ile de ön planda.

Time Dergisi’nin her yıl seçtiği dünyanın en iyi 10 inovasyon projesi sıralamasında MIT’den ortalama 2 ya da 3 proje yer aldığını görmek neredeyse sıradanlaştı. Son kullanıcı bilmese de hayatımızdaki pek çok ürün, MIT imzasını taşıyor. Örneğin market satışları 6.5 milyar doları bulan Akamai, çocukların vazgeçilmez oyuncağı LEGO gibi şirketler, hep bu inovatif ortamdan çıktı. Avea olarak gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği ile bu kültürü, ülkemize taşıyacağımız aşı rolünü üstleneceğiz.”

Ekipte Türk doçent var

20 kişilik bir araştırma ekibinden oluşan Mobile Experience Lab’ta Türkiye’den de bir araştırmacı bulunuyor. Doçent Pelin Arslan’ın yer aldığı ekibin, NFC, mobil ödeme, lokasyon bazlı servisler gibi konularının yanısıra, Paris Belediyesi ile yürütülen interaktif otobüs durağı, Cisco ile yapılan kişisel seyahat asistanı gibi çalışmaları var. MIT’teki bir diğer laboratuvar Game Lab-Gambit. Oyun tasarlamak için kurulan Gambit’teki çalışmaların sponsoru ise Singapur devleti.

Avea tüm dünya için değerli bir iş ortağı

MIT Direktörü Dr. Federico Casalegno, MIT Experience Lab’in insan odaklı araştırmalarla ‘Tüketicinin hayatını nasıl değiştirebiliriz’ üzerine kurulu bir çalışma sistemi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Avea ile birlikte adım attığımız bu yeni yolda ise her hafta AveaLabs ile telekonferanslar düzenleyerek, ders kapsamında Boston-İstanbul arası karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. AveaLabs ve MIT, telekom alanında nasıl verimli sonuçlar elde eder, bunu tartışıyoruz. MIT Experience Lab ile AveaLabs birbiriyle örtüşen iki kurum. Avea dinamik, güçlü bir operatör, sadece bizim için değil tüm dünya için değerli bir çalışma ortağı. Birlikte verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz.”  (Necla DALAN / VATAN)

Google’dan Beyaz Saraya Sanal Tur İmkanı

E-posta Yazdır

Beyaz Saray Amerika’da en çok ziyaret edilen ama aynı zamanda içine girilmesi en zor yer. Google’ın yardımı ile artık istediğiniz zaman Beyaz Saray sanal turuna çıkabilirsiniz.
 


 

Barak Obama göreve geldiğinden beri eşi Michelle Obama ile Beyaz Saray’ı daha açık, erişilebilir bir “Halkın Evi” haline getirebilmek için çalıştı. Obama çifti zaman bulduklarında sürpriz yapıp Beyaz Saray turlarına da katıldı. Son 3 yılda 2,5 milyon kişi Beyaz Saray’ı ziyaret etti. Şimdi ise milyarlarca kişi, Michelle Obama ve “Google Art Project” ekibinin çalışmaları sayesinde Beyaz Saray’ın halka açık odalarını 360 derecelik açı ile dolaşabilecek.

Google, Beyaz Saray’ın Google haritasını müşterilerine sunmak için Street View’de kullandığı teknolojinin aynısını özel hareketli bir internet tabanına yerleştirmiş. Google bu tip projeleri daha önce Ulusal Portre Galerisi (National Portrait Gallery) ve Smithsonian Amerikan Sanat Müzesi (Smithsonian American Art Museum) gibi kurumların haritalarına eklemişti. Beyaz Saray’ın içindeki sanat eserlerini aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.
http://www.googleartproject.com/collection/the-white-house/museumview/

(VoaNews)

Dünyaya Google Gözlükleri İle Bakmak İster misiniz?

E-posta Yazdır

Google yöneticileri uzun süredir tartışılan planlarına açıklık getirdi ve ismini “Project Glass” verdikleri henüz kavramsal aşamada olan “augmented reality - arttırılmış gerçeklik” gözlüklerini tanıttı. Google, gözlüklerin nasıl çalıştığını gösteren videosu ile şimdiden büyük ilgi toplamayı başardı.


 


Project Glass şimdilik sadece bir düşünce, projenin temeli ise bir gözlük gibi takılabilecek akıllı telefon üretebilmek. Google’ın amacı cebimizde taşıdığımız akıllı telefonların yerine, iletişim ve sosyal iletişim gibi özellikleri için Google’ın gözlüklerini kullanmak.

Ayrıntılı bilgi için Google Project Glass’ı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

http://g.co/projectglass

Sizce Google’ın gözlük projesi teknolojinin yönünü değiştirebilir mi? Yoksa bluetooth kulaklıklar gibi kısa bir süre içinde popülerliğini yitirir mi? (VoaNews)

Türkiye Girişinde Pasaporla Cep Telefonu Getirilmesi Vatandaşı Durduramadı

E-posta Yazdır

Pasaportla cep telefonu getirilmesinin 2 yılla sınırlandırılması da kaçakçıları durduramadı. İnternetten 'Cep telefonunu işletebileceğiniz uygun pasaport var' ilanı vererek 75-130 TL'ye satın alıyorlar. Telefonunu kayıt altına almak isteyenler sitelerle bağlantı kurarken, yetkililer, uygulamanın yasa dışı olduğu uyarısında bulunuyor.


 


Kaçak ve hırsızlık malı cep telefonlarının kullanım dışı bırakılmasını öngören, cep telefonu kullanımı ve ticaretine ilişkin düzenlemeler getiren 'Telsiz Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a göre; herkes yurtdışından aldığı cihazları pasaportuna kaydettirmek zorunda. Aksi takdirde telefonlar aktif hale gelmiyor. Üstelik pasaporta kayıtlı bir telefon varsa, bu kaydın üzerinden 2 yıl geçmeden yeni bir telefon kaydı yaptırılamıyor. Bu durumu fırsat bilen bazı kişiler, internette oluşturdukları siteler üzerinde 'Bir adet pasaport telefon kayıt hakkı satılıktır' ya da 'Kayıt için pasaport arıyorum' şeklinde ilan veriyor. Bunun için basit birkaç soruyu cevaplandırıp üye olmak yeterli.

Ne kadar güvenli oldukları tartışılan bu tür sitelerde şahıslar, telefon numaralarını, hatta gizli kalması gereken banka hesap numaralarını açıkça verebiliyor. Bazıları daha da ileri giderek TC kimlik numarasını dahi yazabiliyor. Aynı sitelerde, kaydı düşmüş telefonların da kayıt yaptırılacağı iddia ediliyor. Bunun fiyatı ise ortalama 100 liradan başlıyor. İnternete güvenmeyenler ise garantisiz ürünlerin ana merkezi İstanbul Sirkeci'deki Doğubank'a müracaat ediyor. Doğubank'ta toplanan pasaportlara, belli ücret karşılığında işlem yapılıyor. Fiyatlar, hac, umre ve yaz tatili gibi giriş çıkışın çok olduğu dönemlerde düşüyor. Bu kez kişiler internet ya da Doğubank yerine havaalanlarındaki GSM bayilerine başvuruyor. Bir bayi sahibi, her gün en az 3-4 kişinin gelerek "Telefon getirdim. Pasaport arıyorum. Yardımcı olur musunuz?" diye sorduğunu anlatıyor. Yetkililer ise bu tür işlemler sonucunda kişilerin başının derde girebileceği uyarısında bulunuyor: "Pasaport kayıt hakkı herkesin kendisi tarafından kullanılması gereken bir kural. Bu hak başkaları tarafından para karşılığında ticarî bir amaç için verilmedi. Tespiti halinde bu kişilerin başı derde girebilir. Çünkü kayıt ettirilen pasaport bir suçluya ait olabilir." Cep telefonlarının kayıt altına alınması ve kaçakçılığının önlenmesi amacıyla yapılan yasal düzenlemelere rağmen geçen yıl ele geçirilen kaçak cep telefonu miktarı önceki yıla göre yaklaşık 3 kat artarak 85 bin adedi geçti. Bu telefonların piyasa değeri ise yaklaşık 15 milyon lira.

2005'te gümrüklerde 77 bin 155 adet cep telefon ele geçirildi. Bu rakam 2006'da 80 bin 297'ye yükselirken, 2007'de 17 bin 663'e kadar düştü. Devam eden yıllarda 10-30 bin adet arasında olan el konulan kaçak cep telefonu sayısı, geçen sene rekor seviye olan 85 bin 297'ye kadar çıktı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, kayıt dışı olduğu için geçen yıl 3 milyon 231 bin 955 adet telefonu görüşmeye kapattı. Görüşmeye kapatılan cep telefonu sayısı bu yıl 25 Şubat itibarıyla 398 bin 951 olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl ithalat yoluyla ülkeye getirilip kaydı yapılan cep telefonu sayısı ise 17 milyon 839 bin 954 oldu.

Telefonun kaçak olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Kaçak cep telefonları genellikle IMEI numarası değiştirilerek satılıyor. Bunun için kullanıcıların öncelikle *#06# işlemi yaparak telefonların IMEI numarasını öğrenmeleri gerekiyor. Bu numara, telefonun paketi üzerinde yazılanla karşılaştırılmalı. Ardından BTK'nın sitesinde yer alan 'IMEI No Sorgulama' bölümünden cihazın modeli ile uyuşup uyuşmadığı kontrol edilmeli. Numara cihazın modeliyle uyuşuyorsa problem yok. Örneğin, telefon BlackBerry ya da iPhone ise ve sitede yer alan cihaz bilgisi Nokia'nın ya da Samsung'un telefonunu gösteriyorsa kaçak demektir. Benzer olaylara özellikle faturasız ürünlerde sıklıkla karşılaşıldığı için tüketicilerin garantili ürün alması tavsiye ediliyor. (Sabah)

İpad 3, 4 Günde 3 Milyon Sattı

E-posta Yazdır

Amerikan bilişim devi Apple, cuma günü 10 ülkede piyasaya çıkardığı yeni iPad'den üç milyon adet sattığını açıkladı. Şirketin Pazarlama Başkan Yardımcısı Philip Schiller, yayımladığı açıklamada, şimdiye kadarki en büyük lansman rakamına ulaştıklarını ve yeni iPad'in üç milyon satış rakamını bularak büyük bir başarı yakaladığını belirtti.


 


Tüketicilerin iPad'in retina ekran gibi yeniliklerine bayıldığını belirten Schiller, cihazın daha fazla tüketiciye ulaşacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını kaydetti. Aynı anda ilk kez bu kadar çok ülkede son modeli satılan ve öncekilere göre daha hızlı ve daha iyi görüntü kalitesine sahip iPad, bu cuma aralarında Yeni Zelanda, Meksika ve Makao'nun bulunduğu 22 ülkede daha satışa çıkacak. 2010 yılında teknoloji severler ile buluşan iPad'den şu ana kadar 58 milyon tane satıldı. Yeni iPad'in kamerası 5 megapiksele yükseltildi ve yüksek çözünürlükte video çekebiliyor.

 

Sanal klavyesinde yeni bir mikrofon tuşu bulunan tablet bilgisayarın bağlantı seçenekleri arasında 4G de bulunuyor. Apple, önceki yıl son çeyrekle karşılaştırıldığında geçen yıl son çeyrekte iPad satışlarını iki kattan fazla artırarak 15,4 milyona çıkarmıştı. Araştırmacıların tahminlerine göre, iPad tablet bilgisayarlarda piyasanın yüzde 60'tan fazlasına sahip bulunuyor. Teknolojideki alışkanlıkları değiştiren Apple, önceki gün uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance'ın açıkladığı araştırma sonucuna göre 70,6 milyar dolarlık marka değeri ile dünyanın en değerli markası oldu. Şirket, 2010 cirosu 108 milyar dolar, net kârı ise 26 milyar dolar. Apple'ın 422 milyar dolarlık piyasa değeri bulunuyor.

Bu arada New York Borsası'nda dün Apple'ın hisseleri 15,53 dolar (yüzde 2,7) artarak 601,10 dolardan kapandı. Apple'ın hisseleri geçen hafta perşembe günü kısa süreyle 600,01 dolardan işlem görmüş, daha sonra 585,56 dolardan günü tamamlamıştı.

 

On yıl önce hisseleri 10 dolardan işlem gören Apple'ın hisseleri, şirketin eski Üst Yöneticisi (CEO) Steve Jobs'un 5 Ekim 2011'de ölmesinden bu yana yaklaşık yüzde 60 değer kazandı. Hisseleri 601,10 dolardan kapanan şirketin toplam piyasa değeri 553 milyar dolara ulaşırken, şirketin hisseleri 29 Şubat'ta 544,39 dolara yükselmiş ve toplam piyasa değeri ilk kez 500 milyar doları aşarak 508 milyar doları görmüştü. Geçen yıl sonu itibarıyla 97,6 milyar dolar nakit ve menkul kıymetle dünyanın en değerli şirketi unvanına sahip Apple, bu nakdin bir kısmını temettü ödemesinde ve hisse geri alımında kullanacak. Apple, 1 Temmuz'da hisse başına 2,65 dolar temettü ödemesi yapacağını ve 30 Eylül 2012'de ise 10 milyar dolar tutarında hisse geri alımı yapmayı planlıyor. (Orhan Akkurt, New York, Zaman)

Sayfa 9 / 42