Danimarka’da cami açılışı

E-posta Yazdır

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Danimarka'nın Horsens şehrinde Yunus Emre Camisi'ni ibadete açtı. Aarhus'taki Selimiye Camisi'nin açılışını yaptıktan sonra Horsens'e geçen Başkan Görmez'i, Belediye Başkan Yardımcısı Peter Sörensen, Sonderbro Kilisesi Papazı Ebbe Elm, bazı polis yetkilileri, bölge halkı ve Türk cemaati karşıladı. Sörensen, burada yaptığı konuşmada, Danimarka'nın dernekler ülkesi olduğunu belirterek, derneklerin insanları bir araya topladığını, cami derneğinin de gençleri tehlikelerden uzaklaştırıp birleştirecek olmasından dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.


 


Sörensen, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in de şehirlerine gelmesinden memnuniyet duyduğunu kaydetti.

Başkan Görmez de toprağın insanlar için çok büyük şeyler ifade ettiğini, kim olduğuna bakmaksızın insanlara cömert davrandığını, insanların aynı şekilde birbirine cömert davranması gerektiğini belirtti. Konuşmaların ardından Görmez, Belediye Başkan Yardımcısı Sörensen ve Papaz Ebbe Elm ile Yunus Emre Camisi'nin açılış kurdelesini kesti.

Bu arada, Görmez'in konuşması Danimarka diline çevrilirken, tercümanın bazı Türkçe kelimelerde zorlanması gülüşmelere neden oldu. AA
 

Türkiye ile Hollanda Arasındaki Resmi İlişkilerin 400. Yılı

E-posta Yazdır

Türkiye ile Hollanda arasındaki resmi ilişkilerin 400 yılı etkinlikleri kapsamında Lahey'de açılan sergide, 1612 yılından bu yana iki ülke arasındaki resmi yazışmaların orijinal metinleri görücüye çıktı. Türkiye ile Hollanda arasındaki resmi ilişkilerin 400. yıl dönümü çerçevesinde Hollanda Ulusal Arşivi'nde düzenlenen ''Prens ve Paşa'' adlı serginin açılışına katılan Büyükelçi Uğur Doğan, 2012 yılı boyunca iki ülkede çok sayıda etkinliğin planlandığını söyledi.


 


Sergide, 1612 yılından bu yana iki ülke arasındaki resmi yazışmaların orijinal metinleri yer alıyor. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun Hollanda'ya verdiği kapitülasyonlarla ilgili anlaşmanın orijinal metni sergiyi gezenlerin ilgisini çekti.

Serginin açılışına Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan ve Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral'ın yanı sıra Hollanda Ulusal Arşiv Müdürü Martin Berndse ile aralarında Kanada, İngiltere, Cezayir ve Vietnam'ın da yer aldığı 12 ülkenin büyükelçileri katıldı.

-''Bu belgelerin hepsi Hollanda ile aramızdaki işbirliğinin özel oluşuna işaret ediyor''-

Sergide yer alan eserlere bakıldığı zaman geçmişten bu yana Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerde hiçbir sorunun yaşanmadığının net bir şekilde görüldüğünü kaydeden Uğur Doğan, bu iyi ilişkileri geleceğe taşıma amacında olduklarını ifade etti.

''Bu belgelerin hepsi Hollanda ile aramızdaki işbirliğinin özel oluşuna işaret ediyor'' diyen Doğan, ''İlişkilerimizin iyiliği konusunda hiçbir tereddütümüz yok. Çünkü 400 yıllık birikim o gücü bize veriyor. Bütün mesele, bunun, gerek Hollandalılar tarafından gerekse özellikle burada yaşayan Türkler tarafından iyi anlaşılmasıdır. Bu vesile ile buradaki Türk vatandaşlarımızın bu sergiyi gezip görmelerini tavsiye ediyorum. Bu ziyaretlerin kimliğimizin anlaşılması açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Hollanda'yla imzaladığı ilk anlaşmanın orijinal metninin de sergide yer almasının önemli olduğuna değinen Doğan, diplomatik ilişkilerin başlangıcını gösteren bu belgenin değerli bir hazine niteliği taşıdığını söyledi.

Hollanda'nın küçük bir devlet olmasına rağmen Osmanlı döneminde ayrıcalık alan ülkeler arasında yer aldığına dikkati çeken Büyükelçi Doğan, ''Bu çok önemli. Osmanlı döneminde ilk ayrıcalıkları alanlar o devrin büyük devletleri olmuş. İngiltere Fransa ve Venedik gibi. Hollanda'nın bu ayrıcalığı almış olması çok önemli. Çünkü Hollanda küçük bir ülke ve hatta bazı ülkeler tarafından devlet olarak bile tanınmıyor'' ifadesini kullandı.

Serginin açılışına 12 ülke büyükelçisinin katılmasının Türkiye'ye verilen önemin bir göstergesi olduğunun altını çizen Doğan, Türkiye'nin geçmişi kadar bugünün de dünyada ilgi uyandırdığını anlattı.

''Her zaman söylediğimiz gibi gerek geçmişimizle, gerekse yarınımızla her zaman gurur duymalıyız'' diyen Doğan, bunun boş bir gurur olmadığını sergiyi gezen herkesin şahit olduğunu ifade etti. AA
 

Güney Afrikalı Maden Milyoneri ODTÜ Mezunları

E-posta Yazdır

Güntay Şimşek - Habertürk - Güney Afrika’da 3 Türk’ün böylesine ilginç bir gelişmeye imza attığını birisinden duymuş olsaydım, inanmazdım. Ama geçen hafta gidip gözlerimle görünce durum değişti. Alt orta sınıf aileden gelen ODTÜ mezunu 3 genç mühendisin sıfırdan başlayıp kısa sürede Güney Afrika’da 300 milyon dolar ciro yapan bir şirketle karşımıza çıkmaları ancak yerin altında maden bulmakla açıklanabilir.



Zaten onlar da madeni önce Güney Afrika’da bulmuş, sonra Türkiye’deki yatırımlarıyla 2011’de isimlerinin baş harflerinden oluşan VTG Holding’i kurmuşlar. Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kantarcıgil (1976) Türkiye’de holdingin başında durup Güney Afrika ve Kolombiya’daki yatırımları yakından takip ederken, yurtiçinde de ülkemizin en büyük nikel rezervinin bulunduğu Manisa’daki Europan Nikel’den (ENK) 40 milyon dolara satın aldıkları Çaldağ Nikel Madencilik AŞ’yi 450 milyon dolar yatırımla hayata geçirmeye çalışıyor. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Vuslat Bayoğlu (1974) ve yönetim kurulu üyesi Tarık İmre (1973) ise ağırlıkla Güney Afrika’da geleceklerinin mimarı olan Johannesburg yakınlarındaki kömür sahalarının başında duruyor.

Hikâyeleri ise oldukça ilginç. Birkaç defa ortak girişimlerde bulunmuşlar, hatta ofis açmak için 8 bin dolar para bulmakta bile zorlanmışlar. Ve açamamışlar. Güney Afrika’da tekstil işine girip başaramamış ve tekrar dibe vurmuşlar. Ama madencilik alanında üçünün de çeşitli yerlerde küresel tecrübeleri oluşmuş.

Ve bir gün şanslarını bu alanda denemeye karar vermişler. Ellerindeki yaklaşık 200 bin dolarlık birikimle kömür keşif sahalar alıp sondaj çalışmalarına başlamışlar. Fakat yapılan 10 yakın sondaj hep negatif olmuş ve paralarını eritmiş. Son bir şans olarak sondaj yapan şirket sahibinin önerisiyle, keşif sahasındaki bataklıkta sondaj yapılmış. Ve aranan kömür yaklaşık 5 metrelik derinlikte bataklıkta bulunmuş ve 3 ODTÜ’lü kafadarın geleceğini değiştirecek adımın başlangıcı olmuş. Bataklıktan zirveye doğru dersek yanlış olmaz.

Yönetim Kurulu Başkanı Kantarcıgil Meksika, Dubai ve Güney Afrika’da altın ticareti ve maden alanında faaliyet gösteren şirketlerde profesyonel yöneticilik yapmış. Bayoğlu’nun Güney Afrika tecrübesi çeşitli işkollarında olmuş, son olarak kömür ticareti yaparak, kömürün değerini keşif sahalarıyla taçlandırmak için arkadaşlarıyla yola çıkmış. İmre ise Güney Afrika’da yüksek lisans yaparak başarılarına teorik katkı sağlayacak tarafı da ihmal etmemiş. Neticede üçünün de yolu ODTÜ’den sonra Güney Afrika’da kesişmiş, ancak madenciliğe başlama kararını Dubai’de almış, eşzamanlı olarak Türkiye ve G.Afrika’da 2006’da şirket kurmuşlar. İlk işleri de kömür ticareti olmuş. VTG Holding, Afrika’da, Hakkano Colliery ve Schoongezicht isimli kömür madenlerinde üretim yapıyor, 5 sahada ise arama faaliyetini sürdürüyor. Yıllık 2 milyon ton kömür üretimi gerçekleştiren şirket, üretiminin yüzde 70’ini G.Afrika’dan Türkiye, İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan ile Doğu Afrika ülkelerine ihraç ediyor.

Hakkano Colliery kömür madeninde yıllık 1 milyon ton 6 bin-6 bin 300 kcal/kg kömür üretiliyor ve toplam rezervi 9.6 milyon ton. Diğer kömür madeninde ise yıllık 1 milyon ton üretim yapılırken, onun toplam rezervi ise 8 milyon ton. Fakat asıl önemlisi, 3 genç mühendisin yurtdışında bu işi yapabilme becerisini göstermekle kalmayıp sürekli geleceği hedeflemeleri. Çünkü G.Afrika’da diğer 5 saha içinde yer alan Old Largo’da ise bu yıl içinde üretime başlamayı planlıyorlar. Başta Türkiye olmak üzere dünyanın çeşitli noktalarında faaliyet göstermek için hedefleri var. VTG Holding’in Güney Afrika’daki tesisi ise ülkenin yıllık 320 milyon ton civarındaki kömür üretiminde yüzde 1.5 paya sahip.

G. AFRİKA'DA 10 YILLIK REZERV
G.Afrika’daki rezervi 10 yıl daha üretime yeterli olan VTG, kömür ihracatını artırmak üzere, Maputo Limanı’nda yıllık 1 milyon ton, Richards Bay Kömür Terminali’nde 175 bin ton ve Richards Bay Limanı’nda 200 bin ton olan stok alanını şirket alarak artırmayı planlıyor.

GÜVENLİK İÇİN AYLIK DENETİM YAPTIRIYOR
G.Afrika, önemli madencilik ülkeleri olan ABD, Avustralya ve Kanada gibi maden sektörü üzerinde son derece gelişmiş bir denetim mekanizmasına sahip olması sebebiyle VTG de çalıştırdığı madenlerde, keşif hakları, maden ruhsatları nedeniyle oluşacak sağlık, güvenlik ve çevre riskleri konusunda aylık denetim yapan bağımsız firma ve danışmanlarla çalışıyor. Ayrıca istihdam ettiği işyeri doktorları, çevre mühendisleri ve maden güvenliği uzmanları da var.

G. AFRİKA'DAKİ OPERASYONLARINI BÜYÜTECEK
VTG, ülkedeki 2 milyon ton olan üretim kapasitesini 2012 yılı içerisinde 6 milyon tona yükseltecek. Üretimin yanı sıra, ülkedeki kömür ihracat hacmini de büyütmek isteyen şirket, bu kapsamda liman ve terminallerdeki stok alanı kapasitesini şirket satın alarak artıracak. VTG Holding öte yandan, 2012 yılı içerisinde Güney Afrika’da yeni bir kömür yıkama tesisini devreye sokacak.

Hollanda İşadamlarına Vizeyi Kaldırdı

E-posta Yazdır

Hollanda Danıştayı, Türk işadamlarının bu ülkeye vizesiz girebileceklerine ve ikamet izni almadan 3 ay kalabileceklerine karar verdi. Türk işadamı Cahit Yılmaz'ın 14 Şubat 2011 tarihinde Haarlem Mahkemesinde kazandığı davaya Hollanda Göç ve Mülteciler Bakanlığı'nın yaptığı itirazı değerlendiren Danıştay, Yılmaz'ın davasını bireysel nedenlerden dolayı bozdu.


 


Danıştay, kararında, Hollanda'nın Türk işadamlarına uyguladığı vizenin haksız olduğuna karar vererek, Türk işadamlarının ülkeye vizesiz girebileceklerini ve en fazla 3 ay ikamet izni almadan kalabileceklerini hükmetti.

Danıştay, Hollanda'nın uyguladığı vize kararının Türkiye ile AB arasında imzalanan 1963 tarihli Ankara Antlaşması'nın 9. Maddesiyle, 1973 tarihli katma protokolün 41. maddesine aykırı olduğuna karar verdi.

Uzun yıllardır bu yöndeki hukuki mücadeleyi yürüten ve Cahit Yılmaz'ın da avukatlığını yapan Ejder Köse ve Ali Durmuş, Danıştay'ın aldığı kararın tarihsel önemde olduğunu belirterek, "Bu karar tüm vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi.

Davanın iki boyutu olduğunu, birinci boyutunun bireysel, ikinci boyutunun ise genel olduğuna işaret Köse, Avrupa çapında ilk kez alınan bu kararın Hollanda özelinde emsal teşkil ettiğini söyledi.

-"Siyasi kararı bekleyin"-

Kararın yalnızca işadamlarına yönelik kısa süreli vizesiz hakkı barındırdığını ifade eden Köse, vatandaşlara herşeye rağmen vizesiz gelmemeleri uyarısında bulunarak, bu konuda siyasi kararın beklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

"Bu daha ilk kararımız ve bütün Türk vatandaşların vize muafiyetini elde edene kadar mücadele edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın" diyen Köse, şöyle konuştu:

"Bu karar gereği hukuken Türkiye'den Hollanda'ya gelen Türk işadamları pasaport, ticaret odası sicil kaydı, meslek odası kaydı, Hollanda'da iş görüşmesini teyit eden bir davet mektubu gibi belgelerle beraber vizesiz girişte ısrar edebilirler. Ancak yine de vatandaşlarımızı uyarmak istiyoruz. Kendilerine şimdilik vizesiz gelmelerini tavsiye etmiyoruz. Şimdiki kanun ve yönetmeliklerinin Hollanda hükümeti tarafından değiştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde sınırda sorun yaşayabilirler. Hollanda bir hukuk devletidir ve hukukun üstünlüğünü şartsız kabul edilmesi ilkesi çerçevesinde, ben Hollanda devletinin böyle bir karar alacağından şüphem yoktur."

Hollanda'da çok heyetli Haarlem Mahkemesi, vizesiz Hollanda'ya girmek isterken Schiphol havaalanından geri döndürülen Türk işadamı Cahit Yılmaz'ın üç sene önce açtığı davada, Türkiye ile AB arasında 1963'te imzalanan Ankara Antlaşması ve ona istinaden 1973 tarihli katma protokolün 41. maddesini kaynak göstermişti. Göç ve Mülteciler Bakanı, mahkemenin bu kararına karşı Danıştay'da itirazda bulunmuştu. Cihan

Perakende Zincirinde Fas Tamam, Sırada Mısır Var

E-posta Yazdır

BİM Marketleri'nin Fas'la başlayan yurtdışı atağı Mısır ile devam ediyor. 2,5 yıl içinde Fas'taki mağaza sayısını 80'e çıkaran şirketin aynı başarıyı Mısır'da da yakalayacağına kesin gözüyle bakılıyor. Şirketin finansal operasyonlarından sorumlu yöneticisi Haluk Dortluoğlu, altyapı çalışmalarına başladıklarını belirterek, ilk marketi 2013'te açmayı planladıklarını söyledi.


 


Nisan 2009'da 10 mağaza ile Fas'a giriş yapan gıda perakendecisi BİM, rakamı 80'e çıkardı. Ulaştıkları mağaza sayısı ile Fas'ın en büyük gıda perakendecisi haline geldiklerini açıklayan BİM İcra Kurulu Üyesi ve şirketin operasyonlardan sorumlu yöneticisi Galip Aykaç, yıl sonuna kadar mağaza sayısını 126'ya çıkaracaklarını söyledi. Yaklaşık 25 milyon TL'lik bir yatırım ile bunu gerçekleştireceklerini ifade eden şirketin finansal operasyonlardan sorumlu yönetici Haluk Dortluoğlu ise yeni hedeflerinin Mısır olduğunu açıkladı. Yönetimin kararı önceki gün aldığını vurgulayan Dortluoğlu, bu yılı altyapı hazırlıkları ile geçireceklerini, 2013'te de en az 10 mağaza ile 80 milyonluk Mısır'a yayılacaklarını kaydetti.

Mısır'da gıda ürünü satan noktaların yüzde 95'i bakkal. Dortluoğlu, "Dolayısıyla Mısır'da iş yapmamamız için bir sebep yok. Mısır ayrıca Ortadoğu'nun üretim üssü. Orada beynelmilel firmaların fabrikaları var. Bu da tedarik açısından sorun yaşamayacağımız anlamına geliyor." dedi. 'Bu, Arap Baharı'nın bittiği anlamına mı geliyor?' sorusuna, "Biz Mısır'da sorun görmüyoruz, bazı konular yerine oturuyor. Seçimler yapıldı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve anayasa yeniden şekillenecek. Mısırlı işadamları da gelecekten umutlu. Bunlar bize cesaret verdi." diye cevaplandırdı. Mısır'daki mağazalar da BİM adıyla kurulacak. Şirketin'in Suudi Arabistan ile ilgili de projesi mevcut. "Suudi Arabistan'a ilgimiz devam ediyor ama şu anda önceliğimiz Mısır oldu." diyen Dortluoğlu, Türkiye'de de büyümelerini hızla sürdüreceklerini söyledi. Şirket, 2011'de 338 yeni mağaza açtı ve toplam mağaza sayısını 3 bin 289'e çıkardı.

 

"Şu an ise mağaza sayımız 3 bin 345'e ulaştı. Bununla yetinmeyeceğiz. Bu yıl toplamında 400 yeni mağaza açacağız. Türkiye'deki toplam mağaza sayımız ise 3 bin 700'ü bulacak." dedi. Yıl için 5 de yeni depo açacaklarını kaydeden Dortluoğlu, "Tüm bunlar 2 bin 300'e yakın yeni istihdam anlamına geliyor." dedi. Geçen yıl 183 milyon TL yatırım yaptıklarını kaydeden Dortluoğlu, bu yıl ise 300 milyon TL yeni yatırım planladıklarını ifade etti. Bunun 25 milyon TL'si Fas, geri kalan kısmı ise Türkiye içinde yapılacak. BİM, Deloitte'un 2012 için hazırladığı perakende raporuna göre, dünyanın en büyük 250 perakende şirketi içinde 194. sırada yer almıştı. Aynı raporda 2005-2010 arasında ortalama yüzde 31 büyüme ile 'gelişme sıralamasında' 7. sıraya yerleşen şirket, katma değer oluşturma kategorisinde ise 2. sıraya oturarak dikkat çekmişti. Şirket, Brand Finance'ın yeni açıkladığı dünyadaki markaların değerlerine ilişkin araştırmada da 1,2 milyar TL'lik değeri ile Türkiye'nin 'en değerli 10. markası' olarak dikkat çekti.

Satıştaki marketlerle ilgilenmiyoruz

BİM İcra Kurulu Üyesi ve operasyonlarından sorumlu yöneticisi Galip Aykaç, 2011 yılında Şok'un Ülker'e satıldığını hatırlatarak, "Bir iki yıl benzer gelişmeler yaşanacağını bekliyoruz." dedi. "Şok'un satışı sizin işinizi zorlaştırır mı?" sorusuna, "Şok bizim için satılmadan önce de rakipti." cevabını veren Aykaç, ''A101'in de bu yıl satışı söz konusu. İlgileniyor musunuz?" sorusuna, "Biz satışlarla ilgilenmiyoruz ama sektörde konsolidasyon bekliyoruz." dedi. Aykaç, 2012'nin zor bir yıl olacağı beklentisi ile ilgili olarak da, "Ülke ekonomisi ile ilgili çok karamsar söylentileri biz de duyuyoruz. Fakat geride kalan iki ay, söylenenleri desteklemiyor." diye konuştu.

Cirosu 8,2 milyar liraya çıktı

Türkiye'de meyve suyu pazarının büyüklüğü 1 milyar dolar olarak ölçülüyor. Geçen yıl cirosunu 6 milyar 574 milyon TL olarak açıklayan BİM, rakamı yüzde 24,6 artışla 8,2 milyar TL'ye çıkardı. Aşağı yukarı bir meyve suyu endüstrisi kadar ciro artışı sağlayan şirketin, net kârı da yüzde 22 artışla 299 milyon TL'ye yükselirken, net kâr marjını ise geçen yıl ile aynı oranda yüzde 3,7'de tuttu. Gelirlerin ve kârın artmasına rağmen net kâr marjını geçen yıl ile aynı oranda tutmalarını, şirketin finansal operasyonlardan sorumlu yöneticisi Haluk Dortluoğlu, şu sözlerle açıkladı, "Net kârımızın yükselmesine sattığımız ürünlerin fiyatlarını düşürerek izin vermiyoruz."


ARİF BAYRAKTAR İSTANBUL   - Zaman

Sayfa 3 / 28