Sanat Yönetmenliğini Çelikkol'un Yaptığı Filme Ödül

Perşembe, 29 Haziran 2017 16:58 Facebook'ta Paylaş

Derya Celikkol PortreBy Jimmy Cüneyt Gürkan - 2011 yılından beri New York’ta yaşayan Ankara doğumlu Derya Çelikkol'un sanat yönetmenliğini yaptığı Chains of Freedom filmi, Texas'ta en iyi kısa film ödülünü aldı. Geçtiğimiz günlerde ABD ve Türkiye’de vizyona giren Amerika'daki Türk oyuncular ve yapımcı tarafından çekilen 'New York Masalı’nda Derya karakterini canlandıran Çelikkol'un, sanat yönetmenliğini yaptığı Chains of Freedom (Özgürlüğün Kelepçeleri) filmi de Amerika’daki film festivallerinde gösteriliyor. New York Üniversitesi Tisch Sanat Fakülte’sindeki Experimental Theatre Wing (Deneysel Tiyatro)’e kabul alan ilk Türk öğrenci olan Çelikkol, okul kariyeri boyunca hem okulda hem de Off-Broadway’de birçok ünlü yönetmenle çalıştı. Oyunculuk yaptığı oyunlar Times Gazetesi’nde eleştiriler aldı ve filmleri önemli festivallere gitti. 2015’te yüksek onurla mezun olduktan sonra, oyunculuğun yanında sanat yönetmenliği yapmaya başladı. Kısa zamanda birçok projede yapım tasarımcılığı ve sanat yönetmenliği yaptı ve bu filmlerle birçok film festivaline gitti. En son kendi yazıp yönettiği Chains of Freedom filmi için festivalden festivale koşuyor.  

Çelikkol sorularımızı cevaplandırdı:

Uzun bir süre oyunculuk yaptıktan sonra sanat yönetmenliğine geçişiniz nasıl oldu?
New York Üniversite’sinden mezun olurken BITE isimli bir oyun yazıp yönetmiştim. Bu süreçte sahne ve kostüm tasarımına ne kadar önem verdiğimi ve tasarım yapmaktan ne kadar hoşlandığımı anladım. Birkaç filmde sanat departmanında çalıştıktan sonra bu filmlerin sanat yönetmenleri beni başka işler için önerdiler ve kısa zamanda sanat yönetmeni olarak çalışmaya başladım. Cannes Short Film corner’a seçilen filmlerden küçük bütçeli öğrenci filmlerine kadar birçok filmde çalıştım. Sanat yönetmenliğininin önemini filmlerde çalıştıkça daha çok anlıyorum. Bütçe ne kadar küçük olursa olsun iyi bir iş çıkarmak sanat yönetmeninin elinde. Hatta bazen her istediğin şeyi alamamak daha yaratıcı ve özgün çözümler bulmayı sağlıyor.

Bize sanat yönetmenliğinden bahseder misiniz?
Bir sanat yönetmeni, yönetmenin vizyonu doğrultusunda kadrajda görünen her türlü detaydan sorumlu. Set tasarımından, kostümlere, aksessuarlara kadar. Eğer film belli bir zaman periyodunda geçiyorsa, herşeyin bu zamana uygun olmasını sağlayan kişi de sanat yönetmeni.

Chains of Freedom (Özgürlüğün Kelepçeleri) filminizin konusunu kısaca anlatır mısınız?
Film, distopik bir okulda geçiyor. Bir savaş zamanında geçen filmdeki bu okulda erkek öğrencilere sadece elektrik öğretiliyor, kız öğrencilere de bebek bakımı ve ilk yardım. Yani yaşamı devam ettirmek dışında hiçbir ekstra aktivite yapmıyor bu öğrenciler. Kızlar ve erkeklerin farklı binalarda ders gördüğü bu okulda bir bombalama sonucu kız binası kullanılamaz hale geliyor ve kızlar erkeklerle aynı sınıfta ders almaya başlıyorlar. Bebek bakımı ve ilk yardım dışında başka şeyler de öğrenmek isteyen Kay, sınıfta elektrik tellerinden küçük bir kuş yapmış olan Ash’le tanışıyor ve bu iki öğrenci okuldan kaçma planları kuruyorlar

Film için bu distopik okulda bir sınıf oluşturmanız gerekti. Bu filmdeki sanat yönetmeni olarak deneyiminiz nasıldı?
Bu filmin yapım tasarımı benim için çok önemliydi. Bunun için birçok farklı Prop Merkezi’ne gidip, aklımdaki okula uygun mobilyalar ve aksesuarlar topladım. Çekimden bir gün önce odanın duvarlarını boyayıp, biraz da eskittim film savaş zamanında geçtiği için. Önce çekim planına göre mobilyaları yerleştirdim sonra da farklı yerlerden topladığım yüzlerde aksesuarı odanın farklı yerlerine yerleştirdim.



Filmde sanat yönetmenliğinin yanı sıra on çocuğu yönettiniz. Çocuklara çalışmak zor muydu?
Evet. Çocuklar birlikte olunca konuşmak, oynamak istiyorlar haklıca. Onlara çekimlerin kurallarını anlatmak, sessiz olmalarını ve kameraya bakmamalarını sağlamak baya zor oldu. Ama başroldeki iki oyuncum Burke Brickner ve Bridgette Carly Marsh çok profesyoneldi. Oyunculuklarına ve olgunlarına hayran kaldım.

Filminiz birçok film festivalinde gösterilecek ve Texas Ultimate Shorts Festivali’nden “En İyi Öğrenci Filmi” ödülü aldınız. Başarınızı neye borçlusunuz?
Evet festival kabulleri beni çok sevindirdi çünkü bu filme gerçekten çok emek verdim. Senaryosunu yazarken olsun, seti tasarlarken, oyuncuları seçerken her şeyin mükemmel olmasını istedim ve çok da yaklaştığımı düşünüyorum. Texas Ultimate Shorts gibi senelerdir yapılan ve prestijli bir festivalden ödül almak beni çok gururlandırdı. Bence filmin başarısının en büyük nedeni herşeyin en küçük detayına kadar düşünülmesi ve detaylı bir şekilde planlanmasıydı. Sanat yönetiminde hazırlık ve planlama çok önemli!

Derya karakterini canlandırdığınız New York Masalı Türkiye’de ve ABD'de sinemalara girdi. Bu filmde çalışmak nasıl bir deneyimdi?
Amerika’da Türklerle çalışmak çok güzel bir deneyimdi. Filmin Türkiye’de vizyona girmesi de çok güzel bir duyguydu. Arkadaşlarımın, ailemin, tanıdıklarımın filmle ilgili yorumlarını duymak çok gurur vericiydi. O sırada Türkiye’de olmayı çok isterdim ama başka bir filmde sanat yönetmenliği yaptığım için gidemedim. Ama neyse ki New York’da Museum of the Moving İmage’da bir gala yapıldı New York Masalı için. Bu galada ilk defa tüm oyuncular ve üç yüz kişilik bir salonda misafirlerimizle filmi izlemek, onların kahkahalarını duymak ve filmden çıktıktan sonra gülen yüzlerini görmek beni çok mutlu etti.