5 Bin Kişiye İstihdam Sağlayan Amerikan Sermayesi Ona Emanet

Salı, 11 Temmuz 2017 11:01 Facebook'ta Paylaş

IMG 3645By Jimmy Cüneyt Gürkan – Gerçek bir Cinderella hikayesi Sezgin Baran Korkmaz’ın hayatı. Kars’ın Digor ilçesinde doğdu. 7 yaşında ayakkabı boyacılığı yaptı. İstanbul’a geldiğinde banklarda yattı. Bulaşıkçılık yaptı. Çalıştığı restoranda artık yemekleri yedi. İş hayatına sermayesiz başladı. SBK Holding’in 39 yaşındaki patronu Sezgin Baran Korkmaz, bugün 5000 kişiye istihdam sağlıyor.
Korkmaz’la, yıllar önce 100 metre ilerisinde ayakkabı boyacılığı yaptığı Beylerbeyi’ndeki yalısında buluştuk. Dobra konuşmayı, düşüncelerini direkt olarak anlatmayı sevse de konuşmalarından burjuva ve beyaz yakalılara karşı tepkili bir kişiliği olduğu ortaya çıkıyor. ‘’Pek çoğunun ömürlerinde görmediği parayı ben bir yılda hayır olarak dağıtıyorum,’’ diyor.



Girişimciliğe madeni yağ fabrikası satın alarak başlayan Korkmaz, 21 Mayıs 2016’da oğlunun sünnet düğününde misafirlerden toplanan 1 milyon 870 bin lirayı okul yapılması için Kars valiliğine bağışladı. Kars’ın Digor, Arpaçay, Susuz ve Kağızman ilçelerinde 5 bin öğrenciye kışlık kıyafet dağıttı. Son olarak Capital Dergisi tarafından yayınlanan Türkiye'nin En Hayırsever 50 ismi arasında 129,8 milyon lira bağışla dördüncü sırada yer aldı. Suriyeli mültecilere 20 milyon dolar bağışta bulundu. 27 şirketi iflasın eşiğinden kurtaran SBK Holding, bu şirketlerden 14’unu mali yapılarını güçlendirerek yeniden sattı. Biofirma İlaç, Münir Şahin İlaç, Bukombin satın aldığı firmalardan. ABD merkezli Washakie Renewable Energy, Noil Energy Group ve bu grupların Türkiye’deki yöneticisi olarak faaliyet gösteriyor.

Peki nasıl oldu da, parasız olduğu için minibüse kaçak bindiği günlerden özel jetlerle yolculuğa, boyacılık yapan bir çocukluk macerasından sonra Türkiye’de en çok yatırım yapan Amerikalı şirketlerden birinin başına geçti? Latter-day Saints- ‘Son Zaman Azizleri’ olarak da bilinen dini grup Mormonlar ve ABD’li Noil Energy’nin 1 milyar doları aşan Türkiye yatırımlarına yön verme hikayesi nasıl başladı? Kendisi, ‘’ Mormonları kapımıza şans getirdi,’’ diye açıklıyor. O şansa inanmayanların da kendisine karşı önyargılı olduklarını iddia ediyor. ‘’Kars’ın Digor şehrinden biri nasıl oluyor da bu kadar imkana ve maddiyata sahip oluyor,’’ sorusu en çok karşılaştığı soru. Korkmaz’ın iş serüveninin şans mı, talih mi, kader mi, olduğunun devamını röportajda okuyabilirsiniz.

Sizin ağzınızdan SBK kimdir kısaca alabilir miyiz? Amerika'daki okuyucalırımız belki de sizi hiç duymadı.
SBK Holding 5000 üzerinde çalışanı olan, stressed asset management kökenli sanayi yatırımları yapan bir şirket. Bankalardan kapanmış olan, değerli gördüğümüz tesisleri satın alıyoruz. Operasyonlarını geliştirerek, yeniden faliyete geçirerek, marka haline getiriyoruz ve satıyoruz. Fonlamamız Utahlı Mormon bir aileye ait. Türkiye’de 1 milyar doların üstünde yatırımları var. Türkiye’de yatırım yapan ABD şirketleri içinde en büyük 2. Şirket. 8 yıldır beraber çalışıyoruz..

İlaç, enerji, turizm, havacılık sektörlerinde faliyet gösteriyorsunuz. ABD ile de ciddi ticari ilişkileriniz ve yapılanmanız var. SBK Holding hangi sektörlerde yoğunlaşıyor?
Batan her endüstri ile ilgileniyoruz.

Hayat hikayeniz de çok enteresan. Geçmişten bugüne yolculuğunuzu birkaç cümle ile alabilir miyiz?
Şükür ediyorum, şükürle başlıyoruz ise. Paramız yokken, dolmuşa kaçak binerken de şükrediyorduk. Şimdi kendi jetimize binince de şükrediyoruz. Çok büyük hayallerimiz yok çünkü hayalin, ufkun sonu yok, şükrediyoruz. Allah da bize daha fazlasını veriyor. İstanbul’a ilk geldiğimde ayakkabı boyuyordum. Görmüş olduğunuz Beylerbeyi İskelesi’nde ayakkabı boyuyordum. Hayat böyle bir şey, şimdi 5000 kişiyi yönetiyorum. 1000 öğrenciye burs veriyorum. Türkiye’de 7 tane okul yaptırdım. İki tane yurt yaptırdım. İki gün sonra Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Ursula Müller misafirim olarak Türkiye’ye gelecek. Suriye ve Irak bölgesinde okullar yaptırıyorum. Kazandığımızı onlar için harcıyoruz, bunu da birileri görüp bize daha çok yardım ediyor.

İş hayatında başarının en önemli 3 anahtarı nedir?
Mücadele etmek, azim ve doğruluk.

Türkiye ABD ticaretinde farklılılar, benzerlikler nelerdir?
İkisi birbirinden çok zıt ülkeler. Şu anda ülkemiz stabil bir ortamda değil, ülkemizde hukukun üstünlüğü, adalete ABD’li çok fazla güvenmiyor şu dönemde, bu nedenle yatırımcı OHAL’in kalkmasını istiyor, bizde ''Bekleyin Türkiye stabil hale dönecek,'' diyoruz. Tabi ABD’deki demokrasi yapısı ile Türkiye’deki demokrasi yapısı da birbirinden çok farklı. Orda (Washington DC) büyükelçiliğin önünde olanların, daha devletçi gözle bakılıp, daha soğukkanlı bir şekilde çözülmesi gerektiğini o gün sayın büyükelçimize de söylemiştik Serdar bey’e. Ogün kahraman gibi görebilirdik olanları ama bugün cezasını çekiyoruz. Bizim bir memurumuzun orda yakalama kararının çıkması üzücü. Ordan bakınca burası, burdan bakınca orası farklı bir durumda. Bizim için zorlu bir döne mama asılmayacak bir dönem değil.

ABD ve Türkiye’de sizce fırsatlar hangi alanlarda?
Fırsatlar enerji alanına dönecek. Enerji, inşaat büyük bir kırız içinde Türkiye’de. Enerji, inşaat ve madencilik şu anda alınıp, 3-4 sene içinde çok cazip hale getirilebilir işler.

ABD'de Utahlı Mormon bir aile ile tanışıklığınız ve işbirliğiniz var. Bize bundan bahsedermisiniz?
Mormonların hikayesi Türkiye’de çok bilinen bir oluşum değil. Dedim ya size, hep şanslıyımdır, şans getirdi kapımıza Mormonları, kapımızı çaldılar, şansla geldiler. Mormonlar aslında insanlara çok fazla güvenmezler. Dışa çok açık bir toplum değillerdir. Bildiğim kadarıyla bir bizle bir de Malezya’yla ilişkileri ve yatırımları var. Onun dışında fazla yatırımları yok. Kendi bölgelerini büyütmekle ilgililer. Yenilenebilir enerji sektöründeler ve sınırsız paraları var. Amerika’nın ekonomik olarak en önemli ailelerinden biri.

Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ticari geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Çok daha iyi ve verimli görüyoruz. Orta Doğu’daki politik belirsizlik ortadan kalkacak. Libya oturmaya başladı, Suriye oturacak, yeni haritalar oluşmaya başlıyor. O bölgenin gazı alınacaktır.

SBK Holding olmasaydı dünyada ne eksik olurdu?

Küçükte olsa bir mutluluk eksik olurdu.

Bizimle size ticari yönden etkileyen çok önemli bir başarısızlığınız paylaşır mısınız?

Hiç hayatımda olmadı. Olmasını ister miydim? İsterdim ama…ben başarısızlığa inanmıyorum. Başarısızlık diye bir şey yok. Siz mutlaka bir çözüm bulursunuz. Mutlak bir çözüm var. Ego yaparsan tabi çözüm olmaz.


Hakkınızdaki en büyük önyargı nedir?
Yoksul bir aileden gelmek. Çünkü yoksul bir aileden geliyorsan üniversite okumamışsın. Deden zengin değilse kendi varlığını ispatlamak için senin çaba göstermen gerekiyor. Ben hiç umursamıyorum ama görüyorum adam kendisi varlıklı bir babadan geldiği için size çekemiyor, hazmediyor. İyi bir aileden gelmiş, üniversite okumuş, yabancı dil biliyor ama adam 10 kişi yönetemiyor. Ben 5 bin kişi yönetiyorum. Adamın hayatı boyunca göreceği parayı ben bir yılda bağış yapıyorum. Kafasında 50 milyon tane soru işareti yapıyor. Bu adam İngilizce bilmiyor ama East West Institute’un bölge başkanı, ayın beşinde Azerbaycan Ulaştırma Bakanı gelecek Kars’ta yaptığımız Türkiye’nin en büyük lojistik merkezini görecekler. Adam diyor ki ‘’Bunlar Kars’tan geldi Digor’dan.’’ İnsanların kafasında bir sürü soru işareti. Artık vazgeçtim bu soru işaretlerini boş verdim. Çözmeye gerek yok, kendi dertlerini kendisi yaratsın kapattım konuyu.

5 sene sonra kendinizi ve SBK holding nerde konumlandırıyorsunuz?
Ben sadece finansal holding olmak istiyorum. Şu anda onla ilgili Türkiye’de bir banka almaya çalışıyoruz. İnşallah yıl sonuna kadar bankanın lisans alım işini halledersek, sadece finansal işlemler yapan bir finans holding olacağız.

ABD ve New York deyince size neyi ifade ediyor?
Tabi Amerika deyince güven hissi veriyor, kendinizi orda güvende hissedebiliyorsunuz. Hiç bir şeye ihtiyaç duymadan, sokakta bile yatsan güven duyabiliyorsun. Ülkemle arasındaki fark o. Hukuk sistemi işliyor, bunlar tabi ki güzel şeyler. Benim yaşama istediğim şehir New York değil tabi ki. New York, İstanbul’un keşmekeşinden farklı değil. Keşmekeş enerjisi var. Belki 20-25 yaşında söylesek benim için NY vazgeçilmezdi. Ben 2001 yılında ilk kez vize başvurusuna gittim. Bana, ‘’Niye gidiyorsun,’’ dediler. ‘’Fırsatlar ülkesine gitmek istiyorum,’’ dedim. Ret ettiler. ‘’Niye ret ettiniz,’’ dedim. ‘’Senin ülken de fırsatlar ülkesi,’’ diye cevap verdi. Şimdi Amerikan pasaportum var.

En beğenmediğiniz huyunuz nedir?
(Uzun bir süre düşünüyor ilk defa) Çabuk karar değiştirebiliyorum. Çok hızlı karar veriyorum ve çok hızlı da karar değiştirebiliyorum. Çok hızlı karar vermek iyi de, çok hızlı karar değiştirmek bazen kötü.

Önümüzdeki dönemde ne tür projeleriniz sizi heyecanlandırıyor?

Şu anda kafamdaki mülteci finansmanı işine gireceğim, yani ne demek bu mültecileri fonlamak. Çok büyük bir problem, mültecilerin yaşadıkları kamplar oluşturmak, kampların finansmanı, ulaşım maliyetleri, yani savaş finansmanı, dünyada yapan kimse yok, savaş bölgelerinde yapılanma finansmanı sağlayacağım.

Okurlarımıza bir mesajınız varmı?
Türkiye’deki topluma ABD’yi düşman görmemelerini söylüyorum. Ordaki Türk kardeşlerimizi de biraz düşünsünler. Biz uçağa binip geri dönüyoruz ama ordakiler orda kalıyor. ABD’deki Türk toplumuda çok bölüşmüş durumda, orda kendi aramızda birlik olamazsak ABD’nin bizi güçlü bir toplum olarak görmesi zor. İnsanların birbirime daha güvenip, daha birbirini sahiplenmesi gerekiyor.