26 Mart 2017

 

Türk Göçmenlerin Marko Paşası

Pazartesi, 10 Mayıs 2010 19:44 Facebook'ta Paylaş
11 Nisan 2010’da Türklerin yazıştığı bir forum sayfasına daha önce benzeri yüzlerce yazılmış emailden biri daha düşüyor: “Bugün Pazar ve benim önemli bir konu hakkında Arda Bey'e ulaşmam gerekiyor. Kendisi daha önce bir mesajda cep telefonunu vermişti diye hatırlıyorum ama bulamadım. Eğer kendisine bugün ulaşabileceğim bir numara varsa ve birileri bana iletebilirse çok memnun olurum. Belki kendisi de bugün bu mesaji görebilir mi bilmiyorum...” Emaili okuması istenen kişi Avukat Arda Beşkardeş. Yukarıdaki emaillerin sebebine bakmadan önce Beşkardeş'in kısaca kariyer öyküsüne dönelim. Hayali diplomat olmaktı. 1989 yılında Atatürk Anadolu Koleji’ni bitirdikten sonra diplomat olmanın ön şartlardan bir olan Mülkiye’ye yani Ankara Siyasi Bilgiler Fakültesi’ne gitti. “Önce Mükiye sonra Türkiye” diyenlerdendi, ama diplomatlığın yaratılışına çok uygun olmadığının farkına varması zaman almadı. “Özgürlüğüme düşkün biriyim. Dikbaşlılığımın başıma iş açacağını bildiğim için bu haylimden vazgeçtim,” diyor.

ABD ile üniversite ile yıllarında tanıştı. AFS bursu ile Houston’a geldi. Sonra Ankara’ya üniversiteye geri döndü. Üniversitede okuduğu yıllarda bisiklet tamirciliği, tiyatro oyunculuğu, DJ’lik, ahçılık, fotoğrafçılık, reklamcılık gibi bir dizi iş tecrübesine sahip oldu. ABD’deki kişisel yetenek testlerinde hukuk alanının çıkmasının bir tesadüf olmadığını düşündü. 1994 yılında Ankara’da Amerika'da hukuk fakültelerine kabul testi olarak tanımlanan testlere girdi. Sınavı kazandı ve ABD’de dört farklı okula başvuruda bulundu. Burslu olarak Memphis Üniversitesi’nden kabul aldı. 1995 yılında girdiği okula üç yılda J.D. (Juris Doctor) alarak mezun oldu.

Tennessee eyaletinin barosuna kabul edildi. Mezun olduğu okulun hukuk danışmanlığı ile göreve başladı. Göreve başladığı yıllarda da ücretsiz olarak kendisinden yardım talebinde bulunan Türklere danışmanlık vermesi o yıllarda başladı.

Arda Beşkardeş halen günde göçmenlikle ilgili sorunu olan 40’a yakın kişiden email alıyor.  Zamanı ölçüsünde beş-altısının sorusuna cevap veriyor. Avukatlık firmalarının ortalama 100-200 dolar arası danışmanlık ücreti aldığı varsayımından hareketle, günde 600-1200 dolar arasında bir halk hizmeti verdiğini söylüyor. ABD’deki Türklerin haberleştiği email gruplarında Arda Beşkardeş’e göçmenlikle ilgili her türlü sorularını iletip ısrarla cevap bekleyenlerle dolup taşıyor.

Beşkardeş, altı yıla yakın zaman Memphis Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’nde ticaret hukuku dersleri verdi. Kuzey Amerika’nın en büyük avukat firmalarından Siskind Susser’de çalışmaya başladı. Kariyerinde tıp, eğlence, ticaret alanlarındaki göçmen hukuku alanında uzmanlaştı. 2005 yılında Memphis’ten New York’a taşındı.

Siskind Susser firmasının New York ofisini büyüttü. Başlangıçta akademisyen ve doktorların göçmen hukuku alanından yoğunlaşan atom bombasının yapıldığı Oak Ridge’in de aralarından bulunduğu pek çok eğitim kurumunun hukuk danışmanlığını yapan Beşkardeş, New York’a yerleşmesiyle birlikte eğlence, müzik ve moda dünyasında yoğunlaştı. Aralarından BBC Amerika, Ford, Naomi Campbell, Kate Moss, Donald Trump gibi eğlence, film ve müzik endüstrisindeki ünlü şirket ve isimlerin göçmenlik konularında hukuk danışmanlığını yaptı.

Profesyonel olarak çalıştığı şirketten ayrılıp kendi firmasını da Eylül 2006 yılında kurdu. New York ve çevresinde Türk avukat sayısının artması pazar anlamında bir sıkıntıya yol açar mı? Beşkardeş, ABD’de 450-500 bin civarında Türk yaşadığını, sadece Türklerin göçmenlik hizmetlerinin karşılanarak pazarda varolabileceğini savunuyor. ABD’deki Türklerin yarısının hala göçmen avukatlarına ihtiyaç duyduğunun altına çizen Beşkardeş, “Türk toplumunda kulaktan dolma bilgilerle hareket etme, şehir efsanelerine inanma eğiliminin fazla olduğunu gördüm. Bunun önüne geçmek içinde günde bana gelen emaillerin hepsine cevap vermeye gayret ediyorum. Forumlarda insanların sorularına cevap veriyorum. Kimsenin ekmeğine mani olmuyorum, cevaplarımla en azından bir insanın bile yasal anlamda hayatının kurtulmasına vesile oluyorsam ne mutlu,” diye konuşuyor.