30 Mayıs 2017

 


E-Ticaret Şirketlerine Can Simidi Geliyor: ‘’ShippingTiger’’

E-posta Yazdır
TURK AVENUE OZEL -  Amerika İstatistik Bürosu’nun Mayıs 2013’te yayınladığı bültene göre 2011’de üretim yapan şirketlerin e-ticaret yoluyla yaptıkları gönderilerin toplamı bir önceki yıla göre yüzde 15.3 artış göstererek 2.7 trilyon dolara ulaştı. Bir başka deyimle üreticilerin yaptıkları toplam 5.5 trilyon dolarlık gönderinin yarısını e-ticaret gönderi kanalıyla müşterilere ulaştırdı. Yine 2011’de servis sektöründeki hizmetlerin e-ticaret siteleri üzerinden ulaştığı ciro 346 milyar dolara, perakende sektörünün de 194 milyar dolara ulaştı. Amerika’da iş yapan pek çok kişi yakınen tecrübe etme imkanına sahiptir ki, işin önemli bir bölümünü paket ve kargo gönderileri oluşturur. Her şirketin mutlaka Fedex, UPS, DHL, TNT veya USPS hesapları vardır.  Gönderi sektörünün devasa olduğu sektörde müşterilerin işlerini kolaylaştıracak yeni girişimlerle Türk girişimciler de isimlerinden söz ettirmek istiyor.  Bunlardan biri de Technoline şirketinin üzerinde çalıştığı ‘Shipping Tiger’ projesi. Amazon, eBay gibi ortamlarda online satış yapan Technoline müşterilerine ayda 50 binden fazla gönderi yapıyor. Kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak geliştirdikleri yazılım ile de gönderi yapan tüm e-ticaret sitelerinin ihtiyaçlarını tek bir programla gidermeyi hedefliyor.

Kuru Meyvenin Yeni Yüzü Doktor Öz

E-posta Yazdır
Türk üzüm, kayısı, incir ve Antep fıstığının tanıtımında dünyaca ünlü kalp ve damar cerrahı Mehmet Öz'ün yer alacağını bildirildi. Ege İhracatçı Birlikleri'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kuru Meyve Tanıtım Grubu, ABD'da bulunan üyeleri Osman Öz ve Birol Celep aracılığıyla Mehmet Öz'e tanıtım atağında işbirliği teklifinde bulundu. Teklife olumlu yaklaşan Öz'ün temmuz ayında Türkiye'ye geleceği ve kuru meyve tanıtımı konusunda yol haritası çıkarılacağı dile getirildi. Kuru Meyve Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Eli Alharal, Mehmet Öz'ün dünya genelinde sağlıklı yaşama önem veren yüz milyonlarca insanın tüketim tercihlerini değiştirebilecek yönlendirici bir gücünün olduğunu belirtti.

New York'un Yeni Türk Mekanları

E-posta Yazdır
Turk Avenue Özel - Dünyanın en gözde yeme-içme mekanlarının bulunduğu New York'ta, açılan, kapanan mekanları bir birini kovalarken yeni Türk mekanları müşterilerine kapılarını açmaya devam ediyor. Turco Mediterranean Grill, 7Spices, Enfes Turkish Food New York'un yeni mekanlarından. Son bir yıl içinde kapanan mekanlar arasında ise Aegean Turkish Cuisine, Cigkoftem, Eat & Go Istanbul gibi mekanlar yer alıyor. 

New Jersey'nin En Eski Türk Restoranı ve Pastanesi Kapandı

E-posta Yazdır
Turk Avenue - New Jersey'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı şehirler arasında yer alan Cliffside Park'ta 1985 yılından beri faaliyet gösteren Türk ahçı Nazmi Çardak'ın sahibi olduğu Kervan Middle Eastern Cuisine restoran kapandı. Lawton St. üzerinde bulunan mekan Dayı'nın Yeri  diye bilinen restoranla birlikte bölgedeki en eski Türk mekanlarından biriydi. Kervan, 30 yılı aşkın süredir sayısız mekan açan Çardak'ın en uzun süre açık kalan mekanıydı.

New Jersey'nin En Eski Türk Restoranı ve Pastanesi Kapandı

E-posta Yazdır
Turk Avenue - New Jersey'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı şehirler arasında yer alan Cliffside Park'ta 1985 yılından beri faaliyet gösteren Türk ahçı Nazmi Çardak'ın sahibi olduğu Kervan Middle Eastern Cuisine restoran kapandı. Lawton St. üzerinde bulunan mekan Dayı'nın Yeri  diye bilinen restoranla birlikte bölgedeki en eski Türk mekanlarından biriydi. Kervan, 30 yılı aşkın süredir sayısız mekan açan Çardak'ın en uzun süre açık kalan mekanıydı.

''Vakıfbank Amerika'da Türk Girişimcisinin Yanında''

E-posta Yazdır

Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, Vakıfbank'ın Amerika'da Türk girişimcisinin her zaman yanında olduğunu ve Türk toplumu ile birlikte büyümek istediklerini söyledi. Bankacılık sektörünün 2001 yılı krizinden gerekli dersleri çıkararak 10 yılı geride bıraktığını ve 2008 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan krizden yara almadan çıkılmasının alınan ciddi tedbirler ile gerçekleştiğini söyledi.

Evden Çalışılması Mümkün 10 İş

E-posta Yazdır
Esra Öziskender - Merhaba Arkadaşlar, işsizliğin doruk noktasına ulaştığı şu günlerde iş bulmanın bir başka alternatifi de evden çalışmak. Ayrıca işsizlik oranından bağımsız olarak evden çalışmayı tercih eden birçok iş arayan da bulunmakta. En büyük sebep esnek çalışma saatleri, bir ofise bağlı kalmama, yol masrafından tasarruf etme, çocuklu ev hanımları için çalışma saatlerini düzenleyip çocuklarıyla daha fazla vakit geçirebilme olanağı, öğrenciler için hem okuyup hem gelir elde etme aracı, part-time (yarı-zamanlı) çalışanlar için de gelirlerini yükseltme olanağı sağlamasıdır. Evden çalışmaya en çok talep olan işleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

KOSGEB Heyeti Amerikan Pazarında Yeni İş İmkanlarını Araştırdı

E-posta Yazdır

 

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanı (KOSGEB) Mustafa Kaplan, beraberinde 30'a yakın işadamıyla, ülke pazarında yeni bağlantılar kurmak amacıyla ABD'yi ziyaret ettiAmerikan Türk Ticaret Odası'nın (ATCOM) verdiği bilgiye göre, 5 gün süren gezi çerçevesinde, başta enerji ve sağlık olmak üzere farklı sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirildi.

 
ATCOM ve KOSGEB'in birlikte organize ettiği ticaret gezisi, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli sanayici ve adamlarının, ABD pazarında, sektörleriyle ilgili yeni bağlantılar kurması hedeflendi.
 
Kendi sektörlerinde öncü pekçok işadamının da katıldığı geziye ilişkin bilgi veren ATCOM Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Mustafa Tuncer, heyetin, başta Washington DC olmak üzere Philadelphia, New Jersey ve New York bölgesinde temaslarda bulunduğunu belirtti.
 
KOSGEB bünyesinde ABD'ye gelen adamlarına ATCOM tarafından, ABD şirketler hukuku, sağlık, gıda ve yazılım sektörleriyle ilgili brifingler verildiğini kaydeden Tuncer, heyetin Rutgers Üniversitesi Gıda Geliştirme Merkezini, Enerji Kompleksini ve New Jersey Teknoloji Konseyi gibi önemli yerleri de ziyaret ettiğini söyledi.
 
Tuncer, bölgedeki ABD'li ticaret odalarının yetkilileri tarafından da yakından takip edilen programa ilişkin, ''Bu kadar sayıda adamının KOSGEB bünyesinde böyle bir gezisi düzenlemesi, Amerikalı meslektaşlarımız tarafından adeta bir çıkarma olarak değerlendirildi'' dedi.
 
KOSGEB'in, Türkiye'deki küçük ve orta boy işletmelerin, dünya pazarındaki rekabette daha fazla söz sahibi olabilmeleri için yaptığı çalışmaları yakından takip ettiklerini belirten Tuncer, bu ziyarette KOSGEB'in küresel pazarda söz sahibi olması yönündeki vizyonu ile ATCOM'un sanayici ve adamları arasında köprü olma misyonunun açık ve net bir şekilde göründüğünü söyledi.
 
Yüzen restoranda resepsiyon
 
Bu arada 5 gün süren ticaret heyetinin ziyareti New York'ta yapılan resepsiyonla son buldu. Hudson Nehri üzerinde Cornucopia adlı yüzen restoranda düzenlenen resepsiyona New York Başkansolosu Levent Bilgen, Ticaret Ataşesi Ahmet Canlı, ATCOM Başkanı Prof. Dr. İhsan Işık, KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı yetkilileri ve çok sayıda adamı katıldı.
 
Resepsiyonda bir konuşma yapan ATCOM Başkanı Prof. Dr. Işık, Türk adamlarının çıkarlarına büyük önem verdiklerini anlattı. ATCOM olarak son 2 yıl içinde 200'den fazla adamını ABD'de ağırladıklarını vurguladı. KOSGEB'le birlikte düzenlenen söz konusu programın, ABD'de yaşayan Türk adamları ve Türkiye'deki adamları arasında da sağlam köprüler kurulmasına vesile olduğunu söyledi.
 
Işık, ''Amerika'nın bu hafta Washington'daki gündemi Türk adamlarıydı. Burada yapan ülkeler, küresel seviyede başarının adımlarını atmaktadır. Dünyanın şu an en büyük ekonomisine sahip olan Çin bunun en büyük örneğidir'' diye konuştu.
 
''ABD çıtasını yükselttik''
 
Konuşmasında kurumlarını tanıtıcı bilgi veren KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan da, ''Sadece Washington ayağıyla kalmak istemedik. ATCOM sayesinde birçok eyalette çeşitli kurum ve kuruluşlarla ticari görüşmelerde bulunduk. İleriye yönelik eşleştirme modeli adında bir proje hedefliyoruz. 'Kazan kazan' ilişkisine dayanan bir yönlendirme hizmeti ile KOBİ'lerin küresel pazara çıkmalarını istiyoruz. Amerika'da çıtayı yükseğe kurduk ve sizlerin desteği ile bu çıtanın her geçen gün büyümesini arzuluyoruz'' dedi.
 
''Devir ekonomi diplomasisi devri''
 
New York Başkonsolosu Levent Bilgen de günümüzde diplomasinin ekonomi üzerine yoğunlaştığını belirterek, adamlarına hitaben şunları kaydetti:
 
''Bizler bürokratlar olarak sizlerin bu ülkede rahat hareket etmeniz ve daha fazla etkin rol oynamanız için çalışıyoruz. Amerika'da daha derin ve büyük bir ayak izi bırakmakya yönelik taşları planlı bir şekilde yerine koyuyor olmalıyız. Devir ekonomi diplomasisi devri. Nasıl ki bu ülkenin başkanı diğer devletlere Boing, AT&T, Verizon gibi kendi markaları ile yapılması için tavsiyelerde bulunuyor, bizler de resmi düzeyde aynı şekilde sizleri destekleme niyetindeyiz. Diplomatlar da bu süreçte birer adamı gibi çalışmak zorundadır.''
 
KOSGEB heyetinin bugün Türkiye'ye dönmek üzere ABD'den ayrılacağı bildirildi. AA

ABD Girişimcilik Heyeti Türkiye Yolunda

E-posta Yazdır

 

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Küresel Girişimcilik Programı (GEP) öncülüğünde Amerikalı girişimciler ve genç yatırımcılardan oluşan bir heyet 29 Mayıs-2 Haziran günleri arasında Türkiye'yi ziyaret edecek. ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, heyete ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Ticaret ve İş Dünyası Özel Temsilcisi Lorraine Hariton başkanlık edecek.

 

Heyet üyeleri, İstanbul'da 32 Türk ''start-up''ının katılacağı bir planı yarışmasında jürilik yapacak, Türk girişimciler ve yatırımcılarla toplantılara ve diğer bazı etkinliklere katılacak.
 
Bakanlık açıklamasında, ABD heyeti ve planı yarışmasının, ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) ortak girişimi olan GEP-Turkey'nin bir parçasını oluşturduğu kaydedilerek, GEP-Turkey'nin hedefinin, özel sektör, sivil toplum ve hükümetten ortaklarla birlikte çalışarak Türkiye'de girişimciliğin gelişmesini desteklemek olduğu belirtildi.
 
Açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın, ''Girişimciliği destekliyoruz, çünkü yeni işler daha fazla istihdam, daha hızlı büyüme ve daha büyük inovasyon demek. 21'inci yüzyıl küresel ekonomisinde başarılı olma vizyonuna sahip hükümet yetkilileri, özel sektörden liderler ve genç girişimcileri biraraya getirmek için yeni girişimlere öncülük ediyoruz'' şeklindeki sözlerine yer verildi.
 
Clinton, Küresel Girişimcilik Programı'nın kurulduğunu 2010 yılında Washington'da yapılan Girişimcilik Zirvesi'nde açıklamıştı. Programın öncülük ettiği daha önceki heyetler, Amerikalı yatırımcıları Cezayir, Mısır, Endonezya, Ürdün, Lübnan, Fas ve Tunus'taki girişimcilerle buluşturmuştu. AA

Kent: Mücadele Şart, Durmak Yok

E-posta Yazdır

 

Coca Cola Company Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Muhtar Kent, dünyadaki bütün gelişmekte olan ülkelerin Türkiye'nin rakibi olduğunu belirterek, “Rakiple piyasada nasıl mücadele ediyorsak, o rakiplerle de aynı şekilde mücadele etmemiz lazım. Bisiklet gibi... Durduğunuz anda düşersiniz” dedi.

 

 

Kent, Turquality Vizyon Semineri'nde yaptığı konuşmada, dünyanın en değerli markasının başında olmaktan bir Türk olarak gurur duyduğunu, işinin Coca Cola'dan başlayarak tüm markalarını iyileştirmek, büyütmek, güçlendirmek, geliştirmek ve kalıcı hale getirmek olduğunu söyledi.
 
Dünyada 500 markaları bulunduğunu, 15 de milyar doların üzerinde satışı olan markaları olduğunu kaydeden Kent, kendilerine markalarının, özellikle Coca Cola'nın neden bu kadar değerli olduğunu sorduklarında, “markalara duyulan sevgiden dolayı” cevabını verdiğini anlattı. Kent, sevgi varsa markaların değer kazanmaya devam ettiğini, yaratılan gönül bağının önemli olduğunu ve çok hızlı değişen dünyada bu bağın devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Tüketicilerle markaların hep yan yana olduğunu, 126 yıllık tarihi olan Coca Cola'nın da tüketicilere hatırlamak istediklerini hatırlattığını dile getiren Kent, bu böyle olduğu sürece de sevgi bağının oluştuğunu vurguladı.
 
“İnsanlara farklı şekilde hissettirmek”
 
Markaların geçmişten mirasla geldiklerini, kendilerinin de önceki nesillerden aldıkları mirası daha güçlü hale getirmek için çalıştıklarını ve bunu gerçekleştirmenin tek yolunun da dünyanın her yerindeki insanlara farklı şekilde, yerel olarak hissettirmek ve hayatlarına anlam katabilmek olduğunu dile getiren Kent, başlangıçta her şeyin tat ile başladığını ve güçlü bağlantıyı 1982'de doğrudan vurgulamaya başladıklarını söyledi.
 
Kent, sunumun markadaki önemine işaret ederek, taklit ürünlerden ayrışmak için cam şişe dizayn ettirdiklerini, zaman içinde yeni ambalaj türleri ortaya çıktığını kaydetti.
 
Ürünlerin satış noktalarında nasıl teşhir edildiğinin de önemli olduğunu dile getiren Kent, 34 yıl önce şirkette 8 ayını kamyonların üzerinde çalışarak geçirdiğini, gittiği her yerde dükkanları gezdiğini ve her zaman yeni bir şey öğrendiğini anlattı.
 
“Marka yaratmak için sunum, tat, fiyat, pazarlama, dağıtım önemli"
 
Muhtar Kent, “Marka yaratmak için yalnız pazarlama önemli değil. Sunum, tat, fiyat, marka, pazarlama unsurları ve dağıtım önemli” dedi.
 
Afrika'da kamyonlar her noktaya ulaşamadığı için mikro dağıtım merkezleri oluşturduklarını, oradaki insanlara mikro kredi, eğitim ve danışmanlık verdiklerini ifade eden Kent, bu özel müteşebbislerin 35 bin kişiye sağladığını söyledi.
 
Coca Cola'nın özel şirketler içinde Afrika'da en fazla istihdam yaratan şirket olduğunu ve 100 bin çalışanı bulunduğunu vurgulayan Kent, büyük organizasyon olduğundan başarıyı devam ettirebilmek için her şeyi saha ve gerçek hayatın belirlemesini istediklerini belirtti.
 
Hareket kabiliyeti ve hızın çok önemli olduğunu, yeni markaya ne kadar zaman içinde, ne kadar hızlı lanse edip piyasaya ulaştırabildiklerini, ne kadar hızlı şekilde güne ve yerel şartlara uydurabilmelerinin markanın başarısında önemli unsurlar olduğunu ifade eden Kent, günümüz dünyasında seçeneğin çok önemli olduğunu, dünyada 7 bin 500'den fazla marka, 3 bin 500'den fazla ürün olduğunu, bunların yaklaşık binin de kalorisiz olduğunu söyledi.
 
“Tüketici her zaman kral ve kraliçe”
 
Muhtar Kent, “Tüketici her zaman kral ve kraliçe... Bunu hiçbir zaman marka ve pazarlamada unutmamanız gerekiyor. Onların beklentilerinin hep önünde olmanız gerekiyor. Tüketiciler ne istiyor, ne düşünüyor, bir sonraki istekleri ne olacak, bunları çok iyi anlayabilmemiz ve modern tekniklerle pazar araştırması yapmamız lazım” diye konuştu.
 
Dünyada 206 ülkede faaliyet gösteren, 700 bin sistem çalışanı, 14 milyon soğutucu, 275 yerel ortağa sahip olan Coca Cola'nın 20 milyon satış noktasına her hafta ulaştığını, 20 milyar dolar nakit akışı, 105 milyar yıllık cirosu olduğunu anlatan Kent, üzerinde çok hassas olduğu noktalardan birinin de gereksiz harcamaları kısarak markaya olan harcamaları artırmak olduğunu söyledi.
 
3 yılda 500 milyon dolar tasarruf
 
Kent, her zaman küçük büyük şirketlerde gereksiz harcama olduğunu, son 3 yılda 500 milyon dolar tasarruf yaptığını, ama bunun yeterli olmadığını belirtti.
 
Bu nedenle yeni bir tasarruf programı açıkladıklarını ifade eden Kent, “3 yıl için 650 milyon dolar tasarruf yapacağız. Bunu yapmadığınız sürece markalarınıza yakıt sağlayamıyorsunuz. Yakıt sağlayamadığınız zaman markalarınızın dünyada rekabet gücü azalıyor” şeklinde konuştu.
 
Muhtar Kent, marka gelişiminde iletişim, reklam ve pazarlamanın da önemli olduğunu ve bunları Coca Cola'nın ilk yıllardan beri iyi yaptığını anlattı.
 
Muhtar Kent, “Marka bir vaattir. Ama iyi marka tutulmuş bir vaattir. Tutulan vaat iyi bir markadır. Bu vaadi her saat her gün her hafta her sene devamlı tutmanız lazım. Burada önemli olan budur. Başarı öyküsünde kalıcılıkta en önemli şey bir iki kere tutmak değil devamlı bunu tutabiliyor musunuz?” dedi.
 
“Hem marka yaratabilir, hem marka alabilir”
 
Muhtar Kent, Türkiye'den güçlü markaların çıkabileceğini, ancak bu markaların hepsinin yolculuklarının daha başında olduğunu belirterek, başarıyı bir kere yaratmanın ötesinde bunun sürdürülebilirliği, tekrarlanabilirliğinin önemli olduğunu söyledi.
 
Dünyadaki bütün gelişmekte olan ülkelerin Türkiye'nin rakibi olduğunun altını çizen Kent, şöyle devam etti:
 
“Arjantin, Şili, Meksika, Çin, Malezya, Endonezya, Brezilya, Hindistan... Rakiple piyasada nasıl mücadele ediyorsak, o rakiplerle de aynı şekilde mücadele etmemiz lazım. Bisiklet gibi... Durduğunuz anda düşersiniz. Daha hızlı ve esnek nasıl gidersiniz, bu önemli. Çin, Hindistan bizden daha hızlı hareket ediyor. Türkiye de bunu yapabilme gücüne ulaştı, bu ölçeği yaratabildi. İç piyasası gayet dinamik, büyük... Ölçek yaratma imkanı veriyor. Yakında 1 trilyon dolara ulaşacak bir ekonomiden bahsediyoruz. Bu ölçekteki bir ekonominin şirketleri hem marka yaratabilir, hem de marka alabilir. Niye bir Türk şirketi gidip Volvo'yu satın almadı da Çin satın aldı? Niye bir Türk şirketi gidip İtalya'da yatçılık şirketi Ferretti'yi satın almadı da Çin şirketi satın aldı? Bunlar hep soru işareti... Hız mı, cesaret mi, kaynak mı, imkanyoksa bilgi yetersizliği mi?”
 
“Turistleri memnun etmek, milli kampanya olmalı”
 
Dünyada Türkiye markasının son zamanlarda yükseldiğini vurgulayan Kent, şöyle konuştu:
 
"Türkiye, son 3-4 yılda nereye gitsem, 30 yıldır görmediğim daha fazla saygı, gıptayla anılıyor. Ülkemize gelen 30 milyon turist var. Büyük bir potansiyel... Her gelen turist internette 10 kişiye pozitif ifade kullansa, potansiyeli düşünün. Ben Batı Avrupa'da yaşadım. O zaman nasıl bakarlardı Türkiye'ye? Bu ortam, bugün çok değişti. Türkiye'ye hem gıptayla bakıyorlar, hem pozitif enerjiyle bakıyorlar, hem kıskanıyorlar, hem de saygı duyuyorlar. Bunların bir kısmı da turistlerden kaynaklanıyor. Memnun ayrılıyorlar. Turistleri memnun etmek, Türkiye'de bir milli kampanya olmalı. Daha iyi şekilde ifade kullanmalarını sağlamak çok önemli."
 
“Çok iyimserim”
 
Kent, çok iyimser olduğunu, Türkiye ve dünyayı daha iyi günlerin beklediğini düşündüğünü söyledi.
 
Önümüzdeki 10 yıl içinde gerek Asya'da, gerek Latin Amerika'da, gerek Avrasya'da, gerek Amerika'da birçok büyük şirketin başında Türkleri göreceklerini ifade eden Kent, “Türklerin inanılmaz bir yönetim tecrübesi, kriz yönetimi tecrübesi, hızlı, cesaretle karar alma tecrübesi var. Bu tecrübelere bütün batılı şirketlerin büyük ihtiyacı var. Ben buradayken çok şey öğrendim. Nakde olan saygıyı öğrendim. Bugün dünyadaki en büyük problemlerden biri herkesin nakdin unutulmuş olması. Herkeste plastik kart... “ diye konuştu. AA

Sayfa 1 / 4

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »