SEKTÖREL HABERLER

Türk İlaç Şirketini Amerikalı Amgen Alıyor

E-posta Yazdır

ABD'li biyoteknoloji şirketi Amgen, Mustafa Nevzat İlaç Sanayii AŞ ile yüzde 95,6 hissesini satın almak üzere anlaşma sağladığını duyurdu.

Yapılan açıklamada, dünyanın en büyük biyoteknoloji şirketi Amgen'in 700 milyon dolar değerindeki Türk ilaç şirketi Mustafa Nevzat İlaç Sanayii AŞ ile yüzde 95,6 hissesini satın almak üzere anlaşma sağladığı belirtildi.

Açıklamaya göre, tamamı peşin olarak gerçekleştirilecek bu işlem; Amgen'in büyük, hızlı büyüyen ve gelişmekte olan Türkiye ile çevresindeki öncelikli pazarlarda varlığını önemli ölçüde artıracak.

Yaklaşık 90 yıllık köklü bir geçmişi olan Mustafa Nevzat, Türkiye'de hastane pazarı ile enjektabl ilaçlarda lider konumunda bulunuyor. İhracatı hızla artan, 2011 yılında yaklaşık 200 milyon dolar gelir sağlayan Mustafa Nevzat; son 5 yılda çift haneli oranlarda büyüme kaydetti. Amgen Şirket ve Operasyonlar Başkanı Robert A. Bradway açıklamada yer verilen değerlendirmesinde, kendilerini, faaliyet gösterdikleri tüm pazarlarda hastalara inovatif ilaçlar sunmaya adadıklarını ifade etti.


 

Bradway, ''Mustafa Nevzat'ın çalışanları ve yönetim ekibi ile birlikte; Türkiye ve çevresindeki pazarlarda yüksek kaliteli ve inovatif ilaçlarla faaliyetlerimizi artırmayı planlıyoruz'' dedi.

Mustafa Nevzat Genel Müdürü Levent Selamoğlu da anlaşma hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
''Bu işlem; Mustafa Nevzat, çalışanları ve müşterileri için çok çekici bir fırsat sunuyor. Mustafa Nevzat ve Amgen birlikteliği; Türkiye'de benzersiz kabiliyetleri, bölgede ve diğer gelişmekte olan pazarlarda ise büyüme potansiyeli olan bir lider yaratacak. Amgen'in hedef ve kaynakları ülkemizde yatırımın sürekliliğini de sağlayacak.''

İki şirketin yönetim kurulları tarafından onaylanan satın alma işlemi, Rekabet Kurulu onayı dahil olmak üzere alışılagelmiş kapanış şartlarının yerine gelmesine bağlı olarak tamamlanacak.

Açıklamada Amgen'in Türkiye ve çevresindeki bölgeye odaklanmasının, uluslararası ana büyüme stratejisinin bir parçasını oluşturduğu belirtilerek, ''Türkiye'de 2010 yılında ofis açan Amgen, bugüne kadar iki ürünü pazara sunmuş bulunuyor. Amgen, güçlü ürün portföyünü Türkiye ve diğer pazarlardaki hastalara yararlı olmak üzere geliştirmeyi hedefliyor'' denildi. AA

Türk Makarna İhracatçısına ABD’den Engel

E-posta Yazdır

Türkiye'den ABD'ye 1990'lı yıllarda 50 bin ton makarna ihracatı yapılırken, anti-damping uygulaması nedeniyle geçen yıl ihracat bin 500 ton düzeyinde kaldı. Uygulamalar nedeniyle ABD'ye istedikleri miktarda ürün satamayan Türk makarnacılar, her yıl yaklaşık 50 milyon dolarlık gelirden oldu.


 


Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Başkanı Murat Bozkurt, yaptığı açıklamada, dünyada makarna ürünlerine olan genel talebin istikrarlı artış içinde olmasına rağmen Türkiye'de makarna tüketiminin beklenen düzeye ulaşmadığını belirterek, bunda makarna kültürünün henüz gerçek anlamda gelişmemiş olmasının etkili olduğunu söyledi.

Yurt içinde tüketimin istenen düzeyde olmamasına rağmen, Türkiye'nin 2011'de 851 bin tonluk üretimle dünya dördüncüsü olduğunu bildiren Bozkurt, Türkiye'nin makarna ihracatının 2009'da 215 bin ton, 2010'da 295 bin ton ve geçen yıl ise 405 bin ton olarak gerçekleştiğini kaydetti.

İhracatın daha yüksek rakamlara ulaşabileceğini ama bunun önündeki en büyük engelin ABD'deki anti-damping uygulaması olduğunu dile getiren Bozkurt, şu bilgileri verdi:

''ABD, İtalya ve Türk makarnaları için başlattığı anti-damping soruşturması sonucu 1996 yılından itibaren yüzde 48-63 oranlarında anti-damping ve yüzde 9-16 oranlarında telafi edici vergileri Türk makarnaları için uygulamaya başladı. Bu yüksek vergiler karşısında ABD'ye yapılan makarna ihracatımız 1996'dan sonra durma noktasına geldi. Sonraki süreçte bazı üretici firmalar ABD Ticaret Bakanlığı'na bu vergilerin kaldırılması talebinde bulundu. İnceleme sonucunda 4 firmanın talebi haklı görülerek anti-damping ve telafi edici vergiler bir miktar indirildi. Kararı yeterli görmeyerek ABD mahkemelerine sektör olarak başvurduk. Bunun kararını bekliyoruz.''

ABD'ye ihracatta büyük düşüş

Bozkurt, ABD'nin anti-damping uygulamasının hala Türk makarna üreticileri üzerinde devam ettiğini ve uygulamadan önce 50 bin ton civarında makarna ihracatının yapıldığı ABD pazarında bu rakamlara tekrar ulaşılamadığını belirterek, ABD'ye ihracatın 2009'da bin 329 ton, 2010'da 2 bin 235 ton ve geçen yıl ise bin 532 tonla sınırlı kaldığını bildirdi.

Anti-damping uygulamasının olmaması durumunda ABD'ye her yıl 50 ile 80 bin ton arasında makarna ihracatının söz konusu olabileceğini vurgulayan Bozkurt, bunun gerçekleşmemiş olmasının sektörün her yıl 50 milyon dolarlık gelirden mahrum kalması anlamına geldiğini söyledi.

Tek pazara yönelmenin sıkıntısı ve zararını yaşayan makarna sektörünün, ihracatta yeni pazar arayışlarına yöneldiğini ifade eden Bozkurt, şunları kaydetti:

''Sektör yeni pazarlar aramaya başlamış ve bunun yoğun sonucu olarak 2001'de ihracatımız 36 bin ton oldu. Yine aynı yıl Gürcistan, Lübnan ve Japonya gibi yeni pazarlara ihracat yapılabilme başarısını elde ettik. Yakaladığı yükselme eğilimi ile ihracatına devam eden sektörümüz, Dubai, Azerbaycan, BEA gibi Asya ülkeleri yanısıra birçok Afrika ülkesine de ihracat yapmaya başladı. Özellikle Afrika pazarı her geçen gün artan potansiyeliyle yoğunlaştığımız bölgelerin başında geliyor. Bu pazara daha çok satış yapmanın çabası içindeyiz.'' (USA Sabah, Ajanslar)

Dolar Milyarderi İkinci Osmanlı da Yolda

E-posta Yazdır

Dünyanın en zengin işadamı Carlos Slim'in ardından bir başka Osmanlı torunu daha Türkiye'ye gelmeyi planlıyor. Ataları İstanbul'da ticaret yapan Brezilyalı milyarder Joseph Safra'nın Türkiye'yi takibe aldığı belirtildi. Avrupa ve Asyalı yatırımcıların gözdesi haline gelen Türkiye şimdi de Latinlerin ilgi odağı oldu. Ataları Osmanlı topraklarında doğan dolar milyarderleri, Türkiye'ye yatırım için kolları sıvıyor.


 

69 milyar dolar servetiyle dünyanın en zengin işadamı unvanına sahip Lübnan asıllı işadamı Carlos Slim'in ardından bir başka Lübnan kökenli Osmanlı torunu daha Türkiye'de fırsat arıyor. 13.8 milyar dolarlık servetiyle dünyanın 52'nci zengini, Safra Group'un Yönetim Kurulu Başkanı Joseph Safra, Türkiye'yi yakın markaja aldı. Brezilya'nın da en zengin ikinci ismi olan Joseph Safra'nın şirketi Safra Group yetkililerinin Türkiye'ye geldiği ve bazı şirketlerle görüşmeler gerçekleştirdiği belirtildi.

İSTANBUL'DA BAŞLADI

1939 yılında Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta doğan Joseph Safra'nın ailesi kervan ticaretiyle başladığı iş hayatına bankacılıkla devam etti. Babası Jacob Safra, İskenderiye, Halep ve İstanbul arasında gerçekleştirdiği ticaretin ardından Brezilya'ya yerleşti. 1950'li yıllarda finans sektörüne Latin Amerika'da devam eden Safra ailesi, Brezilya'daki Banco Safra'nın yanı sıra yurtdışında büyümesini sürdürdü.

KARDEŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

ABD'de Safra National Bank of New York ve Safra Asset Management Corporation, İsviçre'de Bank Jacob Safra, Fransa'da Banque Safra, Lüksemburg'da Banque Safra-Luxembourg S.A, Cayman Adaları'nda Banco Safra, Bahamalar'da Safra International Bank and Trust Ltd'nin sahibi olan Joseph Safra, son olarak geçen yılın sonunda Hollanda merkezli Rabobank'ın kolu olan Sarasin Bank'ı aldı. Sarasin Bank, 2007'de Türkiye'de banka almak isteğini açıklamıştı. Safra Ailesi, 1999 yılında trajik bir olayla sarsıldı. Joseph Safra'nın ağabeyi Edmond Safra, Fransa'daki lüks malikesinde öldürülmüştü. Fransız polisi, Edmond Safra'nın banyoda bıçaklanarak öldürüldüğünü, karısının ve kızının saklanarak kurdulduğunu belirtti.

SLİM, TELEKOM VE EĞİTİME BAKIYOR

Geçen hafta Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Meksika gezisi kapsamında Meksikalı zengin Carlos Slim ile görüşmüştü. Slim'in yatırım ekibi, özellikle telekomünikasyon ve uzaktan iletişim konusunda fizibilite çalışması yapma kararı alırken, Çağlayan, "Carlos Slim, Doğu Avrupa'da yatırım planları olduğunu anlattı. Ben de, 'oraya gitmeyin, Türkiye'ye gelin' dedim. Gerek tablet PC, gerek uzaktan eğitim konusunda yatırımlar düşünüyorlar. 'Gelin birlikte ortak heyet kuralım' teklifini sundum. 'Türkiye'de neler yapabileceğinizi değerlendirelim' dedim. Bizde 66 milyon cep telefonu kullanıcısı olduğunu söylediğimde şaşırdı, söylediklerimi tek tek not aldı. Bazı sürprizler yapacağını ümit ediyorum" dedi.

MEKSİKALI, SAMSUNLU ŞİRKETİ ALDI

Türkiye'ye ilgi gösteren Latinler arasında en dikkat çeken isimlerden biri de Meksika'nın en büyük bankalarından olan ve 47 milyar dolarlık aktife sahip Banorte'nin sahibi Roberto Gonzales Berrero. Berrero'nun gıda Carlos Slim Joseph Safra şirketi Gruma, Samsunlu Semolina'yı alacağını İlk kez SABAH duyurdu. (Kerim Ülker, Sabah)

THY, Polonya Hava Yollarını Almaya Yakın

E-posta Yazdır

Polonya'nın Rzeczpospolita gazetesi, Türk Hava Yolları'nın (THY) potansiyel bir teklif öncesinde Polonya'nın ulusal havayolu şirketi LOT'un finansal durumunu incelediğini duyurdu.


 


Gazetede kaynak belirtilmeden yer verilen haberde, THY'nin mart ayında due-diligence sürecinde yer aldığı belirtilirken, LOT'un değerinin ise yaklaşık 630,4 milyon dolar (2 milyar ziloti) civarında olduğu ifade edildi. Haberde, THY sözcüsü Ali Genç'in olası satın almayla ilgili görüşmelerin yürütüldüğünü teyit ettiği belirtildi.
 

Energy Allied International Türkiye’ye 2 Milyar Dolarlık Yatırım

E-posta Yazdır

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, CEO'sunun kökeni Osmanlı'ya dayanan Energy Allied International firmasının Türkiye'ye 2 milyar dolarlık yatırım yapacağını söyledi. Yeni teşvik sistemini dünyaya tanıtmak için ABD ve Meksika'da çeşitli temaslarda bulunan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, birçok yatırımın müjdesini verdi. Çağlayan CEO'sunun kökeni Osmanlı'dan gelen Energy Allied International firmasının Türkiye'ye 2 milyar dolarlık yatırım yapacağını söyledi.


 

Çağlayan, "Energy Allied International firmasının İskenderiye'den Kahire'ye kadar yatırımları bulunuyor. Başkan ve CEO'su Mike Nassar'ın, bir tarafı Türk. Büyük dedesi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile Mısır'a gelmiş. Nasır döneminde sürgün edilip Amerika'ya göçmüşler. Houston'daki büyük enerji firmalarından biri. Birçok kıtada büyük projelere imza atmışlar. Petrokimya LNG konusunda çalışıyorlar. Manisa tarafına yerli kömürden kendi teknolojisiyle sentetik gaz üretmek için yatırım yapmak istiyorlar" dedi.

İKİ MİLYAR $'LIK YATIRIM

Dışarıdan ödemek zorunda kalınan petrokimyayı kömürden her türlü üretimini yapabilecekleri bir proje olduğunu da söyleyen Çağlayan, "Toplam 2 milyar dolarlık bir yatırım düşünüyorlar. Kömür madeni sahasına Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından izin verilecek. Kimya sektörünün ana madde ihtiyacı karşılanacak. Mayıs ayında Ankara'ya gelecekler. Petrokimya sektöründeki cari açığın ilacı gübre olacak. Süratle gelip yatırım yapmak istiyorlar."

G-20 EKONOMİ ZİRVESİ

Meksika'da bugün başlayacak olan G-20 Ekonomi Bakanları Zirvesi'ne katılan Çağlayan'a Teksas Senatosu kararıyla fahri hemşerilik beratı verildi. Çağlayan, G-20 Zirvesi öncesinde Houston'da görüştüğü işadamlarına, "Yeni teşvik sistemini elemanımız gibi sizin de olduğunuz ülkede anlatmanız lazım. Amerika'dan Türkiye'ye yatırımcı göndermelisiniz" diye seslendi. Alaska'dan Rusya'ya kadar birçok ülkede boru hattı yapan KBR şirketi de Bakan Çağlayan ile görüştü. KBR yöneticileri Türkiye ile rafineri konusunda işbirliği yapmak istediğini bildirdi. Bakan Çağlayan, "Kömürü gazlaştırma projeleri var" dedi. Amerikalı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin arttığına dikkat çeken Bakan Çağlayan, "Teşvikler ateşleme organı oldu. Ekonomide duygusallıkla kaideler birbirinden farklıdır. Ticari itibar zarar görürse şirket de zarar görür. Yatırımcı için en cazip teşvik Türkiye güven endeksinin yüksek olmasıdır" yorumunu yaptı.

Meksika'nın en güçlü kadın

Meksika 'nın en güçlü 100 kadını arasına giren Ayşe Koçak da, özellikle son 3-4 yıldır yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgilerinin arttığını söyledi. Koçak, "Buradaki yatırımcılar Türkiye'ye inanıyorlar. Siyasi istikrar olması ilgilerini çekiyor. Üç büyük yatırımcı Türkiye ile yakından ilgileniyor. Fabrika kurmak istiyorlar" dedi. (Hazal Ateş, Sabah)

Sayfa 12 / 57