Boston-İstanbul Hattında Teknoloji Köprüsü

E-posta Yazdır

Boston-İstanbul hattında teknoloji köprüsü Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Boston’daki üssüyle Avea’nın İstanbul-Ümraniye’deki teknoloji merkezi arasında teknoloji köprüsü kuruldu. Bu çerçevede MIT Mobile Experience Lab ile AvaLabs’in ortak çalışmalarıyla geleceğin teknolojilerinin üretilmesi hedefleniyor. Avea’nın teknoloji merkezi AveaLabs’i uluslararası bir Ar-Ge merkezine dönüştürmeye de katkı sağlaması planlanan işbirliği çerçevesinde önce akıllı şehirler ve sağlık alanlarındaki çözümlere odaklanılacak.


 


Teknoloji ve mühendislik konularında dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak tanınan Massachusetts Institute of Technology’nin (MIT) Boston’daki üssüyle Avea’nın İstanbul-Ümraniye’deki Teknoloji Merkezi arasında bilişim köprüsü kuruldu. İmzalanan işbirliği çerçevesinde MIT Mobile Experience Lab’in birikim ve deneyimleri ile Avea’nın Ar-Ge merkezi geleceğin teknolojilerinin üretilmesi için kullanılacak. AveaLabs’i uluslararası bir Ar-Ge merkezine dönüştürmeye de katkı sağlaması planlanan işbirliği çerçevesinde önce akıllı şehirler ve sağlık alanlarındaki çözümlere odaklanılacak. Akıllı şehirde sadece ulaşım olarak değil bütün belediyecilik hizmetlerinin verilmesi, sağlıkta ise mobil tahlil gibi projeler geliştirilmesi planlanıyor. Akıllı şehirler konusunda başta İstanbul olmak üzere şehirler için prototipler hazırlanacak ve hızla hayata geçirilecek. Avea, MIT Mobile Experience Lab’de yapılan ‘Design without Boundaries’ araştırma dersine de sponsor oldu.

Yarının teknolojileri

MIT ile işbirliğini ‘Ar-Ge kardeşliği’ olarak değerlendiren Avea CEO’su Erkan Akdemir, kurulan bilişim köprüsüyle Türkiye’nin teknoloji geleceğinin daha verimli şekillendirilmesine katkı sağlayacaklarını söyledi. Akdemir, “Türkiye’nin en genç GSM operatörü olarak ilim neredeyse üşenmiyor oraya gidiyoruz. Sınırları aşan hedeflerimize ulaşmak için MIT ile bir nevi Ar-Ge kardeşliği yaptık. Biz de pek çokları gibi, MIT’nin gerçekleştirdiği bir konferansa, bir panele ya da bir etkinliğe destek olabilirdik. Bunu yapmadık çünkü biz uzun vadeli düşünüyoruz, çünkü hedefimizi Avealabs’ı geleceğin Mobile Experience Labs’ı yapmak olarak belirledik. İşbirliğimizle MIT’nin çalışma ilkelerini, araştırma modellerini ve geleceğe bakış açısını Avea nezdinde Türkiye’ye taşıyacak bir aşı rolünü üstlendik. Türkiye’nin teknoloji geleceğinin daha verimli şekillendirilmesinde bu aşının tutacağına inancımız ise tam” dedi.

Bu işbirliği ile MIT’nin Avea’nın öncelikli alanları için araştırma yapacağını kaydeden Akdemir, “2012 için bu alanları akıllı şehirler ve sağlığın başta geldiği mobil uygulamalar olarak belirledik. Bu laboratuvardan çıkan projeleri hayata da geçirebiliriz. Kendimize sınır koymadık. Bir ayağımız Türkiye’de pergel misali dünyada döneceğiz. Nerede ve nasıl daha iyi oluyorsa onu yapmak için uğraş verecek ve onun peşinde gideceğiz” diye konuştu. Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin de Avea’nın 17 bin metrekarelik Türkiye’nin alanındaki ilk ve tek Ar-Ge merkezinde 220 Türk mühendisin geleceğin teknolojileri ve uygulamaları için çalıştığını belirtti.

Şahin, şöyle konuştu: “Avea olarak öncelikli hedefimiz, ülkemizin bilgi toplumuna dönüşebilmesi için son teknolojilerin etkin bir biçimde kullanılmasına ve bilgiye hızlı bir biçimde erişim sağlanmasına alt yapı hazırlamak. Bu alt yapıyı hazırlayan teknolojinin kalbi ise AveaLabs’in de içinde yer aldığı Avea Ar-Ge Merkezi’nde atıyor. Avealabs’de oluşturduğumuz Ar-Ge ekosisteminin, MIT Mobile Experience Laboratory’de sponsor olduğumuz Design without Boundaries araştırması ile bugünün şehirlerinin yarının akıllı şehirlerine dönüşümüne yönelik aşamalar kaydedilecek. Bu, işbirliğimizin sadece bir maddesini oluşturuyor. Ayrıca, özellikle mobil sağlık ve akıllı şehirler kapsamındaki konuların işlendiği, lisans ve lisansüstü öğrencilerine yönelik bir workshop düzenlenmesi ve AveaLabs ekibinden arkadaşlarımızın MIT’deki çalışmalara katılması da yer alıyor. Bu işbirliği ile Avea Labs’ın sınırlarını dünya olarak değiştirdik.”

Fırsatın kazası olmaz

Bu arada işbirliğine ilişkin gerçekleştirilen gala yemeğinde ise Boston Türkiye Başkonsolosu Murat Lütem’in yanı sıra, Boston’da yaşayan Türk çalışan ve Türk girişimcileri ile bir araya gelen Erkan Akdemir, ABD’deki girişimcileri birlikte çalışmaya davet etti. Akdemir, “Türkiye, ABD’ye en çok öğrenci gönderen 10. ülke konumunda. Ama artık Türkiye’de de çok fırsatlar var ve fırsatın kazası olmaz, önünüze gelince değerlendireceksiniz. Gelin bizlerle, uzaktan çalışın. Geleceğin teknolojilerini birlikte şekillendirelim” dedi.

MIT mezunlarının kurduğu şirketler 11. büyük ekonomi olurdu!

ERKAN Akdemir, neden MIT’yi seçtiklerini ise şöyle açıkladı: “2009 yılındaki datalar 25 bin 800 şirketin MIT mezunları tarafından kurulduğunu gösteriyor. Çarklar biraz da MIT mezunlarıyla dönüyor desek abartmış olmayız. MIT mezunlarının kurdukları bu şirketlerle şirketlerde 3 bin 300 çalışan 2 trilyon dolar tutarında yıllık gelir üretiyor. Eğer bu şirketler bir ülke ekonomisi oluştursalardı, dünyanın 11. büyük ekonomisine sahip olurdu.

Yani MIT bir üniversiteden fazlası. MIT’nin öğretim ve araştırma üyeleri, öğrenci ve mezunlarının bugüne kadar kazandığı 77 Nobel Ödülü, ‘Neden MIT?’ sorusunu en iyi şekilde cevaplıyor. Üstelik bu ödüllerin 15’i son beş yıl içinde kazanılmış. 1997 yılından başlayarak her yıl bir MIT mezunu, öğrencisi ya da eğitim ve araştırma görevlisi Nobel ödülü almış. MIT, bilimsel buluşları kadar, dünyada teknolojiye yön veren uygulamaları, dünyaya armağan ettiği proje ve fikirleri ile de ön planda.

Time Dergisi’nin her yıl seçtiği dünyanın en iyi 10 inovasyon projesi sıralamasında MIT’den ortalama 2 ya da 3 proje yer aldığını görmek neredeyse sıradanlaştı. Son kullanıcı bilmese de hayatımızdaki pek çok ürün, MIT imzasını taşıyor. Örneğin market satışları 6.5 milyar doları bulan Akamai, çocukların vazgeçilmez oyuncağı LEGO gibi şirketler, hep bu inovatif ortamdan çıktı. Avea olarak gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği ile bu kültürü, ülkemize taşıyacağımız aşı rolünü üstleneceğiz.”

Ekipte Türk doçent var

20 kişilik bir araştırma ekibinden oluşan Mobile Experience Lab’ta Türkiye’den de bir araştırmacı bulunuyor. Doçent Pelin Arslan’ın yer aldığı ekibin, NFC, mobil ödeme, lokasyon bazlı servisler gibi konularının yanısıra, Paris Belediyesi ile yürütülen interaktif otobüs durağı, Cisco ile yapılan kişisel seyahat asistanı gibi çalışmaları var. MIT’teki bir diğer laboratuvar Game Lab-Gambit. Oyun tasarlamak için kurulan Gambit’teki çalışmaların sponsoru ise Singapur devleti.

Avea tüm dünya için değerli bir iş ortağı

MIT Direktörü Dr. Federico Casalegno, MIT Experience Lab’in insan odaklı araştırmalarla ‘Tüketicinin hayatını nasıl değiştirebiliriz’ üzerine kurulu bir çalışma sistemi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Avea ile birlikte adım attığımız bu yeni yolda ise her hafta AveaLabs ile telekonferanslar düzenleyerek, ders kapsamında Boston-İstanbul arası karşılıklı fikir alışverişinde bulunuyoruz. AveaLabs ve MIT, telekom alanında nasıl verimli sonuçlar elde eder, bunu tartışıyoruz. MIT Experience Lab ile AveaLabs birbiriyle örtüşen iki kurum. Avea dinamik, güçlü bir operatör, sadece bizim için değil tüm dünya için değerli bir çalışma ortağı. Birlikte verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz.”  (Necla DALAN / VATAN)

Google’dan Beyaz Saraya Sanal Tur İmkanı

E-posta Yazdır

Beyaz Saray Amerika’da en çok ziyaret edilen ama aynı zamanda içine girilmesi en zor yer. Google’ın yardımı ile artık istediğiniz zaman Beyaz Saray sanal turuna çıkabilirsiniz.
 


 

Barak Obama göreve geldiğinden beri eşi Michelle Obama ile Beyaz Saray’ı daha açık, erişilebilir bir “Halkın Evi” haline getirebilmek için çalıştı. Obama çifti zaman bulduklarında sürpriz yapıp Beyaz Saray turlarına da katıldı. Son 3 yılda 2,5 milyon kişi Beyaz Saray’ı ziyaret etti. Şimdi ise milyarlarca kişi, Michelle Obama ve “Google Art Project” ekibinin çalışmaları sayesinde Beyaz Saray’ın halka açık odalarını 360 derecelik açı ile dolaşabilecek.

Google, Beyaz Saray’ın Google haritasını müşterilerine sunmak için Street View’de kullandığı teknolojinin aynısını özel hareketli bir internet tabanına yerleştirmiş. Google bu tip projeleri daha önce Ulusal Portre Galerisi (National Portrait Gallery) ve Smithsonian Amerikan Sanat Müzesi (Smithsonian American Art Museum) gibi kurumların haritalarına eklemişti. Beyaz Saray’ın içindeki sanat eserlerini aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.
http://www.googleartproject.com/collection/the-white-house/museumview/

(VoaNews)

Dünyaya Google Gözlükleri İle Bakmak İster misiniz?

E-posta Yazdır

Google yöneticileri uzun süredir tartışılan planlarına açıklık getirdi ve ismini “Project Glass” verdikleri henüz kavramsal aşamada olan “augmented reality - arttırılmış gerçeklik” gözlüklerini tanıttı. Google, gözlüklerin nasıl çalıştığını gösteren videosu ile şimdiden büyük ilgi toplamayı başardı.


 


Project Glass şimdilik sadece bir düşünce, projenin temeli ise bir gözlük gibi takılabilecek akıllı telefon üretebilmek. Google’ın amacı cebimizde taşıdığımız akıllı telefonların yerine, iletişim ve sosyal iletişim gibi özellikleri için Google’ın gözlüklerini kullanmak.

Ayrıntılı bilgi için Google Project Glass’ı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

http://g.co/projectglass

Sizce Google’ın gözlük projesi teknolojinin yönünü değiştirebilir mi? Yoksa bluetooth kulaklıklar gibi kısa bir süre içinde popülerliğini yitirir mi? (VoaNews)

Türkiye Girişinde Pasaporla Cep Telefonu Getirilmesi Vatandaşı Durduramadı

E-posta Yazdır

Pasaportla cep telefonu getirilmesinin 2 yılla sınırlandırılması da kaçakçıları durduramadı. İnternetten 'Cep telefonunu işletebileceğiniz uygun pasaport var' ilanı vererek 75-130 TL'ye satın alıyorlar. Telefonunu kayıt altına almak isteyenler sitelerle bağlantı kurarken, yetkililer, uygulamanın yasa dışı olduğu uyarısında bulunuyor.


 


Kaçak ve hırsızlık malı cep telefonlarının kullanım dışı bırakılmasını öngören, cep telefonu kullanımı ve ticaretine ilişkin düzenlemeler getiren 'Telsiz Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a göre; herkes yurtdışından aldığı cihazları pasaportuna kaydettirmek zorunda. Aksi takdirde telefonlar aktif hale gelmiyor. Üstelik pasaporta kayıtlı bir telefon varsa, bu kaydın üzerinden 2 yıl geçmeden yeni bir telefon kaydı yaptırılamıyor. Bu durumu fırsat bilen bazı kişiler, internette oluşturdukları siteler üzerinde 'Bir adet pasaport telefon kayıt hakkı satılıktır' ya da 'Kayıt için pasaport arıyorum' şeklinde ilan veriyor. Bunun için basit birkaç soruyu cevaplandırıp üye olmak yeterli.

Ne kadar güvenli oldukları tartışılan bu tür sitelerde şahıslar, telefon numaralarını, hatta gizli kalması gereken banka hesap numaralarını açıkça verebiliyor. Bazıları daha da ileri giderek TC kimlik numarasını dahi yazabiliyor. Aynı sitelerde, kaydı düşmüş telefonların da kayıt yaptırılacağı iddia ediliyor. Bunun fiyatı ise ortalama 100 liradan başlıyor. İnternete güvenmeyenler ise garantisiz ürünlerin ana merkezi İstanbul Sirkeci'deki Doğubank'a müracaat ediyor. Doğubank'ta toplanan pasaportlara, belli ücret karşılığında işlem yapılıyor. Fiyatlar, hac, umre ve yaz tatili gibi giriş çıkışın çok olduğu dönemlerde düşüyor. Bu kez kişiler internet ya da Doğubank yerine havaalanlarındaki GSM bayilerine başvuruyor. Bir bayi sahibi, her gün en az 3-4 kişinin gelerek "Telefon getirdim. Pasaport arıyorum. Yardımcı olur musunuz?" diye sorduğunu anlatıyor. Yetkililer ise bu tür işlemler sonucunda kişilerin başının derde girebileceği uyarısında bulunuyor: "Pasaport kayıt hakkı herkesin kendisi tarafından kullanılması gereken bir kural. Bu hak başkaları tarafından para karşılığında ticarî bir amaç için verilmedi. Tespiti halinde bu kişilerin başı derde girebilir. Çünkü kayıt ettirilen pasaport bir suçluya ait olabilir." Cep telefonlarının kayıt altına alınması ve kaçakçılığının önlenmesi amacıyla yapılan yasal düzenlemelere rağmen geçen yıl ele geçirilen kaçak cep telefonu miktarı önceki yıla göre yaklaşık 3 kat artarak 85 bin adedi geçti. Bu telefonların piyasa değeri ise yaklaşık 15 milyon lira.

2005'te gümrüklerde 77 bin 155 adet cep telefon ele geçirildi. Bu rakam 2006'da 80 bin 297'ye yükselirken, 2007'de 17 bin 663'e kadar düştü. Devam eden yıllarda 10-30 bin adet arasında olan el konulan kaçak cep telefonu sayısı, geçen sene rekor seviye olan 85 bin 297'ye kadar çıktı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, kayıt dışı olduğu için geçen yıl 3 milyon 231 bin 955 adet telefonu görüşmeye kapattı. Görüşmeye kapatılan cep telefonu sayısı bu yıl 25 Şubat itibarıyla 398 bin 951 olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl ithalat yoluyla ülkeye getirilip kaydı yapılan cep telefonu sayısı ise 17 milyon 839 bin 954 oldu.

Telefonun kaçak olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Kaçak cep telefonları genellikle IMEI numarası değiştirilerek satılıyor. Bunun için kullanıcıların öncelikle *#06# işlemi yaparak telefonların IMEI numarasını öğrenmeleri gerekiyor. Bu numara, telefonun paketi üzerinde yazılanla karşılaştırılmalı. Ardından BTK'nın sitesinde yer alan 'IMEI No Sorgulama' bölümünden cihazın modeli ile uyuşup uyuşmadığı kontrol edilmeli. Numara cihazın modeliyle uyuşuyorsa problem yok. Örneğin, telefon BlackBerry ya da iPhone ise ve sitede yer alan cihaz bilgisi Nokia'nın ya da Samsung'un telefonunu gösteriyorsa kaçak demektir. Benzer olaylara özellikle faturasız ürünlerde sıklıkla karşılaşıldığı için tüketicilerin garantili ürün alması tavsiye ediliyor. (Sabah)

İpad 3, 4 Günde 3 Milyon Sattı

E-posta Yazdır

Amerikan bilişim devi Apple, cuma günü 10 ülkede piyasaya çıkardığı yeni iPad'den üç milyon adet sattığını açıkladı. Şirketin Pazarlama Başkan Yardımcısı Philip Schiller, yayımladığı açıklamada, şimdiye kadarki en büyük lansman rakamına ulaştıklarını ve yeni iPad'in üç milyon satış rakamını bularak büyük bir başarı yakaladığını belirtti.


 


Tüketicilerin iPad'in retina ekran gibi yeniliklerine bayıldığını belirten Schiller, cihazın daha fazla tüketiciye ulaşacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını kaydetti. Aynı anda ilk kez bu kadar çok ülkede son modeli satılan ve öncekilere göre daha hızlı ve daha iyi görüntü kalitesine sahip iPad, bu cuma aralarında Yeni Zelanda, Meksika ve Makao'nun bulunduğu 22 ülkede daha satışa çıkacak. 2010 yılında teknoloji severler ile buluşan iPad'den şu ana kadar 58 milyon tane satıldı. Yeni iPad'in kamerası 5 megapiksele yükseltildi ve yüksek çözünürlükte video çekebiliyor.

 

Sanal klavyesinde yeni bir mikrofon tuşu bulunan tablet bilgisayarın bağlantı seçenekleri arasında 4G de bulunuyor. Apple, önceki yıl son çeyrekle karşılaştırıldığında geçen yıl son çeyrekte iPad satışlarını iki kattan fazla artırarak 15,4 milyona çıkarmıştı. Araştırmacıların tahminlerine göre, iPad tablet bilgisayarlarda piyasanın yüzde 60'tan fazlasına sahip bulunuyor. Teknolojideki alışkanlıkları değiştiren Apple, önceki gün uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance'ın açıkladığı araştırma sonucuna göre 70,6 milyar dolarlık marka değeri ile dünyanın en değerli markası oldu. Şirket, 2010 cirosu 108 milyar dolar, net kârı ise 26 milyar dolar. Apple'ın 422 milyar dolarlık piyasa değeri bulunuyor.

Bu arada New York Borsası'nda dün Apple'ın hisseleri 15,53 dolar (yüzde 2,7) artarak 601,10 dolardan kapandı. Apple'ın hisseleri geçen hafta perşembe günü kısa süreyle 600,01 dolardan işlem görmüş, daha sonra 585,56 dolardan günü tamamlamıştı.

 

On yıl önce hisseleri 10 dolardan işlem gören Apple'ın hisseleri, şirketin eski Üst Yöneticisi (CEO) Steve Jobs'un 5 Ekim 2011'de ölmesinden bu yana yaklaşık yüzde 60 değer kazandı. Hisseleri 601,10 dolardan kapanan şirketin toplam piyasa değeri 553 milyar dolara ulaşırken, şirketin hisseleri 29 Şubat'ta 544,39 dolara yükselmiş ve toplam piyasa değeri ilk kez 500 milyar doları aşarak 508 milyar doları görmüştü. Geçen yıl sonu itibarıyla 97,6 milyar dolar nakit ve menkul kıymetle dünyanın en değerli şirketi unvanına sahip Apple, bu nakdin bir kısmını temettü ödemesinde ve hisse geri alımında kullanacak. Apple, 1 Temmuz'da hisse başına 2,65 dolar temettü ödemesi yapacağını ve 30 Eylül 2012'de ise 10 milyar dolar tutarında hisse geri alımı yapmayı planlıyor. (Orhan Akkurt, New York, Zaman)

Comodo-ODTÜ İşbirliği İle Türkiye Kendi İnternet Güvenlik Markasını Yaratacak

E-posta Yazdır

COMODO, ODTÜ Teknokent ile Türkiye'deki AR-GE yatırımları konusunda işbirliği kararı aldı. Alınan karar kapsamında ODTÜ Mühendislik öğrencileri ODTÜ Teknokent'te ABD'den gelecek COMODO uzmanları ile eğitim ve çalışma imkanı bulacakları belirtildi. Bu işbirliği sayesinde başarılı mühendislerin COMODO ABD ve İngiltere gibi diğer ülkelerindeki yazılım teknolojilerini tanıma imkanı yakalayacaklarının vurgulandığı toplantıya; ODTÜ Rektör Yardımcısı ve ODTÜ Teknokent'i METUTECH (Middle East Üniversity Teknopolis) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Volkan Atalay, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa İhsan Kızıltaş ve Direktör Tolga Özbolat ile COMODO Türkiye Yöneticileri Ömer Güneş ve Ertan Turhan katıldı.


 


"COMODO'nun Türkiye yatırımları çok önemli"

Toplantıda ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Volkan Atalay, dünyanın en önemli güvenlik yazılımı firmalarından biri olan COMODO'nun, Türkiye'de yapacağı "ileri yazılım teknolojileri" yatırımlarına ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyacaklarını belirtti. ODTÜ Teknokent bünyesinde oluşturulacak COMODO AR-GE merkezinin Türkiye'deki mühendislik öğrencileri açısından çok önemli bir bilgi merkezi oluşturacağına vurgu yapan Atalay, bu konuda gereken desteği göstereceklerini belirtti.

COMODO Türkiye Yöneticisi Ömer Güneş ise "COMODO gibi bir teknoloji devini Türkiye'de yatırım yapmaya ikna etmek gerçekten çok önemli. Türkiye'nin ekosistemini oluşturmak yönünde yapılacak her türlü yatırım, yüzlerce-binlerce istihdam demek. Bir yatırımcı ve girişimci olarak Türkiye'nin yüksek katma değerli teknolojik yatırımlarını Türkiye'ye çekme konusunda gereken tüm çabanın gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda COMODO olarak, bizler ilk adımı attık. İkinci adım ise ODTÜ gibi teknoloji, bilgisayar ve internet konularında Türkiye'de pek çok ilke imza atmış bir üniversite olan ODTÜ'den geldi.

 

Geçen haftalarda COMODO'nun ABD'deki merkezini ziyaret programlarına koyan Prof.Dr.Volkan Atalay ve ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa İhsan Kızıltaş ve ABD'de bulunan COMODO Türkiye yöneticisi Cemil Özyurt COMODO CEO'su Melih Abdulhayoğlu'nu Türkiye'ye AR-GE yatırımları yapması konusunda teşfik ettiler. Bu ziyaretin ardından, COMODO Türkiye olarak ben ve Ertan Turhan geçen haftalarda ODTÜ Teknokent'te inceleme ve araştırmalar yaptık. Bugün artık COMODO'nun ODTÜ Teknokent'te yapacağı çalışmalara başlama konusunda anlaşmış bulunmaktayız. Biz bu iki önemli adımı Türkiye'nin beyin gücüne inancımız, daha da önemlisi Türkiye'ye inancımız adına atıyoruz. Üçüncü önemli adımı ise bizlere çok önemli katkıları olacak devlet atmalıdır. Özellikle Türkiye'deki istihdamın bu kadar önemli olduğu bu dönemde, kamunun tüm kurumlarının desteği çok önemli diye düşünüyoruz" dedi.

COMODO Türkiye Yöneticilerinden Ertan Turhan ise COMODO'nun ODTÜ Teknokent'teki merkezinin mühendis ve mühendis adayları için bir laboratuar niteliğinde olacağını belirtirken, ileride çok başarılı çalışmalara imza atacak yazılımcıların COMODO'nun bu AR-GE merkezinden çıkacağına inandığını söyledi. ODTÜ Teknokent (METUTECH) Genel Müdürü Mustafa İhsan Kızıtaş ise COMODO gibi sektörde önemli bir yere sahip şirketlerin Teknokent'e yapacakları yatırımlara ve çalışmalara büyük önem verdiklerini vurguladı.

 

Harvardi Koruyan Antakyalı Robin Hood

E-posta Yazdır

Harvard Üniversitesi, Antakyalı Melih Abdulhayoğlu’nun ABD’de kurduğu Comodo şirketinin antivirüs programını öğrencilerine önerdi. Abdulhayoğlu, NASA ve Apple’ın da kullandığı antivirüs programlarını şirketlere parayla satıyor, bireylere ise ücretsiz veriyor



ABD’nin en eski ve dünyanın en ünlü üniversitelerinden biri olan Harvard, Antakyalı Melih Abdulhayoğlu’nun ABD’de kurduğu Comodo şirketinin antivirüs programı Firewall’ı, öğrencilerine tavsiye etti. Harvard Üniversitesi kendi internet sitesini korumak için kullandığı Comodo Firewall programını, ‘www.doylegroup.harvard.edu’ sitesinde öğrencilerine önerdi.

Melih Abdulhayoğlu’nun kurduğu Comodo yazılım şirketi, İngiltere, İtalya, Japonya, Hindistan, Romanya ve İsrail’de faaliyet gösteriyor. Abdulhayoğlu, Firewall adlı antivirüs programını şirketlere ücretli, kişilere ücretsiz kullandırıyor. Firewall antivirüs programı bugüne kadar 100 ülkede 25 milyon PC’ye yüklenmiş durumda.


İdealist yazılımcı
Kişisel internet kullanıcılarına bedava antivirüs programı sağlayan Comodo’nun programları her ay 1 milyon PC’ye indiriliyor. Abdulhayoğlu, antivirüs programını, şirketlere parayla sattıklarını, elde ettikleri gelir sayesinde kişisel bilgisayar kullanıcılarına bedava verdiklerini söylüyor.
ABD’de 400’ün üstünde üniversitenin internet güvenliğini sağlayan Comodo, 30’dan fazla ürünle SSL’den son kullanıcıya kadar geniş müşteri potansiyeline hitap ediyor.
Comodo’nun referansları arasında; IBM, Xerox, Harvard, Stenford ve Michigan Universitesi, Chase bank gibi pek çok kuruluş yer alıyor.

NASA’yı da koruyor
Merkezi ABD’nin New Jersey eyaletinde olan Comodo, NASA’nın da korumasını yapıyor. Comodo ayrıca Apple’ın en önemli bulut teknolojisi ürünlerinden iCloud’u da koruyor.

İngiltere’de eğitim gördü
Comodo Yönetim Kurulu Başkanı Melih Abdulhayoğlu, 1968’de Antakya’da doğan ve ilk, orta, lise eğitimini de Antakya’da tamamlayan bir girişimci. İngiltere’de Bradford Üniversitesi Elektronik Mühendisliği’ni bitiren Abdulhayoğlu, 1988’de Comodo şirketini kurdu.

Silikon Vadisi’ne gitmedi
Endonezya’ya bağlı Comodo adasında yaşayan dev kertenkele türü olan Comodo ejderini şirketine isim olarak seçen Abdulhayoğlu, ‘Güvenilir internet ortamı’ sözünü slogan olarak kullanıyor. Şirketini New Jersey’de kuran Abdulhayoğlu, bunun sebebini ise teknoloji almak için Silikon Vadisi’ne gitme gereği duymadıkları ve New York’a yakın olmak şeklinde açıklıyor.

Çocukları iki isimli
Melih Abdulhayoğlu ve eşi Lesley Abdulhayoğlu’nun, üç çocukları var. Çocuklar hepsi ikişer isimli. Çocukların isimleri, Charles Memduh Abdulhayoğlu, Alexander Melih ve Seline Lesley. (Milliyet Ekonomi)

Harvard, Türk Comodo Korumasında

E-posta Yazdır

Dünyanın en ünlü üniversitesi Harvard, öğrencileri için hazırladığı bilgisayar yazılım programı kullanım klavuzunda öğrencilere Türk Comodo'nun Firewall ürününü önerdi. Cambridge, Massachusetts merkezli eğitim kurumu 1636 yılında kurulan ve Amerika'nın en eski yüksek eğitim kurumu olarak biliniyor.



Doylegroup.harvard.edu sitesinde yer alan bilgilerde, yazılım ve donanımla ilgili tavsiyelerde bulunulurken, üniversite kendi internet sitesi için de kullandığı Comodo firewall programını öğrenciler için de önerdi.

Amerika genelinde geçen yıl yaptığı bir anlaşma ile 400'ün üzerinde üniversitenin internet güvenliğini sağlayan Comodo, otuzun üzerinde ürünüyle SSL'den son kullanıcıya geniş müşteri potansiyeline sahip. Comodo'nun referansları arasında; IBM, Xerox, Harvard, Stenford ve Michigan Universitesi, Chase bank gibi pekçok kuruluş yer alıyor. Apple'ın en önemli bulut teknolojisi ürünlerinden iCloud Comodo tarafından korunurken, devlet tarafındaki referanslarında ise NASA bulunuyor. Türk girişimci Melih Abdulhayoğlu tarafından kurulan Comodo'nun merkezi, ABD'nin New Jersey eyaletinde bulunuyor. Aralarından Türkiye'nin de bulunduğu İngiltere, Japonya, Hindistan, Romanya ofisleri ile faaliyet gösteriyor.

Ajans Press İle 200 TV Kanalını Bir Tıkla İzleyin

E-posta Yazdır

Özellikle yurt dışında yaşayan Türklerin, Türkiye'deki televizyon programlarını seyredememesi Ajans Press'in yeni hizmeti ile artık tarihe karışıyor. 200'ün üzerinde kanalın görüntülerini 1 ile 3 ay geriye giderek seyretme imkanı veren sistemi hizmete sundu. Televizyonlardan istediğini TV görüntülerini de kayıt aralığını kendiniz belirleyip  bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz.


 

Geçtiğimiz yıl teknolojik yatırımlarıyla, depolama kapasitesini PetaByte (PB) oranlarında katlayan Ajans Press, yeni ürünü OfflineTV’yi siz değerli müşterilerinin hizmetine sundu.
 
Medya Takip Sektörüne kattığımız yeniliklere bir yenisini daha ekleyerek, ‘OfflineTV’yi hayata geçirerek siz değerli müşterilerimizin kullanımına açtık. Televizyon izleme ve montajlama platformu olan bu yeni ürün 200’ün üzerinde ulusal ve yerel TV kanalını 7/24 ulaşılabilir durumda karşınıza getiriyor. Üstelik izlemek istediğiniz TV kanalını, canlı yayının 30 dk gerisinden takip edebiliyorsunuz. http://offlinetv.ajanspress.com.tr adresinden giriş yapılarak kanal, gün ve saati belirleyip, TV yayınlarına erişerek izleme yapabileceğiniz gibi, dilediğiniz kayıt aralığını da bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz.
 
Çözünürlük kalitesi yüksek görüntülerin depolama maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle, dünya genelinde medya takibi yapan şirketler, TV görüntülerini 1 ile 3 ay süreyle tutabilirken, Ajans Press siz değerli müşterileri için 7/24 kaydedilen görüntüleri süresiz arşivlemeyi hedefliyor. Kısa bir süreliğine tüm müşterilerimize örnek olarak açılan bu hizmet, önümüzdeki günlerde talep edecek kullanıcılara ücretli bir servis olarak sunulacaktır. Servis ücretlendirmesi hakkında detaylı bilgi için müşteri temsilcilerimiz ile iletişime geçebilirsiniz.
 

Microsoft Yenilikçi Potansiyeli Gördü

E-posta Yazdır

Microsoft Başkan yardımcısı Kevin Turner, oyun konsolu Xbox 360 ve cep telefonu işletim sistemi Windows Phone’un bu sonbaharda Türkiye pazarına sunulacağını açıkladı. Turner, “Bütün yeni ürünler artık eşzamanlı olarak Türkiye pazarına sunulacak” dedi.



MICROSOFT Başkan Yardımcısı Kevin Turner, Türkiye’nin kendileri için önemli bir ülke olduğunu belirterek, oyun konsolu Xbox 360, cep telefonu işletim sistemi Windows Phone’un sonbaharda Türkiye’ye geleceğini açıkladı. Turner, “Bütün yeni ürünler eşzamanlı Türkiye pazarına sunulacak. Türkçe oyun desteği ve müşteri hizmetleri de olacak” dedi.

Büyük potansiyel var

Avrupa’da dört ülkeyi ziyaret ettiği tura Türkiye’den başlayan Turner, “Bu yıldan itibaren Türkiye Microsoft’un yeni ürün ve hizmetlerinin lansmanında öncelikli konuma gelecek. Yenilikçi teknolojileri kullanmaya ve geliştirmeye açık olan Türkiye’de çok büyük bir potansiyel var” diye konuştu.

Rekabet gücünü artıracak

Turner, 2012’de içinde bulut bilişim konusunda Office 365, Windows 8, Windows Azure gibi ürünlerle Türk firmaların rekabet gücünü artıracaklarını dile getirerek, “Office 365 haziran ayında Türkiye’ye gelecek. Bu ürün ve servislerimiz CIO’ların hayatını kolaylaştıracak. Yeni çağda CIO’lar, kurumların inovasyon liderlerine dönüşüyor” değerlendirmesini yaptı.

Bulutta 241 milyar dolar

Bulut bilişimin teknoloji dünyasının yeni devrimi olduğunu kaydeden Turner, şöyle konuştu: “2011’de bu alandaki 40 milyar dolar potansiyelin 2020’de 241 milyar dolara çıkması bekleniyor. İnsanların istedikleri bilgiye, istedikleri yerde ve zamanda erişmesini sağlayacak bulut bilişimde ciddi potansiyel var. Oyunun kurallarını değiştirecek. Dünyada data yoğunluğu artıyor büyük datayı yönetmek zor. Bulut bilişim bu alanda önemli bir fonksiyon sunuyor.”

Windows 8’le her cihazda kullanıcı ‘eşit’lenecek

YENİ işletim sistemi Windows 8’le ilgili bilgi veren Kevin Turner, “Windows 8 ile hiçbir alanda taviz vermeyen bir kullanıcı deneyimi yaşatıyoruz. Yeni işletim sistemi ile son kullanıcılara beğendikleri fonksiyonu sağlayacak. Kurumlarda bilgi teknolojileri departmanlarının istediği gelişmiş özellikleri de yine aynı ara yüzde sunuyoruz. Windows 8 ile her cihazdaki kullanıcı deneyimi aynı hale gelecek” diye konuştu.

TL’nin yeni simgesi Microsoft’a girecek

MICROSOFT Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen, Türkiye’nin Microsoft için öncelikli pazarlar arasında bulunduğunu dile getirerek, ülkeye yatırım yapıldığını dünyadaki dört Ar-Ge merkezinden birinin Türkiye’de bulunmasının bu önemi gösterdiğini vurguladı. Özmen, bir soru üzerine de TL’nin simgesinin Microsoft kodlarına girmesi için girişim başlattıklarını bunun en kısa sürede geçrekleşeceğini kaydetti. Hanife BAŞ, Hürriyet

Sayfa 5 / 21