Hollanda

Hollandalı Türkler 85 Bin Kişiye İstihdam Sağlıyor

E-posta Yazdır

Avrupa Birliği'nin sekizinci büyük ülkesi olan Hollanda'da yaşayan Türkler ve ülkedeki Türk girişimciliği üzerine TAVAK Vakfı tarafından hazırlanan araştırmaya göre Hollandalı Türk girişimciler bu ülkede 85 bin kişiye istihdam sağlıyor. "Hollanda ve AB Ülkelerindeki Türk Nüfus, Hane Verileri ve Girişimcilerin Ekonomik Gücü" başlıklı araştırma TAVAK Vakfı Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen tarafından kamuoyuna tanıtıldı.


 

Araştırmaya göre,Hollanda da yaşayan 470 bin Türk kökenlinin ülke gayrisafi milli hasılasına olan katkıları 9,5 milyar euro seviyesinde bulunuyor. Hollandalı Türklerin AB GSYIH'sına katkıları AB üyesi Malta'nın GSYIH'nin nerdeyse 2 katına ulaşıyor. Aynı araştırmaya göre, ülkede yaşayan Türkler arasında ortalama hane 3,6 kişiden oluşurken, haneye giren ortalama net gelir 2 bin 250 euro seviyesinde bulunuyor Almanya'daki Türk hanelerinde ortalama çalışan kişi sayısı 1,3 tutarken, bu veri Hollanda'da 1,6'ya çıkıyor.

17.000 İşveren 23.000 Konut
2.300 Konut 17.000 işvereni ile  gelirlerinin yüzde 17 sini tasarrufa ayıran Hollandalı Türklerin, bu ülkede 23 bin konutu bulunuyor. Araştırmaya göre, Hollanda'da faaliyet gösteren Türk girişimcilerin toplam sayısı 2012 yılında 17.000 sınırına ulaşmış.

Hollanda da çalışan Türk nüfus içerisinde girişimcilerin payı yüzde 9 seveyesinde bulunuyor. 17.000 işveren 85.000 kişilik istihdam sağlıyor. Hollanda da faaliyet gösteren Türkler, aynı zamanda 85 bin kişiye istihdam olanağı da sağlıyor. Yıllık ciroları toplamı 6 milyar’ya ulaşan Türk girişimciler arasında kadın girişimcilerin oranı sie yüzde 22 civarında bulunuyor. Hollanda'daki Türk işletmelerinin ortalama yatırım miktarları 120 bin €  seviyesinde iken, ülkedeki Türk işletmelerinin sektörel dağılımları izlendiğinde, işletmelerin etnik işlerden çıktıkları gözlemleniyor. Ülkedeki Türk işletmelerinin yüzde 41’i perakende ticaret alanında yoğunlaşırken, bunu yüzde 31 ile gastronomi, yüzde 22 ile hizmetler alanı, yüzde 6 ile el sanatları, yüzde 5 ile toptan ticaret ve yüzde 3,2 ile imalat ve inşaat sanayi izliyor.

Yatırımlar 2 Milyar Euro Sınırını Aştı
Hollandalı Türk girişimcilerin tüm yatırımları 2011 yılında 2 Mrd € sınırını aşmış bulunmaktadır.Hollanda’nın AB’nin ekonomik krizden etkilenmemesi yeni yatırımlara da cesaret vermektedir.
 

Yurtdışı Türkler Dert Anlatıyor, Çözüm Arıyor

E-posta Yazdır

 

Yaşadıkları ülkelerdeki vatandaşlarımızı temsilen yaklaşık 600 kişinin katıldığı “Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlar Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması” devam ediyorİlk günün ikinci bölümünde Devlet bakanı Bekir Bozdağ ve T.C. Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kemal Yurtanç, katılımcıların yaşadıkları ülkelerdeki sorunlarını dinlediler, önerilerine kulak; sorularına cevap verdiler.

 

 

Avrupa ülkelerinden Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Fransa, İtalya, İngiltere, Avusturya, Danimarka, İngiltere başta olmak üzere, Avusturalya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar hemen hemen dünyanın her ülkesinden Türk STK temsilcileri söz birliği etmişcesine böyle bir girişim vesilesi ile Ankara’da olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
 
Ankara J.W Marriot Otel’de 7-8 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen Tarihi buluşma için Hollanda’dan gelen, Hollanda Türk toplumunun tanınmış simaları görüş ve düşüncelerini SON HABER için şöyle dile getirdi:
Turgut Torunoğulları ( İşadamı HOTİAD Başkanı): Gurur verici bir tablo.. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Bakanları milletvekilleri ile T.C Dış Türklerin yanında. TOBB Başkanı sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun verdiği rakamlara dikkat ettiniz mi. 1980 yılında Türkiye’nin bir yılda yaptığı ihracat artık bir haftada yapılıyor. Öte yandan Dış Türklerin ticaret hacmi 1980’li yıllarda Türkiye’nin bir yılda yaptığı dış ticarete eşit. Türkiye Cumhuriyeti bu bilgi ve ekonomik gücün farkında. Başta Kemal Yurtanç olmak üzere bu organizede emeği geçenleri canı yürekten kutluyorum.”
 
Mustafa Ayrancı ( Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği Başkanı ): 50 yıl sonra bir ilk. Böyle bir toplantının buluşmanın yapılması güzel. Bizim üzerimize yapılan pazarlıkların Ankara’da böyle bir toplantıda dile getirilmesi bence çok önemliydi. Hollanda’da bir deyim var; ‘Bizimle ilgili konuşuluyor bizimle konuşulmuyor.’ Burada bu konuşuldu, hakkımızda konuşulurken biz de varız. Avrupa’da mücadelelerle kazanılan hakların bir çırpıda elimizden alınması söz konusuydu. Burada bunu dile getirme imkanı buldum. Bakanlıklar arasında bir iletişim eksikliğini gördüm ve ‘bundan sonra her altı ayda bir, ülkeler bazında, bir araya gelip konuşulması’nı teklif ettim. Kabul ettiler. Devlet ben halk için varım demediği sürece, çeşitli bürokratik engeller ve anlayış değişmiyor. Değişmesi ise bize bağlı. Bunu burada dile getirmiş olmamız bile bir aşamadır. Korkular yeniliyor. Ben düşüncelerimi burada korkusuzca dile getirdiğim için ümit varım.
 
Veyis Güngör ( Avrupa Türk Demokratlar Birliği Hollanda Başkanı ): Ankara diyet ödüyor. 50 yıldır ihmal edilen, unutulan yurt dışındaki Türkler Ankara tarafından nihayet hatırlandı. Bu organizasyona katılan herkes mutlu ve memnun. Katılımcıları dinlediğimizde, dile getirilen konular göz önüne alındığında 50 yıldır kat edilen mesafe ve Yurt dışındaki Türklerin gerek siyasi gerekse ekonomik gücünü görüyoruz. Bu hükümet, Ankara bunun farkında ve bu tarihi buluşma ile yurt dışındaki güce ivme kazandırmak için var gücü ile çalıyor. Bu büyük buluşmadan sonra artık STK’lar olarak yeni bir vizyon ortaya koymanın şart olduğunu görmüş olduk. Yeni vizyonda Avrupa ülkeleri STK’ları ile Türkiye’deki STK’ların bir çok alanda ortak çalışmaları kaçınılmazdır. AB Bakanı Egemen Başığında konuşmasında ifade ettiği gibi bilgi birliği tecrübe birliği ile hem Türkiye’nin değişimine hem de Avrupa’nın gidişatına olumlu ölçüde katkıda bulunacaklardır
 
Zeki Baran ( Demokratik Sosyal Dernekler Federasyonu Başkanı): İyi bir başlangıç. Türkiye’nin bir şekilde kendi vatandaşlarına sahip çıktığını gösteriyor. Önemli olan Türkiye’nin de desteğini alarak bulunduğumuz ülkelerin gerçek vatandaşıymışız gibi hareket etmek. Yaşadığımız ülkeler bizim ülkemiz. Oradaki eğitim, işsizlik, ayrımcılık sorunları bizi direk ilgilendirmektedir. Bu manada Türkiye’den beklentimiz de bize gereken şekilde sahip çıkarak masada geri vermemesi.. Ortaklık anlaşmasından doğan haklarımız hiçbir şekilde müzakere konusu edilmemeli.
Sabri Kenan Bağcı ( İOT Başkanlar Kurulu Başkanı ve Hollanda Yaşlılar Federasyonu Başkanı): 
Bu buluşmadan gerekten tarihi bir buluşmadır. Bu buluşmadan İki mesaj verilmiştir. Türk devlet Politikasında, özellikle dış politikasında gözle görülür çok büyük değişim var. Daha da önemlisi devletin yurtdışı yol haritası yapılırken oralardaki STK’ların gücüne ve fikirlerine inanmışlığın, ihtiyacın da göstergesidir. 
 
Salih Dadak (Hollanda Türk Müzesi Vakfı Başkanı ): Derlenip toparlanma hedef göstermek için atılmış, dünya ile bütünleşmenin ilk adımı diyebilirim. İçinde yaşadığımız ülke ile bütünleşmenin yanı sıra diğer ülkelerdeki Türklerle de iletişim içinde olabileceğimiz ve bu işleri koordine edecek bir başkanlığın yaptığı hayırlı bir girişim. 50 yıl sonra alabildiğimiz seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere, kaale alınan dış Türklerin taçlandırılmasıdır. 
 
Erdoğan Yüce ( Hollanda İşadamı ): Avrupa genelindeki sıkıntıları en yüksek mercilere iletimi için bir ilk. Yurt dışındaki Türklerin bir araya gelmesi bir çatı altında toplanması açısından verimlidir ve Yurt dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’nı bu insiyatifinden ötürü tebrik ve takdir ediyorum. 
 
Ali İhsan Ünal ( Hollanda Mozaik ve Nasrettin Hoca Vakfı Başkanı): Yurt dışındaki Türklerle Türk devletinin ilk kez birebir buluşmasıdır. Yurt dışında yaşayan Türkler adına memnuniyet vericidir. 50 yıl sonra yakılan bir kıvılcımdır. Bu kıvılcım arkamıza böyle bir rüzgar almışken bunu devam ettirmek ve sürdürmek gerekir. Top artık bizlerdedir. Başta bulunduğumuz ülkelerde sonrada diğer ülkelerdeki STK’lar ile iletişim halinde olarak yapılması gerekenlerin daha hızlı yapılacağına, sorunların daha hızlı çözüleceğine inanıyorum.
 
Kaynak: © SONHABER.NL

Amsterdam’ın İlk Müslüman Mezarlığı Açıldı

E-posta Yazdır

 

Türkiye’den Hollanda’ya göçün neredeyse yarım asırlık zaman dilimi geride kalırken, gelen göçmenlerin zaman içerisinde kalıcı hale geldikleri de ortaya çıkmaya başlıyorBaşkent Amsterdam’ın De Nieuwe Ooster mezarlığı içinde, içerisinde gasilhanesi de bulunan ve proje mimarlığını Furkan Köse’nin üstlendiği, sadece Müslümanlara özel bir bölüm, törenle hizmete girdi.

Mezarlığın açılışında düzenlenen törene İşçi Partisi (PvdA) milletvekili Ahmed Marcouch ile Amsterdam Belediye Başkan Yardımcısı Andree van Es de katıldı.
 
Törende bir konuşma yapan Başkan Yardımcısı Van Es Amsterdam’da çok sayıda Müslüman yaşadığını belirterek, “Burada doğup büyüyen insanların öldüklerinde burada defnedilmeyi talep etme hakları var. İşte De Nieuwe Ooster mezarlığı artık bu ihtiyaca da cevap verecek” dedi.
 
© SONHABER.NL

Türkiye ile Hollanda Arasındaki Resmi İlişkilerin 400. Yılı

E-posta Yazdır

Türkiye ile Hollanda arasındaki resmi ilişkilerin 400 yılı etkinlikleri kapsamında Lahey'de açılan sergide, 1612 yılından bu yana iki ülke arasındaki resmi yazışmaların orijinal metinleri görücüye çıktı. Türkiye ile Hollanda arasındaki resmi ilişkilerin 400. yıl dönümü çerçevesinde Hollanda Ulusal Arşivi'nde düzenlenen ''Prens ve Paşa'' adlı serginin açılışına katılan Büyükelçi Uğur Doğan, 2012 yılı boyunca iki ülkede çok sayıda etkinliğin planlandığını söyledi.


 


Sergide, 1612 yılından bu yana iki ülke arasındaki resmi yazışmaların orijinal metinleri yer alıyor. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun Hollanda'ya verdiği kapitülasyonlarla ilgili anlaşmanın orijinal metni sergiyi gezenlerin ilgisini çekti.

Serginin açılışına Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan ve Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral'ın yanı sıra Hollanda Ulusal Arşiv Müdürü Martin Berndse ile aralarında Kanada, İngiltere, Cezayir ve Vietnam'ın da yer aldığı 12 ülkenin büyükelçileri katıldı.

-''Bu belgelerin hepsi Hollanda ile aramızdaki işbirliğinin özel oluşuna işaret ediyor''-

Sergide yer alan eserlere bakıldığı zaman geçmişten bu yana Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerde hiçbir sorunun yaşanmadığının net bir şekilde görüldüğünü kaydeden Uğur Doğan, bu iyi ilişkileri geleceğe taşıma amacında olduklarını ifade etti.

''Bu belgelerin hepsi Hollanda ile aramızdaki işbirliğinin özel oluşuna işaret ediyor'' diyen Doğan, ''İlişkilerimizin iyiliği konusunda hiçbir tereddütümüz yok. Çünkü 400 yıllık birikim o gücü bize veriyor. Bütün mesele, bunun, gerek Hollandalılar tarafından gerekse özellikle burada yaşayan Türkler tarafından iyi anlaşılmasıdır. Bu vesile ile buradaki Türk vatandaşlarımızın bu sergiyi gezip görmelerini tavsiye ediyorum. Bu ziyaretlerin kimliğimizin anlaşılması açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Hollanda'yla imzaladığı ilk anlaşmanın orijinal metninin de sergide yer almasının önemli olduğuna değinen Doğan, diplomatik ilişkilerin başlangıcını gösteren bu belgenin değerli bir hazine niteliği taşıdığını söyledi.

Hollanda'nın küçük bir devlet olmasına rağmen Osmanlı döneminde ayrıcalık alan ülkeler arasında yer aldığına dikkati çeken Büyükelçi Doğan, ''Bu çok önemli. Osmanlı döneminde ilk ayrıcalıkları alanlar o devrin büyük devletleri olmuş. İngiltere Fransa ve Venedik gibi. Hollanda'nın bu ayrıcalığı almış olması çok önemli. Çünkü Hollanda küçük bir ülke ve hatta bazı ülkeler tarafından devlet olarak bile tanınmıyor'' ifadesini kullandı.

Serginin açılışına 12 ülke büyükelçisinin katılmasının Türkiye'ye verilen önemin bir göstergesi olduğunun altını çizen Doğan, Türkiye'nin geçmişi kadar bugünün de dünyada ilgi uyandırdığını anlattı.

''Her zaman söylediğimiz gibi gerek geçmişimizle, gerekse yarınımızla her zaman gurur duymalıyız'' diyen Doğan, bunun boş bir gurur olmadığını sergiyi gezen herkesin şahit olduğunu ifade etti. AA
 

Hollanda İşadamlarına Vizeyi Kaldırdı

E-posta Yazdır

Hollanda Danıştayı, Türk işadamlarının bu ülkeye vizesiz girebileceklerine ve ikamet izni almadan 3 ay kalabileceklerine karar verdi. Türk işadamı Cahit Yılmaz'ın 14 Şubat 2011 tarihinde Haarlem Mahkemesinde kazandığı davaya Hollanda Göç ve Mülteciler Bakanlığı'nın yaptığı itirazı değerlendiren Danıştay, Yılmaz'ın davasını bireysel nedenlerden dolayı bozdu.


 


Danıştay, kararında, Hollanda'nın Türk işadamlarına uyguladığı vizenin haksız olduğuna karar vererek, Türk işadamlarının ülkeye vizesiz girebileceklerini ve en fazla 3 ay ikamet izni almadan kalabileceklerini hükmetti.

Danıştay, Hollanda'nın uyguladığı vize kararının Türkiye ile AB arasında imzalanan 1963 tarihli Ankara Antlaşması'nın 9. Maddesiyle, 1973 tarihli katma protokolün 41. maddesine aykırı olduğuna karar verdi.

Uzun yıllardır bu yöndeki hukuki mücadeleyi yürüten ve Cahit Yılmaz'ın da avukatlığını yapan Ejder Köse ve Ali Durmuş, Danıştay'ın aldığı kararın tarihsel önemde olduğunu belirterek, "Bu karar tüm vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi.

Davanın iki boyutu olduğunu, birinci boyutunun bireysel, ikinci boyutunun ise genel olduğuna işaret Köse, Avrupa çapında ilk kez alınan bu kararın Hollanda özelinde emsal teşkil ettiğini söyledi.

-"Siyasi kararı bekleyin"-

Kararın yalnızca işadamlarına yönelik kısa süreli vizesiz hakkı barındırdığını ifade eden Köse, vatandaşlara herşeye rağmen vizesiz gelmemeleri uyarısında bulunarak, bu konuda siyasi kararın beklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

"Bu daha ilk kararımız ve bütün Türk vatandaşların vize muafiyetini elde edene kadar mücadele edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın" diyen Köse, şöyle konuştu:

"Bu karar gereği hukuken Türkiye'den Hollanda'ya gelen Türk işadamları pasaport, ticaret odası sicil kaydı, meslek odası kaydı, Hollanda'da iş görüşmesini teyit eden bir davet mektubu gibi belgelerle beraber vizesiz girişte ısrar edebilirler. Ancak yine de vatandaşlarımızı uyarmak istiyoruz. Kendilerine şimdilik vizesiz gelmelerini tavsiye etmiyoruz. Şimdiki kanun ve yönetmeliklerinin Hollanda hükümeti tarafından değiştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde sınırda sorun yaşayabilirler. Hollanda bir hukuk devletidir ve hukukun üstünlüğünü şartsız kabul edilmesi ilkesi çerçevesinde, ben Hollanda devletinin böyle bir karar alacağından şüphem yoktur."

Hollanda'da çok heyetli Haarlem Mahkemesi, vizesiz Hollanda'ya girmek isterken Schiphol havaalanından geri döndürülen Türk işadamı Cahit Yılmaz'ın üç sene önce açtığı davada, Türkiye ile AB arasında 1963'te imzalanan Ankara Antlaşması ve ona istinaden 1973 tarihli katma protokolün 41. maddesini kaynak göstermişti. Göç ve Mülteciler Bakanı, mahkemenin bu kararına karşı Danıştay'da itirazda bulunmuştu. Cihan

Sayfa 2 / 5