Kemal Derviş'ten Küresel Reform Çağrısı

Perşembe, 01 Ağustos 2013 00:57 Facebook'ta Paylaş
Brookings Institution Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, marjinal önlemlerin, ekonomilerin karşı karşıya bulunduğu yeni büyük sorunları çözmede yetersiz kaldığını, bu nedenle önemli reformlara ihtiyaç bulunduğunu bildirdi. Derviş, kalıcı işsizlik, vasıflı işgücü zorlukları ve emeklilik sistemlerinin mali politikaların merkezine oturduğunu belirterek, "Gelişmiş ülkeler acil bir "yaşlanma' problemiyle karşı karşıya. Yükselen ekonomilerin büyük bölümü de 20 ya da 30 yıl sonra yaşlanacak ve ters piramit şekline gelecek. Şu anda bu sürecin ortasındalar" dedi. Kemal Derviş Dünya Ekonomik Forumu blogunda bir makale kaleme aldı.

Küreselleşmeyle ülkelerin mukayeseli üstünlükte yaşadıkları kaymaların yeni işsizlik ve istihdam katmanları oluşturduğunu, fabrikalarda robotlaşmanın işsizliği artırdığını, ömür beklentisinin artması dolayısıyla sağlık harcamalarının yükseldiğini kaydeden Derviş, "Şimdiki sistem üzerinde marjinal değişikliklerin teknolojiye yeterli, toplumsal gerilimi ve gençlerin korkularını azaltma ya da artan mali yüklere yeterli cevabı verme olasılığı yok. İş, vasıflılık oluşturma, emeklilik ve çalışmada izinler konularının, kapsamlı bir reformun çekirdeğini oluşturacak bazı ilkelerle birlikte, radikal şekilde yeniden değerlendirilmeye tabi tutulması gerekiyor" dedi.

Hayata yeni başlayanlar için vasıf oluşturma ve gelişimin ömür boyu devam edecek bir süreç haline gelmesi, resmi okul eğitimiyle başlayan sürecin "iş içinde eğitimle" devam etmesi ve hayatın belli noktalarında "tam-zamanlı eğitim araları" verilmesi gerektiğini savunan Kemal Derviş makalesinde yeni sosyal ve ekonomik düzen konusunda şu önerilerde bulundu:

İşte Derviş'in önerileri

-Gelişmiş ülkeler acil bir "yaşlanma' problemiyle karşı karşıya, ancak yükselen ekonomilerin büyük bölümü de sonunda yaşlanmada gelişmiş ülkeler gibi olacak şekilde, yani ters piramit şeklinde 20 ya da 30 yıl içinde sonuçlanacak bir demografik geçişin tam ortasında. Elbette Çin için çok erken.

-Emeklilik mutlaka kademeli olmalı. İnsanlar 50'lerine ulaşıncaya kadar yılda 1800-2000 saat çalışabilir, bu giderek 60'lı yaşların ilk yıllarında 1300-1500 saate doğru azalır ve 70'lerine yaklaştıklarında 500-1000 arası saate doğru gider. Örneğin, bir hemşire, bir hostes ya da lise öğretmeni 50'li yaşlarının sonuna kadar haftada beş gün çalışabilir, 62 yaşına kadar dört güne iner ve belki 70'ine kadar iki gün çalışır.

-İşçi-işveren arasında bir tür esnek müzakere olmalı ancak buna kamunun destek ve teşviği eşlik etmeli. Örneğin değişken sosyal güvenlik primleri ve gelir vergileri oluşturulması gibi. Ücretli izinler 45 yaşına kadar yılda 3-4 hafta olabilir, 60'ların sonuna yaklaşan bir kişi için 7-8 haftaya tedrici olarak artabilir. Doğum ve babalık izni, ABD gibi düşük olduğu yerlerde artırılmalı.

-Kamu politikaları bireysel seçimler için daha rahat bir ortam konusunda cesaretlendiricili olmalı. Örneğin her 10 yılda bir, işçiler bir yıllık bir eğitime d'hil olabilmeli, bunun maliyetinin üçte biri işveren, üçte biri kamu, üçte biri ise kişisel tasarruflardan karşılanmalı, dağılımlar gelir gruplarına göre değiştirilebilir.

-Genel hedef, 70'lerine yaklaşana kadar çalışan ve vergi ödeyen, ancak bunun ileri yaşlara doğru esnek manada bireysel şartları yansıtacak şekilde daha az yoğun hale geldiği bir toplum olmalı. Tedrici ve esnek emeklilik birçok halde sadece işveren ve hükümetler lehine olmanın yanı sıra işçilerin kendilerinin de lehinedir. Çünkü sürekli meşgale genellikle bir kişisel tatmin ve duygusal yönden zenginleştirici bir sosyal iletişim kaynağıdır.

-Washington D.C. Brookings Institution'daki meslektaşlarım Carol Graham ve Milena Nikolova'nın Gallup Dünya Anketi'nden yararlanarak en mutlu grupların yarı-zamanlı gönüllü çalışan gruplar olduklarını ortaya koydular. Daha uzun bir iş hayatı karşılığında vatandaşlar, hayatları boyunca hem izin hem de vasıf formasyonlarında vakit artışı elde ediyorlar bu da verimlilik ve hayattan tatmin konusunda olumlu etki yapıyor.

-21'inci yüzyılın ilk yarısı için yeni toplumsal sözleşme; mali realizm, bireysel tercihler için geniş alan ve güçlü sosyal dayanışma ile kişisel şartlar ya da oynak ekonomilerden kaynaklanacak şoklara karşı korumanın bir araya geldiği bir sözleşme olmalıdır. Birçok ülke bu yönde adımlar atıyor. Çok ürkekler. Eğitim, çalışma, emeklilik ve boşvakit konusunun yeniden kapsamlı ve devrimci bir şekilde çerçevelenmesine ihtiyacımız var."