Hollanda

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

Türkiye ile Hollanda arasındaki resmi ilişkilerin 400 yılı etkinlikleri kapsamında Lahey'de açılan sergide, 1612 yılından bu yana iki ülke arasındaki resmi yazışmaların orijinal metinleri görücüye çıktı. Türkiye ile Hollanda arasındaki resmi ilişkilerin 400. yıl dönümü çerçevesinde Hollanda Ulusal Arşivi'nde düzenlenen ''Prens ve Paşa'' adlı serginin açılışına katılan Büyükelçi Uğur Doğan, 2012 yılı boyunca iki ülkede çok sayıda etkinliğin planlandığını söyledi.


 


Sergide, 1612 yılından bu yana iki ülke arasındaki resmi yazışmaların orijinal metinleri yer alıyor. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun Hollanda'ya verdiği kapitülasyonlarla ilgili anlaşmanın orijinal metni sergiyi gezenlerin ilgisini çekti.

Serginin açılışına Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan ve Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral'ın yanı sıra Hollanda Ulusal Arşiv Müdürü Martin Berndse ile aralarında Kanada, İngiltere, Cezayir ve Vietnam'ın da yer aldığı 12 ülkenin büyükelçileri katıldı.

-''Bu belgelerin hepsi Hollanda ile aramızdaki işbirliğinin özel oluşuna işaret ediyor''-

Sergide yer alan eserlere bakıldığı zaman geçmişten bu yana Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerde hiçbir sorunun yaşanmadığının net bir şekilde görüldüğünü kaydeden Uğur Doğan, bu iyi ilişkileri geleceğe taşıma amacında olduklarını ifade etti.

''Bu belgelerin hepsi Hollanda ile aramızdaki işbirliğinin özel oluşuna işaret ediyor'' diyen Doğan, ''İlişkilerimizin iyiliği konusunda hiçbir tereddütümüz yok. Çünkü 400 yıllık birikim o gücü bize veriyor. Bütün mesele, bunun, gerek Hollandalılar tarafından gerekse özellikle burada yaşayan Türkler tarafından iyi anlaşılmasıdır. Bu vesile ile buradaki Türk vatandaşlarımızın bu sergiyi gezip görmelerini tavsiye ediyorum. Bu ziyaretlerin kimliğimizin anlaşılması açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Hollanda'yla imzaladığı ilk anlaşmanın orijinal metninin de sergide yer almasının önemli olduğuna değinen Doğan, diplomatik ilişkilerin başlangıcını gösteren bu belgenin değerli bir hazine niteliği taşıdığını söyledi.

Hollanda'nın küçük bir devlet olmasına rağmen Osmanlı döneminde ayrıcalık alan ülkeler arasında yer aldığına dikkati çeken Büyükelçi Doğan, ''Bu çok önemli. Osmanlı döneminde ilk ayrıcalıkları alanlar o devrin büyük devletleri olmuş. İngiltere Fransa ve Venedik gibi. Hollanda'nın bu ayrıcalığı almış olması çok önemli. Çünkü Hollanda küçük bir ülke ve hatta bazı ülkeler tarafından devlet olarak bile tanınmıyor'' ifadesini kullandı.

Serginin açılışına 12 ülke büyükelçisinin katılmasının Türkiye'ye verilen önemin bir göstergesi olduğunun altını çizen Doğan, Türkiye'nin geçmişi kadar bugünün de dünyada ilgi uyandırdığını anlattı.

''Her zaman söylediğimiz gibi gerek geçmişimizle, gerekse yarınımızla her zaman gurur duymalıyız'' diyen Doğan, bunun boş bir gurur olmadığını sergiyi gezen herkesin şahit olduğunu ifade etti. AA
 

Star InactiveStar InactiveStar InactiveStar InactiveStar Inactive

Hollanda Danıştayı, Türk işadamlarının bu ülkeye vizesiz girebileceklerine ve ikamet izni almadan 3 ay kalabileceklerine karar verdi. Türk işadamı Cahit Yılmaz'ın 14 Şubat 2011 tarihinde Haarlem Mahkemesinde kazandığı davaya Hollanda Göç ve Mülteciler Bakanlığı'nın yaptığı itirazı değerlendiren Danıştay, Yılmaz'ın davasını bireysel nedenlerden dolayı bozdu.


 


Danıştay, kararında, Hollanda'nın Türk işadamlarına uyguladığı vizenin haksız olduğuna karar vererek, Türk işadamlarının ülkeye vizesiz girebileceklerini ve en fazla 3 ay ikamet izni almadan kalabileceklerini hükmetti.

Danıştay, Hollanda'nın uyguladığı vize kararının Türkiye ile AB arasında imzalanan 1963 tarihli Ankara Antlaşması'nın 9. Maddesiyle, 1973 tarihli katma protokolün 41. maddesine aykırı olduğuna karar verdi.

Uzun yıllardır bu yöndeki hukuki mücadeleyi yürüten ve Cahit Yılmaz'ın da avukatlığını yapan Ejder Köse ve Ali Durmuş, Danıştay'ın aldığı kararın tarihsel önemde olduğunu belirterek, "Bu karar tüm vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi.

Davanın iki boyutu olduğunu, birinci boyutunun bireysel, ikinci boyutunun ise genel olduğuna işaret Köse, Avrupa çapında ilk kez alınan bu kararın Hollanda özelinde emsal teşkil ettiğini söyledi.

-"Siyasi kararı bekleyin"-

Kararın yalnızca işadamlarına yönelik kısa süreli vizesiz hakkı barındırdığını ifade eden Köse, vatandaşlara herşeye rağmen vizesiz gelmemeleri uyarısında bulunarak, bu konuda siyasi kararın beklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

"Bu daha ilk kararımız ve bütün Türk vatandaşların vize muafiyetini elde edene kadar mücadele edeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın" diyen Köse, şöyle konuştu:

"Bu karar gereği hukuken Türkiye'den Hollanda'ya gelen Türk işadamları pasaport, ticaret odası sicil kaydı, meslek odası kaydı, Hollanda'da iş görüşmesini teyit eden bir davet mektubu gibi belgelerle beraber vizesiz girişte ısrar edebilirler. Ancak yine de vatandaşlarımızı uyarmak istiyoruz. Kendilerine şimdilik vizesiz gelmelerini tavsiye etmiyoruz. Şimdiki kanun ve yönetmeliklerinin Hollanda hükümeti tarafından değiştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde sınırda sorun yaşayabilirler. Hollanda bir hukuk devletidir ve hukukun üstünlüğünü şartsız kabul edilmesi ilkesi çerçevesinde, ben Hollanda devletinin böyle bir karar alacağından şüphem yoktur."

Hollanda'da çok heyetli Haarlem Mahkemesi, vizesiz Hollanda'ya girmek isterken Schiphol havaalanından geri döndürülen Türk işadamı Cahit Yılmaz'ın üç sene önce açtığı davada, Türkiye ile AB arasında 1963'te imzalanan Ankara Antlaşması ve ona istinaden 1973 tarihli katma protokolün 41. maddesini kaynak göstermişti. Göç ve Mülteciler Bakanı, mahkemenin bu kararına karşı Danıştay'da itirazda bulunmuştu. Cihan

Facebook

Youtube