- AMERİKA
- Hits: 1429
80 Kilo Altınla ABD’ye Kaçtılar
Turk Avenue - Küba devletiyle iş yapmayı yasaklayan ''Düşmanla Ticaret Yasası''nı ihlal ettiği gerekçesiyle tutuklanan işadamı Adem Arıcı'nın davası bugün White Plains, New York'ta görüldü. Tahliye talep eden Arıcı'nın isteğini hakim reddetti. Kefaletle serbest bırakılma talebini, yurt dışına kaçma ihtimali nedeniyle rededen mahkeme, davayı 29 Mayıs'a erteledi.
Yakınları, mahkemenin kefaletle serbest bırakılmaya razı olması için Arıcı'nın Türkiye'ye kaçsa bile ABD'ye iade edileceğinin Türk yetkililer tarafından garanti edilmesi gerektiğini belirtiyor. Arıcı ise ailesinin ve işinin ABD'de olduğunu, Amerikan vatandaşı olarak bir yere kaçmasının söz konusu olmadığını vurguluyor. Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Arıcı, Turk Avenue'ye gönderdiği mektupta suçsuzluğunu yineledi. Arıcı'nın yakınları davayı, ''Amerika'da inanması güç, tarihe geçecek derecede gülünç ve bir Türkün Küba draması'' olarak tanımladı.
21 Mart'ta avukatlarının mahkemeye sunduğu mektuba değinen Arıcı, Küba ile yapıldığı iddia edilen ve yarar sağlanan her bir işlemin açıklanmasını, bu işlemlerin ne için yapıldığının tarif edilmesini ve mavzubahis işlemlerin kaçınılması istenen yasaklara nasıl etkisi olduğunun açıklanmasını istedi. Mahkeme avukatın sıraladığı üç maddeye doyurucu bir cevap vermezken, tutuklu bulunduğu süre zarfında çok büyük maddi ve manevi kayba uğradığını söyleyen Arıcı, ''Her yıl izinsiz 10 binin üzerinde Amerika vatandaşı Küba'ya giderken, bir Türk ve müslüman tutuklanması gerçekten şaşırtıcı ve kasti olduğunu düşünüyorum,'' diye konuştu.
Arıcı'nın tutuklanmasına delil olarak mahkeye sunulan resmi de Turk Avenue buldu. Arıcı, kokonat suyu içerken çekilen fotoğraf mahkemeye ''Küba'da Amerikan doları harcadığına'' delil olarak gösterilmişti.
Küba'ya gidiş nedeninin iş amaçlı olmadığını altını çizen Arıcı, ''Ankaralı işadamları İspanyolca bildiğim için bütün masraflarımı karşılayarak Küba'ya gitmemi ve Türkiye'den toplanacak yardımlarla Küba'da kesilecek kurbanların kimlere dağıtılacağı konusunda incelemelerde bulunmam için beni görevlendirmişti. Küba'ya gidiş amacım yardım amaçlıydı,'' diye konuştu. Arıcı, Küba ziyaretinde birlikte olduğu 10 yıldır iş yaptığı arkadaşının Federal yetkililerce korkutularak aleyhinde ifade verilmeye zorlandığını kaydetti. Arıcı, kefaletle serbest bırakılması yönünde görüş bildiren hakimin de davadan çekildiğini, yerine başka bir hakim atandığını ve yeni hakimin de Federal yetkililer tarafından yanlış bilgilendirildiğini iddia etti. (Foto: Adem Arıcı'nın mahkemeye delil olarak sunulan Küba'da kokonat suyu içerken çekilen resmi)
Türkiye, ABD Başkanı Barack Obama'nın Ermeniler tarafından "soykırım" olarak anılan 1915 olaylarının 97'nci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada Obama'nın açıklamaları 'mesnetsiz bir yaklaşım' olarak değerlendirildi.
İşte o açıklama;
"ABD Başkanı Obama, 24 Nisan 2012 tarihinde yayınladığı mesajla, Türkler ile Ermeniler arasında ortak tarihlerinin acılı bölümüne ilişkin anlaşmazlıkta, bu sene de Ermeni görüşlerini yansıtan mesnetsiz bir yaklaşım ortaya koymuştur. Tarihi gerçekleri çarpıtan bu açıklamayı her bakımdan fevkalade sorunlu buluyor ve esefle karşılıyoruz.
İç siyaset kaygılarıyla yapılan ve tartışmalı tarihi olayları seçici bir adalet duygusuyla yorumlayan bu tür tek yanlı açıklamalar isabetsiz oldukları kadar, Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesini de zorlaştırmaktadır.
ABD gibi önemli bir müttefikimize düşen, Türk-Amerikan ilişkilerine de zarar veren bu tür bir yaklaşımla sorunu daha da derinleştirmek değil, çözüme yönelik yapıcı katkılar sunmak ve bu bağlamda ortak tarih araştırmasından kaçınan Ermeni tarafını daha gerçekçi ve uzlaşmacı olmaya cesaretlendirmektir.
I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan acıların ortak olduğu ve döneme ilişkin hatıraların Türk halkı bakımından, en az Ermeniler için olduğu kadar hassasiyet taşıdığı da bilinmelidir. Tarihin yazımına yapılmaya çalışılan tüm önyargılı müdahalelere rağmen adil hafızaya ulaşma çabalarımızı sürdüreceğiz."